FETVALAR

SORU:

Kadının iddet beklemesinin asıl sebebinin hamile olup olmadığının anlaşılması olduğunu biliyoruz. Günümüzde tıp ilmi bir kadının hamileliğini kan ve idrar tahlilleriyle 15 gün içinde tespit edebiliyor. Dolayısıyla iddetin de buna bağlı olarak 15 güne düşürülmesi gerekmez mi?

Tarih: 25 Kasım 2011

CEVAP:

Talakla ilgili ayetlerde (Talak, 65/1-2, Bakara, 2/228-229), birinci ve ikinci boşanmanın iddet süresinin üç kur’ yani üç temizlik dönemi olduğu hükme bağlanmıştır. Talak Suresindeki âyetler şöyledir:

Ey Nebî! Karılarınızı boşadığınızda iddetler içinde boşayın ve iddetlerini sayın. Rabbiniz Allah’tan çekinin de açık bir fuhuş yapmamışlarsa onları evlerinden çıkarmayın. Onlar da çıkmasınlar. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlarıdır. Kim Allah’ın sınırlarını aşarsa kötülüğü kendine yapar. Bilemezsin, belki Allah bunun ardından yeni bir durum ortaya çıkarır.

Sürelerinin sonuna geldiklerinde kadınları ya maruf ile tutun ya da maruf ile ayırın. İçinizden güvenilir iki kişiyi şahit tutun; şahitliği Allah için tam yapın. İşte bu size, sizden Allah’a ve Ahiret gününe inanan kimseye verilen öğüttür. Kim Allah’tan çekinerek kendini korursa Allah bir çıkış yolu açar.

Beklemediği yerden ona rızık verir. Kim Allah’a güvenirse O, ona yeter. İşini tam yapan Allah’tır. Allah her şey için bir ölçü koymuştur. ” (Talak 65/1–3)

Eşini boşamak isteyen erkeğin uyacağı bu ölçüler şöyle sıralanabilir:

1. Boşanma iddet içinde olmalı, yani kadın âdetli olmamalı, temizse o temizlik dönemi içinde eşiyle ilişkiye girmemiş olmalıdır.

Bu dönemde hem âdetin kadına verdiği sıkıntıdan hem de eşinin onunla ilişkiye girememesinden dolayı erkekte huzursuzluk olur ve karısını kolayca boşayabilir.

Âdetten temizlenmiş olan eşiyle ilişkiye giren erkek, arzusuna kavuşmuş olacağından eşini yine kolayca boşayabilir. Her iki durumda da boşamanın geçersiz sayılması fıtrat gereğidir.

2. İddeti erkek saymalıdır. Boşadığı kadının evde geçireceği günleri kocanın sayması, bu dönemde onunla yakından ilgilenmesi demektir.

3. Kadını evinden çıkarmamalıdır. Üç ay kadar sürecek bekleme dönemini, birlikte geçiren çiftler, bir şekilde anlaşabilirler. Eğer anlaşamazlarsa sıkıntı büyük demektir.

4. Kadın da evden çıkmamalıdır. Kadının evi terk etmesi halinde araya soğukluk girer ve eşleri birleştirme işi zorlaşır.

5. Erkek, süre içinde veya süre sonunda eşine iyilikle dönmeli veya iyilikle ayrılmalıdır. Zoraki evlilik olmaz; bu aileye zarar verir. İyilikle ayrılırlarsa daha sonra yeni bir nikâhla birleşebilirler.

6. Gerek boşarken gerek dönüş sırasında ve gerekse ayrılırken iki kişiyi şahit tutmalıdır.

Böylece durumdan haberdar olan Müslümanlar, Nisa 35. âyete göre erkeğin ve kadının ailesinden birer hakem görevlendirip eşleri barıştırma yollarını ararlar. Bütün bunlar, kişinin eşini bir kere boşaması içindir.

http://www.suleymaniyevakfi.org/kuran-arastirmalari/talak-erkegin-bosama-hakki.html

Görüldüğü gibi iddet, hamileliğin tespiti için değil, tarafların birlikte yaşayıp yaşayamayacağının iyice tespiti içindir. Yoksa bir kadının hamile olup olmadığı, bir âdet ve bir temizlikle anlaşılabilir. Bu yüzden iddeti, hamile olma ihtimali olmayan kadınlar da beklerler. İlgili ayet şöyledir:

“ Karılarınızdan âdetten kesilmiş olanlar hakkında şüpheye düşerseniz iddetleri üç aydır; âdet görmeyenler de öyledir. Hamile olanların bekleme süreleri yapacakları doğumla biter. Kim Allah’tan çekinerek kendini korursa Allah onun işini kolaylaştırır. ” (Talak 65/4)

Durum böyle olduğu için iddetin, bu ayette yazılı sürelerin altına inmesi mümkün değildir.


Etiketler: