FETVALAR

SORU:

Ben mahreçleri çok iyi yapamadığım için Kur'an'ı güzel okuyamıyorum. Kelime mealli Kur'an'ı okurken aynı anda MP 3'ten sesli Kur'an dinleyerek takip ediyorum. Ama tek başına Arapça düzgün okuyamadığım için de Kur'an okuma ibadetinden mahrum kaldığımı düşünerek huzursuz oluyorum. Diğer taraftan yalnızca Arapça Kur'an dinlemek beni ruhsal olarak rahatlatsa bile anlayamamak beni rahatsız ediyor. Mutlaka mealini de takip etmek anlamak istiyorum. Hayatım boyunca hiç Arapça hatim edememek ne kadar doğru bilemiyorum. Ne yapmalıyım?

Tarih: 19 Ağustos 2009

CEVAP:

Kur’an’ı okumak da dinlemek de ibadettir. Fakat ikisi de okunan Kur’an’ın anlaşılmasına bağlıdır. Anlaşılmadan salt okumanın veya dinlemenin kişiye yararlı olacağını gösteren hiçbir delil bulunmamaktadır. Zira Allah Teâlâ birçok ayette Kur’an’ın anlaşılması ve yaşanması için nâzil olduğunu haber vermiştir. Kur’an’ı okumakta veya dinlemekte amaç bu olmalıdır. Durum böyle olunca bizzat okumanın anlamaya daha yakın olduğu bir gerçektir.

Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:

“Bunlar Kur’an üzerinde akıl yormazlar mı? Yoksa kalp­leri üzerinde kilitler mi vardır?” (Muhammed, 47/24)

“And olsun ki, biz Kur’an’ı, üzerinde dü­şünülsün diye kolaylaştırdık; ama hani dü­şü­nen?” (Kamer, 54/17, 22, 32 ve 40)

Müslümanlar Kur’an üze­rinde düşün­meyi asır­larca unuttular. Kur’an üzerinde akıl yorma gereği unutulunca o, ulaşıla­maz, erişile­mez bir kutsal sayıldı ve onu anla­yamayacağımız şeklinde bir ka­naat oluştu. Sonra eskile­rin her şeyi hallettiği savu­nuldu ve yeniliklere kapılar kapandı. Nihayet Kur’an, se­vap kazanmak için oku­nan bir kitap haline dönüştü.

Allah Teâlâ şöyle buyurur:

“Bu Kur’an, gerçekten en doğruya ve en sağlama ulaştırır.” (İsrâ, 17/9)

Kur’an, gerçekten en doğru ve en sağlam olana ulaştırır. Fakat o, anlamak için değil de sadece sevap olsun diye oku­nursa onunla bir yere ulaşılamaz. Böyle bir şey, tıpkı kaliteli bir balın, sırf görüntüsü ve ko­kusu ile yetin­meye benzer. Yenmeyen balın vücuda ne faydası olur! Müslümanlar asırlardır böyle yapmışlar ve Kur’an ile yeterince bes­lenememişlerdir. Geleneksel kültür kalıpları ile hurafeler iç içe girmiş, halkı hurafeler sar­mıştır.

Kur’an okumada asıl maksat onu okumuş olmak değil; onu anlamak, düşünmek ve ona göre davranmaktır.

Abdullah İbn Mes’ûd şöyle demiştir: “Kur’an, ona uyulsun diye indirildi; ama insanlar tuttu, onu okumayı ibadet saydılar.”

Abdullah İbn Ömer de şöyle demiştir: Biz Kur’an’dan evvel imanı elde etmeye çalıştığımız uzun bir dönem yaşadık. Kur’an sûre sûre nazil oluyordu. Bu sûrelerin helal ve haramını, emir ve yasaklarını öğrenirdik. Şimdi ise imandan evvel Kur’an’a yapışan, Fatiha sûresinden başlayarak sonuna kadar okuyan; fakat Kur’an’ın emri nedir, yasağı nedir ve neyin yanında durmak gerekir; katiyyen bilmeyen, okuduğu Kur’an ayetlerini çürük hurmalar gibi sağa-sola serpen nice kişiler görüyorum.”

Konu ile ilgili olarak sitemizde bulunan KUR’AN’I NASIL OKUMALIYIZ? başlıklı yazıyı okumanızı da tavsiye ederiz. Yazının linki aşağıdadır:

http://www.suleymaniyevakfi.org/arastirmalar/kurani-nasil-okumaliyiz.html


Etiketler: