Kur’ân tebliğ edilmemiş bir kişinin Allah’a karşı sorumluluğu nedir?
Süleymaniye Vakfı > Gayrimüslimler > Yazılı Fetvalar Tarih: 11 Ağustos 2009  
Soru: Kendisine Kur'ân tebliğ edilmemiş bir kişinin Allah'a karşı sorumluluğu nedir?
Cevap: 

Bu kişinin sorumluluğu, Allah’a ortak koşmamak ve bildiği doğruları yapmaktır.

Her insan, yaptığı gözlemlerle Allah’ın varlığını ve birliğini, gözüyle görmüş ve eliyle tutmuş gibi kavrar ve bunu Allah’a karşı itiraf eder. Allah Teâlâ şöyle buyurur:

“Rabbin, Âdemoğullarından, onların bellerinden nesillerini aldığında onları kendilerine karşı şahit tutarak; “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” dedi. Onlar da: “Evet Rabbimizsin. Biz buna şahidiz.” dediler. Artık Kıyamet günü “biz bunun farkında değildik” diyemezsiniz.

Şunu da diyemezsiniz: “Önceden ortak koşanlar babalarımızdı. Biz onlardan sonra gelen nesildik. O batıla sapanların işlediklerinden ötürü bizi yok mu edeceksin?”
İşte o belgeleri böyle açık açık anlatırız. Belki dönerler.” (A’raf, 7/172-174)

Âdemoğullarının “bellerinden nesillerinin alınması”, nesli devam ettirecek tohumun alınmasıdır. Kişi onunla erginlik çağına girer ve çocuğu olacak yaşa gelir. İnsan, çocukken Allah’ı aramaya başlar. Bu konuda çevresini soru yağmuruna tutar. Sonunda Allah’ın var ve bir olduğunu tam olarak kavrar. Karşısına çıkan delillerle sanki Allah ona, “Ben senin rabbin değil miyim?” diye sorar. O da tam bir kararlılıkla “Evet, Rabbimsin, ben buna şahitlik ediyorum” der. Kişi çevresini gözledikçe benzer durumlar tekrarlanır. Bu sebeple her insan, Allah’ın var ve bir olduğunu, her şeyi ona borçlu olduğunu kabul eder ve ona kul olması gerektiğini anlar.

Bundan sonra insan, ya doğrudan ya da dolaylı olarak Allah’a kulluk eder. Kendine bir peygamber tebliği ulaşmamış olan kişinin doğrudan kulluğu, Allah’ın koyduğu doğa kanunlarına yani evrensel nitelik kazanmış doğrulara (marufa) uygun hareket etmesi olur. İşte bunlar doğru yolda olanlardır.

Bazıları da kendi doğrularına göre hareket eder; kendi çıkarlarını öne alır ve çoğunlukla atalarının yolundan giderler. Akıllarına yatmasa da ona karşı çıkmazlar.

Kâinat, Allah’ın yarattığı kitap; Peygamberlerin getirdikleri ise onun indirdiği kitaplardır. Evrensel değerler ve bilim Allah’ın yarattığı kitaptan alınır. İndirdiği kitaplarda da bunların kanun ve kuralları saklıdır. Kur’an, Allah’ın kitaplarının son nüshasıdır. Allah Teala şöyle buyurur:

“Ya Muhammed, seninle o gerçeği (Kur’ân’ı), müjdeci ve uyarıcı olasın diye gönderdik. Her ümmetin geçmişinde bir uyarıcı, kesin vardır.” (Fâtır, 35/24)

Her millete elçi gönderildiğine göre mevcut dinlerden her birinin temelinde bir elçinin tebliğini bulmak mümkündür. Ama insanlar, peygamberlerin hemen ardından o dini kendilerine uydurmayı başarmışlardır. Önce din adamları kadrosu oluşmuş, sonra Allah’tan önce kayıtsız şartsız boyun eğilecek ruhani varlıklar oluşturulmuştur. Din adamları ise hem kendilerini kutsallaştırmak hem de isteklerini Allah’ın isteği gibi göstermek için bu varlıkları Allah’ın yanında itibarlı göstermiş ve Allah’a onlar aracılığı ile ulaşılması gerektiğini söylemişlerdir.

Bu iddiaların sağlam bir dayanağı olamaz. İnsanlar, doğru olduğu için değil, çevrelerinin ve geleneğin etkisi ile bu inançlara bağlanırlar. Böylece Allah ile ilişkileri bozulur. Hürriyetlerini bu kişi ve kuruluşlara satmış olurlar. Önce onların, sonra Allah’ın kulu olurlar. Böylece Allah’a ortak koşar şirke düşerler. Hiç kimse, Allah’a ortak saydığı varlıklar için haklı bir gerekçe bulamayacağından Ahirette şu sözü söyleyemeyecektir:

“Önceden ortak koşanlar babalarımızdı. Biz ise onlardan sonra gelen bir nesil idik. Şimdi o batıla sapanların işlediklerinden ötürü bizi yok mu edeceksin.” (A’râf, 7/173)

Peygamberler insanlara “Allah’tan başkasına ibadet etmemelerini”  söylemişlerdir. Allah’tan başkasına ibadet, ondan başkasına kul ve köle olmak demektir. Bu da hürriyeti yok eder.

Dinin özü imandır. İmanın temeli de onu içten kabul etmek, yani kalp ile tasdiktir. Kalpteki tasdiki bir o kişi, bir de Allah bilir. Orası insanın en hür olduğu yerdir. Bu sebeple hiç kimse bir inancı kabule veya inkâra zorlanamaz. Allah Teâlâ şöyle buyurur:

“Dinde zorlama olmaz; doğru ile eğri birbirinden iyice ayrılmıştır. Kim azgınları tanımaz da Allah’a inanırsa kopmak bilmeyen sağlam bir kulpa yapışmış olur. Allah işitendir, bilendir.” (Bakara, 2/256)

İşte kendine bir elçinin tebliği ulaşmamış kimsenin temel görevi, Allah’tan başkasına kul olmaya karşı direnmektir. Allah Teâlâ şöyle buyurur:

“Allah şirki bağışlamaz, onun dışında kalanı bağışlanmayı hak eden için bağışlar.” (Nisâ, 4/48)

Allah’ın varlığının ve birliğinin delili her yerde sayısız miktarda olduğu halde ortak koşulanlarla ilgili bir delil yoktur. Bu sebeple aklını kullanan hiç kimse şirk batağına düşmez. Aklını kullanmayan, en iyi İslami eğitimi de görse şirk pisliğinden kurtulamaz. Çünkü “(Allah) o pisliği aklını kullanmayanların üstüne bırakır.” (Yunus, 10/100) Bu sebeple insana tebliğ ulaşsın veya ulaşmasın, onun bağışlanmayacak günahı, şirk günahıdır.

Lütfen aşağıdaki linki de tıklayınız:

http://www.fetva.net/goruntulu-fetvalar/kurandan-haberdar-olmayan-insanlar-nelerden-sorumlu-tutulacaklar.html

Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş
Kategorideki Diğer Fetvalar:
Sıra     Fetvaya ait soru Tarih    Okunma    
1 Maide Suresi 64. Ayet'e göre, Yahudiler Allah tarafından lanetleniyorlar. Fakat bugün, Yahudiler Peygamberimizin topraklarında, tam da Arap Dünyasının ortasında, üstelik bir süper güç olarak devlet kurabilmişlerdir. Allah'ın vaadi Kıyamet'e kadar olduğuna göre, bu durum zikrettiğimiz ayet ile nasıl bağdaştırılabilir? 2009.09.29 32279
2 Yahudi ve Hristiyanların kestiği etler yenir mi? 2009.08.24 36762
3 Yahudiler, Mâide Suresi 43-44. ayetlere göre Tevrat bozulmamıştır diye iddia ediyorlar, verecek cevap bulamıyoruz. Hâlbuki biz biliyoruz ki Tevrat'ın içinde peygamberler hakkında kabul edilemeyecek isnatlar var. Bu hususta neler söyleyebilirsiniz? 2009.08.11 9095
4 Müslüman olmak isteyen bir Yahudi'nin Müslümanlığa geçmeden, önce Hristiyan olması gerektiğini duydum. Böyle bir şey doğru mu? Yoksa direkt Müslüman olabiliyor mu? 2009.08.11 12599
5 Yahudiler doğuştan lanetlenmiş midir? Yeni doğan bir Yahudi bebeği doğuştan mı kaybeder? 2009.08.11 12930
6 İslam'a sözlü veya yazılı olarak saldıranları yani İslam düşmanlarını, Hristiyan misyonerleri, başörtüsü yasakçılarını öldürmek müslüman bir vatandaş için caiz midir? 2009.08.11 23904
7 Bütün ayetlerde yüce Allah her şeyi açıklamışken, dünya işlerinin yolunda gitmesi, amaçlarına ulaşmak için Yahudi ve Hristiyanlarla müttefiklik yapılır mı? Onlara şirin gözükmek için fetva verilebilir mi? Onlar incinmesin diye canlı bomba olan müslümanları teröristlikle itham edenlerin durumu için ne cevap verirsiniz? 2009.08.11 3868
8 Bizler elhamdülillah müslüman aileden doğduk ve bu nedenle İslam’ı kabul etmiş durumdayız. Peki müslüman olmayarak dünyaya gelen insanlara bu bir haksızlık olmuyor mu? 2009.08.11 17089
9 Gayrimüslimlerin yaşantısına göre cennet ile ödüllendirilmeleri veya cehennem ile cezalandırılmaları konusunu sormak istiyorum. Yani iyilik etmiş bir gayrimüslim ile kötülük etmiş ve çok günah işlemiş gayrimüslim aynı kefede mi olacak? 2009.08.11 7706
10 Kendisine Kur'ân tebliğ edilmemiş bir kişinin Allah'a karşı sorumluluğu nedir? 2009.08.11 11453
11 Sorumu sormadan önce kendimi tanıtmak istiyorum. Ben 5 yıl önce İslam dinini tercih eden ve dinin tüm gereklerini kabul eden ve ona göre de yaşamaya çalışan bir Müslümanım. Aslen Alman Hristiyan kökenli bir bayan idim. Allah’ın izni ile doğru yolu tercih ettim. Bu soruyu Almanca ve Türkçe bilen bir Müslüman kardeşim ile yazmaktayım. Geçenlerde çok iyi bir dostumun babası vefat etti. Bana yıllardır yardımcı olan ve çok sevdiğim bu insanın cenaze töreninde bulunmak istedim. Bu aile İslam’a girdikten sonra da bana saygı gösteren, destekleyen bir ailedir. Ama bana gayrimüslimlerin mezarlarına ve cenaze törenlerine katılamayacağımı söylediler. Kanıt olarak da Tevbe suresinin 84. ayetini gösterdiler. Ben ise gayrimüslimler ile ilişkiler konusunda Mümtahine suresinin 8 ve 9. ayetleri haricinde bir sınır bilmiyorum. Yaptığım araştırmalarda bir sonuca varamadım. Bir Müslüman kardeşim sizin sayfanızı tavsiye etti. Sorum şu olacak: Tahmin edeceğiniz gibi aile çevrem sırf Hristiyanlardan oluşuyor. Annem, babam, kardeşlerim, amca, teyze vs. ileriki zamanlarda ecel onları benden önce alırsa onların cenaze törenlerinde bulunmam dinen sakıncalı mı? Çünkü eğer İslam’ı tercih etmezlerse aile fertlerimin de cenaze törenleri İslami usulde olmayacaktır. Bu konuda nasıl davranmam gerekecek? Amacım İslami sınırları çiğnememe ve İslam’ın kararı ne ise onu uygulamaktır. 2011.04.02 26505
12 Yaptığı bir bilimsel çalışmadan dolayı Müslüman olmayan birisine “Allah ondan razı olsun” diyebilir miyiz? Ayrıca Müslüman olmayanların insanlık için yaptığı hiçbir çalışmanın Allah katında bir değeri yoktur diyorlar. Doğru mudur? 2011.04.05 12431
13 Camilerimizde başka dinlere mensup kişilerin veya papazların girerek ayin yapmaları doğru mudur? 2011.06.14 4575
14 Birkaç ayette Allah Teala, kendisinin “âlemlerin Rabbi” olduğunu vurguluyor. Fakat Bakara Suresinin 47. ayetinde de Yahudilere hitaben “Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve (bir zamanlar) sizi âlemlere üstün kıldığımı hatırlayın.” buyuruluyor. “Âlemlerin Rabbi” ifadesindeki “âlemler” ile bu ayetteki “âlemler” aynı mıdır? Yahudiler, herkesten ve her şeyden üstün müdürler? 2011.09.21 13835
15 Dinimize ve ülkemize düşman olan ülkelerin web sitelerini hack yapmamız caiz mi? Kesinlikle hırsızlık ve kul hakkı yapmıyoruz. Bizim amacımız, sanal dünyada dinimizi ve ülkemizi elimizden geldiğince korumak ve savunmak. 2012.02.13 3885
16 Bir gayrimüslimden dini hizmetlerde kullanılmak üzere her hangi bir isim altında bir para ya da bir mal alınır mı? İlim-irfan ve İslamiyet’in öğretildiği, İslami ilimlerin tedris edildiği yerlerin imarı, inşası ve her türlü masrafı için ehli kitaptan her hangi bir yardım almak caiz midir? 2012.04.18 3458
17 Mekke ve Medine gibi kutsal topraklara gayrimüslimlerin alınmamasının temel sebebi nedir? Allah’ın evi olarak nitelendirilen yer ve topraklardan Müslüman değiller diye başka insanları uzaklaştırmak doğru mudur? Kur’ân-ı Kerim’de buna yönelik bir emir var mıdır? 2012.06.13 30338
18 Gayrimüslimlerin avladığı balık haram mıdır? Yememizde bir sakınca var mıdır? 2013.06.28 7782
19 Gayrimüslimlere hediye vermekte bir sakınca var mıdır? 2010.06.22 3782
20 Müslüman olmayan bir öğretmene “siz iyi bir öğretmensiniz” demenin günahı var mıdır? 2010.02.10 4636
21 Ehl-i Kitaptan olan kişiler cizyelerini vermek suretiyle İslam ülkesinde yaşayabiliyorlar ve kendilerine dair bir dava söz konusu olduğunda kendi kitaplarına göre hüküm veriliyor. Peki, bunların dışında kalan kâfirler de İslam ülkesinde yaşama hakkına sahip midirler? Eğer bu hakka sahip iseler onların mahkeme işlerinde ne temel alınır? Bu hakka sahip değil iseler ülkeden tecrit mi edilirler, yoksa ne yapılırlar? Ve yine eğer bu hakka sahip değilseler ehli kitaba yönelik bir ayrıcalık doğmuş olmaz mı? 2010.02.24 2938
22 Bu aralar bazı Müslümanlar Peygamberimiz Hz. Muhammed’e inanmaksızın, kitap ehlinden olanların salih amel işleyen dindarlarının da cennete girebileceğini iddia ediyorlar. Bu iddialarını Bakara suresi 162. ayete dayandırıyorlar. Bu konuda sizin düşüncelerinizi araştırdım. Siz cennete girebilmeleri için bu insanlara Kur’an’ın tebliğ edilmemiş olmasının gerektiğini söylüyorsunuz. Ben Kur’an’ın tebliğinden kastınızın ne olduğunu merak ediyorum. İllaki uzun uzun açıklamak mı gerekir, yoksa Kur’an ayetlerinden bir defa okunmuş olması yeterli değil midir? Ben medyanın birçok organıyla bilgi akışı sağlandığı bu zamanda, bütün bilgilere çok kolay ulaşmak mümkünken hala İslam’dan bihaber insanların varlığına inanmakta zorlanıyorum. 11 Eylül olaylarından sonra hala İslam’ı duymayanların var olduğuna inanmak güç. Kimileri İslam’ı terör olarak yansıtan medyanın haberlerinden sonra Müslüman oluyorken, kimileri de aynı haberleri aldığı halde yüz çeviriyorlarsa bu kendilerinin problemi değil midir? Bu insanlar İslam hakkında negatif haberler almaları sebebiyle onlara İslam tebliğ edilmediği varsayılarak onların hala cennete gidebilecekleri düşünülebilir mi? Ölçü nedir? 2010.04.05 4260
23 Mâide Suresinin 116. ayetinde Hz. Meryem’in de ilah edinildiği bildiriliyor. Bildiğim kadarıyla Hristiyanlar sadece İsa aleyhisselama kulluk ediyorlar. Meryem validemizi ilah edinen grup kimlerdir? 2010.06.19 4302
24 Gayrimüslimlerin kul hakkında sormak istiyordum. Ben dinimi bilmezken yediğim bir kul hakkı oldu. Allah’ın bana etmiş olduğu hidayetten sonra dinimi öğrendim ama “kâfirin hakkı ödenmez ve o senin imanını alacak” diyorlar. Bu nasıl oluyor hocam? Ben imanla ölsem kâfirde hakkım var diye o benim imanımı alıp cennete girecek, ben de ebedi cehennemde mi kalacağım? Bir açıklık getirebilir misiniz? 2010.12.20 12584