Bizden önceki ümmetlerde de hırsızların elleri kesiliyor muydu?
Süleymaniye Vakfı > Cezalar > Yazılı Fetvalar Tarih: 04 Ocak 2013  
Soru: Mâide suresi 38. ayette hırsızlık için belirlenen el kesme cezasının Kur’an’dan önce indirilmiş ilahi kitaplarda bulunmadığı söyleniyor. Bu ayette hırsızlık için öngörülen ceza eğer geçmiş ümmetlerde olandan farklı ise bu takdirde Kur’an önceki kitapları “misli” ile değil “hayırlısı” ile nesh etmiştir diyebiliriz. Ancak önceki ümmetlerde buna dair bir ceza bulunmuyorsa bunu söylememiz bir çelişki oluşturmaz mı?
Cevap: 

Sorunuzu bir kısa, bir de uzun olmak üzere iki şekilde cevaplandırmaya çalışacağız:

KISA CEVAP: Mâide suresinin 38. ayetinin geçmiş kitaplardaki bir hükmün nesh edilmiş hali olduğunu düşünelim. Nesihte sonraki hükmün öncekinden daha hayırlı veya aynısı bir hüküm olması gerekir. Daha önceki ümmetlerde hırsızlık suçunun cezası ya el kesme idi veya bundan daha ağır bir ceza idi. Yusuf suresinin ilgili ayetlerinden (Yusuf, 12/74-75) öğrendiğimize göre Yakup aleyhisselamın şeriatında hırsızlık suçunun cezası kişinin hürriyetinin kısıtlanmasıydı. Hırsıza verilecek “hürriyetten yoksun edilme” cezasının “bilekten aşağı elinin kesilmesi” cezasından daha ağır bir ceza olduğu malumdur. Şu halde Mâide suresi 38. ayette nesh prensibiyle çelişen herhangi bir durum yoktur.

HAZIRLAYAN: Adem YILDIRIM

 

UZUN CEVAP: Kur’an’da “nitelikli hırsızlık” suçu karşılığında öngörülen “el kesme” cezası (Mâide, 5/38), bu gün elimizde bulunan Tevrat ve İncil nüshalarında bulunmamakla birlikte, İslam öncesi cahiliye dönemi uygulamalarında yer alması, söz konusu cezanın ilk olarak Kur’an tarafından öngörülmediği şeklinde bir değerlendirmeye imkân vermektedir. Bununla birlikte, Kur’an’ın Cahiliye döneminde yer alan mevcut cezayı bazı ilave ve şartlarla devralıp devam ettirdiği şeklinde kaynaklarda yer alan ifadeler[1] ise tahlile muhtaçtır. Tarihsel bir bakış açısıyla, İslam’ın kendisinden önce var olan “el kesme” cezasını devralıp devam ettirdiği şeklindeki bir yaklaşımın, Kur’an’ın suç-ceza konusundaki ilkelerini yok sayan, önceki şeriatlarla bağlantısını göz ardı eden, yüzeysel bir değerlendirme olacağı ortadadır.

El kesme cezasının İslam öncesi dönemdeki varlığını iki ihtimal üzerinden konuşmak mümkündür: İlki, ilahî bir kaynaktan bağımsız olarak, insan doğasında (fıtrat) var olan suça göre ceza belirleme içgüdüsünün bir sonucu, diğeri ise ilahî vahyin evrenselliği, değişmezliği (sünnetullah) ve Kur’an’ın kendisinden önceki kitapları/şeriat tasdik eden[2] özelliğinin bir sonucudur. İkinci ihtimal söz konusu cezanın Kur’an’dan önceki şeriatlarda yer aldığı anlamına gelmektedir. Bu bağlamda Hammurabi kanunlarında yer alan[3] hırsızlık suçu karşılığında öngörülen “el kesme” cezasının dahi vahiy kaynaklı olması ihtimal dışı değildir.

Yusuf aleyhisselamın kardeşlerinin hırsızlık suçunun cezası bağlamında kendilerine yöneltilen soruya cevap olarak verdikleri مَنْ وُجِدَ فى رَحْلِهِ فَهُوَ جَزَاؤُهُ  “… kimin yükünde bulunursa o kimse(nin alıkonması/köleleştirilmesi) onun cezasıdır…” (Yusuf, 12/75) şeklindeki ifadelerin bağlayıcılığı tartışma konusu olsa da Kur’an’da yer almasının anlamlı olduğu düşünülebilir. Hemen devamındaki كَذٰلِكَ نَجْزِى الظَّالِمينَ  “… Biz zalimleri böyle cezalandırırız.” şeklindeki ifadeler, bu sözün rastgele söylenmediği ve söz konusu yaptırımın yürürlükte olan uygulamanın varlığına işaret etmesi açısından anlamlıdır. Ayrıca bu sözü söyleyen kişilerin Yakup aleyhisselamın çocukları olduğu hesaba katıldığında sözün değeri bir kat daha artmaktadır.

Yusuf suresi 70-76. ayetler ile çerçevesi çizilen “nitelikli hırsızlık” suçu karşılığında öngörülen mülkiyet hakkına el koyma/köleleştirme cezasının, mülkiyetin yok edilmesi şeklinde suç-ceza uygunluğu açısından da yerinde bir yaptırım olması, söz konusu cezanın vahiy kaynaklı olma ihtimalini güçlendirmektedir.

Tevrat’ta yer alan “Hırsız, çaldığının karşılığını kesinlikle ödemelidir. Hiçbir şeyi yoksa hırsızlık yaptığı için köle olarak satılacaktır” (Çıkış, 22/3) şeklindeki ifadeler, borcun tahsili için bir yöntem anlamında kullanılmış olsa da Tevrat’ın tahrif edilmiş olma niteliği göz önünde bulundurulduğunda hırsızlık suçunun beraberinde “…köle olarak… satılacaktır…” ifadesi de manidar bulunabilir. Bununla birlikte Tevrat’ta konu ile ilgili ifadelerin “basit hırsızlık” şeklinde olduğu görülmektedir. (Çıkış, 22/3, 4, 7, 9) Bu sebeple cezaların “köleleştirme” ya da “el kesme”  yerine, suç-ceza genel ilkeleri çerçevesinde çalınan malın misli ile ödeme olarak gerçekleştiği görülmektedir. Yukarıda ifade edildiği üzere “el kesme” cezasının eski şeriatlardaki varlığı konusunda kesin bir bilgiye sahip olmamamız sebebiyle,  Tevrat’ta yer alan cezalar üzerinden hareketle, “el kesme” cezasının misli ile mi hayırlısıyla mı nesh edildiği konusunda kesin bir yargıya varmak mümkün gözükmemektedir.

Bununla birlikte, “el kesme”  cezasının ilahi kitaplardan ilk olarak Kur’an’da yer aldığı varsayımı ve “köleleştirme” konusunda yukarıdaki yorum üzerinden yapılacak bir değerlendirmede, “el kesme” yaptırımının önceki hükmün hayırlısıyla nesh edildiği söylenebilir. “El”in insan bedeninde mülkiyeti temsil eden bir organ olması sebebiyle “nitelikli hırsızlık” suçu karşılığında mülkiyeti temsilen kesilmesi, temsili olarak mülkiyetin yok edilmesi anlamındadır. Bu yönüyle nitelikli hırsızlık suçu karşılığında “köleleştirme” ile “el kesme” cezalarının birbirinin “misli” olan yaptırımlar olduğu da anlaşılmaktadır. “Nitelikli hırsızlık” suçu karşılığında öngörülen “köleleştirme” cezasının geri dönüşü olmayan bir yapıda olma ihtimali hesaba katıldığında “el kesme” cezasının daha hayırlı bir ceza olduğu düşünülebilir. Zira “köleleştirme” cezasında mal üzerinde tasarruf /mülkiyet hakkı temsili olarak değil, gerçek anlamda yok edilmektedir.

HAZIRLAYAN: Suat ERDOĞAN

———-

[1] İbn Kesîr, Tefsirü’l-Kur’âni’l-Azîm, V, 208; İbn Aşûr, et-Tahrîr ve’t-Tenvîr, VI, 192; Ali Bardakoğlu, “Hırsızlık”, DİA, XVII, 385.

[2] Bakara,2/41, 91, 97; Âl-i İmrân,3/3, 39, 50; Nisâ, 4/47; Mâide, 5/46, 48; Fâtır, 35/31; Ahkâf, 46/30.

[3] “Bir kişi başka biriyle tarlasını işlemesi için anlaşır ve ona ekmesi için tohum verirse boyunduruğa koşulmuş bir çift öküz ve o kişi mısırı ya da diğer ürünü çalar ve kendisine ayırırsa elleri baltayla kesilir.” Hammurabi Kanunları, md. 253.

Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş
Kategorideki Diğer Fetvalar:
Sıra     Fetvaya ait soru Tarih    Okunma    
1 Kur'an ve sahih sünnete göre tecavüz eden kimseye nasıl bir ceza uygulanır? Yani zorla birisinin ırzına veya namusuna geçen kimseye İslam hukukunda hangi ceza uygulanır? 2015.03.06 88673
2 İçki içmenin Kur'an ve Sünnette sabit bir cezası var mı? Bazı kaynaklarda içki içme cezası olarak Peygamber Efendimizin ve Hz. Ömer'in 40 sopa veya 40 kırbaç cezasını uyguladığını okudum. Bunlar doğru mudur? 2009.08.19 21021
3 Kur'an'daki hadd cezalarını‎n tarihselliği savunulabilir mi? 2009.08.19 9430
4 Dinimize göre, dinden dönenler yani mürted olanlar öldürülmeli midir? 2009.08.17 20513
5 Bir kitabınızda okuduğum kadarı ile “dinden dönenin boynunun vurulması hususunda mezhepler ittifak etmişlerdir ve bu şaşırtıcıdır” diyorsunuz. Ama bununla ilgili olarak kütüb-ü sitte’de araştırdığıma göre en azından aşağıdaki duruma göre dinden dönenin boynunun vurulabileceğini ve mezheplerin bu konuda isabetli davrandığını görmekteyim. Zira hadisler bir nevi Kur’an ayetlerinin açıklaması gibidir. O halde mezheplerin bu hadislere dayanarak doğru hüküm verdiklerini söyleyebiliriz. Bu konuda bir fikriniz var mı, bir açıklama yapabilir misiniz? İlgili hadislerden biri şöyledir: Zeyd İbn Eslem (ra) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Dinini değiştirenin boynunu vurun." İmam Mâlik, bu hadisi Muvatta'da Akdiye 15, (2, 736) kaydeder ve hadis hakkında şu açıklamayı sunar: "Bu hadisin mânası şudur: "Her kim İslâm'dan çıkarak zındıklık ve benzeri bir dine girecek olursa, kendisine galebe çalındığı takdirde öldürülür. Öyle birine tevbe teklif edilmez. Zîra gerçekten tevbe edip etmediği bilinemez. Çünkü bunlar (galebeden önce) küfürlerini gizleyip, Müslüman olduklarını ilan ediyorlardı. Ben, böylelerinin küfrü, delille sübut bulduğu takdirde tevbe etmeye çağırılmalarını uygun bulmam, (tevbe etse de kabul edilmemeli)." 2009.08.17 6866
6 Doğru Bildiğimiz Yanlışlar kitabınızın 294. sayfasında “Kur’an-ı Kerim’de 100 değnekten başka ceza yoktur” deniyor. Hâlbuki Kur’an-ı Kerim’de el kesme cezası da var. Bunu nasıl anlamak lazım? 2010.06.10 20625
7 Mâide suresinin 38. ayeti, hırsızların ellerinin kesilmesi gerektiğini söylüyor. Yusuf suresinin 31. ayetinde de aynı kelime ile Yusuf'u gören kadınların ellerini kestikleri ifade ediliyor. Bu kadınların ellerini keserek kopartmadıkları aşikârdır. Kullanılan fiilin aynı olması ve dahası bu ayetlerin sure ve ayet numaraları toplamının da aynı olmasından [Maide 5:38 (5 + 38) = Yusuf 12:31 (12 + 31) = 43] kaynaklanan ayetler arası bağlantıdan yola çıkarak hırsıza verilecek cezanın “el üzerinde bir işaret bırakacak şekilde bir kesme” anlamına geldiği sonucuna ulaşabilir miyiz? 2013.10.25 8825
8 İslam Hukukuna göre borcunu ödeyememenin cezası hapis midir? 2010.05.11 7854
9 Nefsi müdafaa sonucu adam öldüren bir kimse, maktulün yakınlarına kan parası (diyet) ödemeli mi? 2014.02.26 7088
10 Subliminal mesaj veyahut başka yollar ile yapılan zihin kontrolü karşısında mağdur olan şahsın uyguladığı fiilin hükmü nedir? 2016.07.13 2059
11 Kamuoyunda son günlerde çocukları hunharca katleden canilerin cezasının ne olması gerektiği tartışılıyor. Bir grup, katillerin öldürülmesi gerektiğini yani idam cezasını savunurken diğer bir grup katili öldürmenin de canilik olduğunu, onları ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm etmek gerektiğini savunuyor. Peki, Kur’an’da bu meselenin çözümü nedir? Kasten adam öldürenleri öldürmek mi gerekiyor? 2011.03.30 5403
12 Hataen adam öldüren kişi diyeti nasıl ve ne kadar ödemeli? 2010.04.02 9535
13 Diğer Müslümanları aşağılayan ya da kötü sözler söyleyen bir Müslümanın cezası nedir? 2011.09.16 4066
14 Peygamberimiz, hiç hırsızlık yapanların ellerini kesmiş veya kesilmesini emretmiş midir? 2011.12.12 15782
15 Allah, anne-babanın hataları yüzünden evlatlara ceza verir mi? Ebeveyninin hatalarını engellemek mümkün değil ise evlat ne yapmalı? 2011.12.14 7782
16 Recm konusunda bazı ayetlerdeki “el-azab” kelimesini “100 değnek cezası” olarak yorumlamışsınız. Acaba “el-azab” kelimesinden kastedilen, ahiret azabı olamaz mı? “Peygamber eşleri zina yaptığı zaman azabı iki katına çıkar.” ayetini “200 değnek” olarak yorumluyorsunuz. Peki, ayetten “Peygamber eşleri ahirette iki kat azab görür.” anlamı çıkmaz mı? Kelimenin anlamından nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz? 2012.01.03 13370
17 Nur suresi 2. ayetinde “zina eden erkek ve kadınlara 100 değnek vurulması” emrediliyor. Bu imgesel yani sembolik bir anlatım mıdır? Zina eden insanların cezasının Allah tarafından ahirette verilmesi daha doğru olmaz mıydı? 2012.11.27 30632
18 Mâide suresi 38. ayette hırsızlık için belirlenen el kesme cezasının Kur’an’dan önce indirilmiş ilahi kitaplarda bulunmadığı söyleniyor. Bu ayette hırsızlık için öngörülen ceza eğer geçmiş ümmetlerde olandan farklı ise bu takdirde Kur’an önceki kitapları “misli” ile değil “hayırlısı” ile nesh etmiştir diyebiliriz. Ancak önceki ümmetlerde buna dair bir ceza bulunmuyorsa bunu söylememiz bir çelişki oluşturmaz mı? 2013.01.04 8306
19 Dinimizde nitelikli hırsızlığın ve adam öldürmenin cezası bellidir. Peki, bir kişi diğer bir kişiyi hırsızlığa teşvik etse bunun cezası ne olur? Teşvik eden kişi de el kesme cezası alır mı? 2013.02.01 5006
20 İşlenen suçlarla ilgili İslam’ın getirmiş olduğu had cezalarını Türkiye gibi İslami esasların hâkim olmadığı ülkelerde işleyen bir kimse, cezasını çekmek istiyorsa ne yapmalı? Hırsızlık, zina, zina iftirası gibi suçları işleyip de cezasını bu dünyada çekmek isteyenler ne yapabilir? 2011.01.18 27621
21 İnternetten illegal yollarla film, müzik, kitap ve benzeri dokümanlar indirmek, yapımcıların haklarını ihlal ettiğinden dolayı “bilişim suçu” sayılıyor. Bunun hırsızlıkla denk olduğunu söyleniyor. Mantıken de baktığımızda işlenen eylem, bir çeşit hırsızlık. Peki, İslam’a göre bu suçu işlemenin hükmü, hırsızlıkla aynı mıdır? Ben de çeşitli zamanlarda bu yöntemlerle film, müzik filan indirmiştim. Bu durumda hırsızlık yapmış oluyorum! Dinen elimin kesilmesi mi gerekiyor? Genellersek eğer, bu suçların karşılığı Kur’an’da belirtilen hırsızlığın cezası mıdır? 2013.02.26 7839
22 Nefsi müdafaa durumunda birini öldürmenin hükmü nedir? 2013.09.19 8010
23 Nisâ suresinin 92. ayetinde yanlışlıkla adam öldüren kimselerin bir köle azat etmesi gerektiği bildirilmiş. Köle azat etme seçeneği günümüzde nasıl uygulanabilir? 2013.10.02 6316