FETVALAR

SORU:

Hocam vahiy ile ilham arasındaki fark nedir? Bir ayette Allah Teâlâ Meryem validemize vahyettiğini söylüyor. O zaman vahyedilen kim olursa olsun peygamber mi kabul edilir? Durumun mahiyeti nedir?

Tarih: 14 Mayıs 2010

CEVAP:

Vahiy ile ilham aynı anlamda kullanılır. Kendisine vahyedilen herkesin Peygamber olması gerekmez. Allah Teâlâ bal arısına da vahyettiğini söylemektedir.

“Rabbin bal arısına şöyle vahyetti: «Dağlardan, ağaçlardan ve insanların kurdukları çardaklardan kendine göz göz ev (kovan) edin. Sonra da her türlü meyveden ye de Rabbinin sana yayılman için belirlediği yolları tut!» Onların karınlarından renkleri çeşit çeşit bir şerbet çıkar ki onda insanlara şifa vardır. Elbette düşünen kimseler için bunda alacak ibret vardır.” (Nahl, 16/68-69)

Allah Teâlâ şeytanların da dostlarına vahiyde bulunduklarını, yani içlerine bir şeyler fısıldadıklarını bildirmektedir. (Bkz: En’am, 6/112, 121)

Allah’ın Elçilerine vahyin gelişi, onların gelen vahiyden şüphe etmelerine imkân vermeyen bir yöntemle olur. İlgili âyetler şöyledir:

“Allah bütün gaybı bilir, gaybını kimseye açıklamaz.

Dile­diği elçi bunun dışın­dadır. Onun da önüne ve arkasına gözcüler diker.

Böylece o (elçi) bilsin ki, onlar Allah’ın gönderdiklerini tastamam ulaştırmış, (kendisi de) onların yanında olanı anlamış ve her şeyi bir bir kavramıştır.” (Cin 72/26-28)

Bazı tefsirlerde En’âm suresinin inişi ile ilgili Enes b. Malik’ten gelen şöyle bir rivayetten söz edilir:

“Allah’ın Elçisi şöyle dedi: Kur’ân’dan En’âm suresinin dışında bir sure bana toptan in­medi. Şeytanlar bu sure için toplandıkları ka­dar hiçbir sure için toplanmamışlardı. Bu sure bana, Cebrail ile birlikte elli bin melekle gön­derildi. Bunu kuşat­mışlar, bir düğün debdebesiyle getirdiler.” (Elmalılı Muhammed Hamdi YAZIR, Hak Dini Kur’an Dili, İst. 1936, c: 2, s. 1861-1862.)

Elçinin, ken­dine gelenin me­lek olduğuna ve söylediği söze şeytan vesvesesi karış­madı­ğına güvenmesi gerekir. Cenab-ı Hakk’ın va­hiy esna­sında elçisinin etrafına melekler dizmesi bundandır.

Bir de Allah’ın insanlarla konuşması meselesi vardır. Allah’ın insanla konuşması kalbine gelen ilhamla olabilir. Ya da ona bazı şeyleri rüyada gösterebilir. Ancak bunlar, yalnızca o kişiyi ilgilendiren şeylerdir. Bunlara pek güven de olmaz. İnsan, şeytan vesvesesini ilham sayabilir. Şeytani rüyayı rahmani rüya sayabilir. Bizim emin olabileceğimiz tek yol, Peygamberlere gelen vahiylerdir. Onların dışındakiler zaten görev doğurmazlar.

Bu konu, Kur’ân Işığında Tarikatçılığa Bakış adlı kitabımızda delilleriyle açıklanmıştır. Oraya bakabilirsiniz.


Etiketler: