Trenle veyahut herhangi bir vasıta ile seyahat ederken namazlara özellikle dikkat edilmesi gerekir. Namaz vaktinin kaçmaması için kişinin elinden geleni yapması gerekir. Fakat her şeye rağmen vasıtayı durdurmak mümkün olmaz ve namaz vaktinin de geçeceği endişesi vaki olursa vasıta üzerinde namaz kılınır. Allah Teala şöyle buyurur:
“Eğer korku duyacak bir haldeyseniz namazı yürüyerek yahut binek üstünde kılın. Güvene kavuşunca da bilmediğiniz şeyleri size öğreten Allah’ın öğrettiği gibi (namaz kılarak) Allah’ı anın.” (Bakara, 2/239)
Buna göre eğer seferilik hükümlerini taşıyorsanız (akşam namazı hariç) farz namazlarını iki rekât olarak kılarsınız. Kıble için de namaza başlarken kendiniz kıble cihetini tayin veya tahmin ederek namaza başlarsınız, daha sonra tren -veya başka bir vasıta- hangi cihete dönerse dönsün sizin ilk başladığınız gibi devam edersiniz. Bu gibi durumlarda kıble şartı aranmaz.
Eğer rükû veya secde etme imkânınız da olmazsa başınızla; rükûda biraz öne eğilerek, secdede rükûdan da biraz daha eğilerek namazınızı tamamlarsınız.
Cenab-ı Allah şöyle buyurmuştur:
“Allah hiç kimseyi gücünün yetmediği şeyden sorumlu tutmaz.” (Bakara, 2/286)