FETVALAR

SORU:

Network marketing ile ilgili bu sitede yayınlanan bir soruyu üzülerek okudum. Soru yönlendirici idi çünkü. Soruyu şöyle soralım: İşe yarayan, insanların satın almak istedikleri, içeriği helal besinlerden oluşan bir ürünün ağ pazarlama ile satılması caiz midir? Firmaların ürünlerini marketlerle değil de bireylerle insanlara tanıtmasının ne sakıncası vardır? Ürünleri ihtiyacını karşılamak için kullanan ve memnuniyetini diğer yakınlarıyla v.s. paylaşarak onlara da tanıtan ve yaptığı bu tanıtımdan dolayı satıştan kazanç sağlayan insan İslam’ın hangi kaidesini çiğnemiş olur? Ticaret de zaten bir malın üzerine komisyon koyarak satmak değil midir?

Tarih: 22 Aralık 2009

CEVAP:

Bir ürünün zincirleme ağ sistemi ile pazarlanmasında bir sakınca yoktur. Network marketing denen sistem böyle değildir. Bu sistem, ticaret görüntüsü altında insanları birbirine sömürterek para kazanmaktır.

Network marketingin alışverişe benzeyen tarafları vardır. Onu farklılaştıran, sisteme girenlerin bir mal alıp satmak için değil, bu görüntü altında sisteme sokabileceği yeni kişilerden elde edeceği komisyonlardır. O komisyonlar, sattığı mallardan elde ettiği kâr değildir. Bir hüküm verilirken benzerliklere değil; farklılıklara bakmak gerekir. İki şeyi ayıran, aradaki farklardır. Bir erkekle bir kadının ne kadar çok ortak noktası vardır: Eller, ayaklar, gözler, kulaklar… Ama aradaki birkaç fark birine erkek, diğerine kadın dememizi gerektirmektedir. Bu sistem de alışveriş görüntüsü altında insanları aldatmak, sömürmek ve bu yollarla haksız kazanç elde etmek için kurulmuştur. Bu da dinimize göre haramdır.

http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/network-marketing-caiz-midir.html

Bu konuda Prof. Dr. Hayrettin Karaman’ın yazdığı bir yazıyı da aşağıdaki linkten okumanızı tavsiye ederiz:

http://www.yenisafak.com/yazarlar/hayrettinkaraman/network-marketing-19852

EK BİLGİ

Network Marketing hakkında Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu’nun mütalaası şöyledir:

“Network marketing” (internet üzerinden satış) diye adlandırılan sistem belli bir malın satın alınarak ilgili pazarlama şirketine “üye” olunması, her üyenin zincirleme yeni üyeler bulması, bu yolla bir üye/müşteri ağının oluşturulması ve her üyenin, bu ağı oluşturan müşterilerden kendi altında bulunanların ödediği üyelik aidatının (satın aldığı mal karşılığı şirkete ödemiş olduğu paranın) belli bir kısmına sahip olması esasına dayalı olarak işlemektedir.

İlk bakışta sistem, mal pazarlaması esasına dayalı yani temelde bir alım satım işlemine benzer görünmekte ise de sistemin detaylarına inildiğinde haksız kazanca kapı aralayabilecek bir yapının varlığı fark edilmektedir. Şöyle ki;

İlgili şirketin bir ürününü satın alan kişi ilke olarak bu ürünü ihtiyacı olduğu için değil, adı geçen şirkete üye-müşteri olmak ve sonra da bulacağı yeni üye-müşterilerin yapacağı ödemelerden belli bir pay elde etmek için satın almaktadır. Bu kişinin söz konusu payı elde edebilmek için başka üye-müşteriler bulması, bu payın daha da büyümesi için, yeni üye-müşterilerin de başka üye-müşteriler bulması ve bu zincirin sürüp gitmesi gerekmektedir. Görüldüğü üzere sistem görünüşte mal pazarlama gibi ise de aslında yeni üye-müşterilerin yatıracakları sıcak para havuzundan pay alma esasına dayalı bulunmaktadır. Bu durumda yapılan işlem sadece şeklen alışveriş olmakta ve satın alman mal bir ihtiyacı kaşılamaktan çok yatırılan sıcak paranın paravanı işlevini görmektedir. Bütün olarak düşünüldüğünde yeni üye-müşteriler bulmak, para kazanma hevesindeki başka insanları bir şekilde ikna etmek ve onlara -aslında hiç de ihtiyaç duymadıkları- malları satmak anlamına gelmektedir.

Diğer taraftan sistem, insanları heyecanlandıran vaatlere dayalı olarak çalıştığı için satış veya üye kaydetmede ortaya çıkan ani tırmanış ve düşüşler kaygan bir zemin oluşturmaktatır. Bu durum iş hayatında var olan normal risk unsurunpdan farklı bir nitelik arz etmekte, spekülasyonlara açık bulunmaktadır. Ayrıca önceki üye-müşterinin bulduğu üyeden alman paradan pay alışı, komisyon gibi değerlendirilebilir görünmekte ise de, sisteme daha sonra giren alt üye-müşterilerin ödediği paralardan da pay alması, onun aldığını komisyon olmaktan çıkarmaktadır.

Sadece yeni üyeler kaydetme esasına dayalı bu sistem, kaydedilecek yeni üyelerin istismarına kapı aralayabilecek niteliktedir. Yalnızca sisteme ilk katılan çok küçük bir azınlık kazanabilmekte, sonradan katılanların kazançları ise temel özelliği itibari ile “yüksek risk”e maruz kalmaktadır.

Sistemin aksamadan nihâi olarak çalışması söz konusu olmayacağına göre uzun vadede müşteri bulma işleminin tıkandığı noktada üye olmuş olan geniş bir kitlenin paraları ilgili şirket ve onun üst düzey müşterileri açısından haksız kazanca dönüşebileceketir.

Yukardaki mülahazalarla “Network Marketing” diye adlandırılan sistem üzerinden işlem yapılmasının haksız kazançtan sakınmak, kazancın meşru mal, hizmet, üretim ve emeğe dayanması, zarar vermeme ve zarar görmeme gibi genel ilkelere uygun düşmediğinden caiz olmayacağı mütalaa edilmiştir.

KAYNAK: 29.12.2009 tarih, B.02.1.DIB.0.10.105-1300 sayı ve Dini Soru konulu resmi belge.


Etiketler: