Niçin katılım bankalarının finansmanında faiz olduğunu söylüyorsunuz?
Süleymaniye Vakfı > Katılım Bankaları > Yazılı Fetvalar Tarih: 30 Eylül 2011  
Soru: Katılım bankaları, verdikleri kredilerde kredi sağlanan malı kendi üzerlerine geçirmiyorlar. Yani resmi olarak malı alıp satmıyor, sadece sözlü satış yapıyorlar. Bu konuyla ile ilgili bir soruya “Bahsettiğiniz sözlü satış da aslında bir satış değildir. Çünkü satışla ilgili hiçbir hukuk doğmamakta, katılım bankası satıcı sorumluluğunu üstlenmemektedir. Yapılan işlem, her iki durumda da borç vermektir. Borçtan elde edilen gelir de faizdir." cevabını vermişsiniz. Peki, eskiden tapu, ruhsat mı vardı? Bütün mallar sözlü anlaşma ile alınıp satılmıyor muydu? O satışlar geçersiz miydi? Bir karı koca, resmi nikâh kıymasa yani resmi belgeye imza atmasa sadece sözlü olarak dini nikâh kıysa nikâhları boş mudur? Ben, bakkaldan 5 TL'ye yarım kilo peynir alsam bakkalla sözleşme mi imzalamam gerekir? Bu peyniri götürüp başkasına 6 TL'ye satsam bakkaldan sadece sözlü olarak satın aldığım için bu satış caiz olmaz mı?
Cevap: 

Katılım bankaları, sözlü olarak yaptıkları işlemlerde, işlem şayet satım ise “satıcı”, kiralama ise “kiraya veren” gibi bütün sorumlulukları üstlenmek durumundadırlar. Soruda da belirtildiği gibi eskiden birçok hukuki muamelede yazılı evrak kullanılmazdı; fakat bu işlemleri yapanlar, işlemde hangi konumda iseler o konumun gerektirdiği bütün hakları ve sorumlulukları yerine getirmekle mükellef tutulurlardı. Yani klasik dönem fıkıh kitaplarında bir arazinin satımında tapu senedinin yazılması, teslimi şart koşulmaz; fakat satıldığı belirtilen arazinin anlaşmada belirtilen şartlara sahip olmadığı anlaşılırsa sorumlusu satıcı olurdu.

Bakkaldan bir kg. peynir alındığında şayet peynirin bozuk olduğu anlaşılırsa müşteriye, peyniri bakkala götürüp iade etme ve bedelini alma hakkı doğar.

Nikâh olayı da aynı şekildedir. Şayet sözlü olarak bir nikâh kıyılmışsa bu akitten doğan bütün hak ve sorumluluklar taraflar açısından bağlayıcı olur. Yani eşlerden biri öldüğünde yahut ayrılık gerçekleştiğinde ilgili hukuki hükümler, taraflar için tatbik edilir. “Biz belge imzalamamıştık, bu sorumlulukları kabul etmiyoruz.” denemez.

Günümüz bankacılığında ise bankalar, yazılı olarak “kredi verdik”, sözlü olarak da “alım-satım yaptık” dedikleri için, akit sonrası ortaya çıkan ihtilaflarda genelde kredi sözleşmesi şartlarına göre hukuki ihtilafların çözümü yoluna gitmeleri birçok hak kaybına sebep olmaktadır. Bankaların yaptığı herhangi bir sözleşme incelenirse işlemden kaynaklanacak hiçbir sorumluluğu kabul etmediklerinin açıkça yazılı olduğu görülecektir.

Geliri helal kılan, nimetle birlikte külfete de katlanmaktır. Yalnızca nimetten yararlanıp külfete (riske) hiç katlanmadan elde edilen gelir, kâr değil, faizdir.

Doç. Dr. Servet Bayındır

Bu konuyla ilgili diğer cevaplarımızı, aşağıdaki linklerden okumanızı tavsiye ederiz:

http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/katilim-bankalari-finanse-ettikleri-urunlerde-faize-sebebiyet-veriyor-mu.html

http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/katilim-bankalarinin-gayrimenkul-finansmani-faizli-midir-degil-midir.html

Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş
Kategorideki Diğer Fetvalar:
Sıra     Fetvaya ait soru Tarih    Okunma    
1 Türkiye'de faaliyet gösteren finans kurumlarının katılım hesaplarına para yatırabilir miyiz? Bir sakınca var mıdır? 2009.08.18 18791
2 Bir katılım bankasından kâr payı ile para çekmek istiyorum. Acaba çekeceğim bu para haram mı, faize girer mi? 2009.08.18 20370
3 Özel Finans Kurumlarından nakit para alıp araba veya ev almak caiz midir? Çünkü bu bankalar faiz değil kar payı alıyorlar. Fakat aldıkları bu kar payı diğer bankaların faiz oranlarına denk gibi bir şey. Bu konuda bize yardımcı olursanız çok memnun olacağım. 2009.08.18 38261
4 Malumunuz olduğu üzere katılım bankaları, alım satım işlemlerinde finanse ettikleri ürünü satıcıdan fatura ile alarak aktiflerine geçiremiyor ve müşteriye de fatura keserek satamıyorlar. Bu durum banka içinde sorulduğunda ise murabaha işleminin sözlü alım-satım ile yapıldığı söyleniyor. Ancak mevcut durumda “sözlü alım-satım” %10 oranında dahi uygulanmıyor. Bu durumda yapıldığı söylenen murabaha işlemi muallâkta kalmış olmuyor mu? Hâlbuki banka bu işlemden elde ettiği kazançları katılım hesaplarına kar olarak dağıtıyor. Bu durumda banka ne yazılı ne de sözlü olarak gerçekleşmemiş bir alım-satım işleminden elde ettiği kazancı, katılım hesabı sahiplerine kar payı adı altında dağıtarak onları faize bulaştırmış olmuyor mu? 2010.02.08 9385
5 Leasing nedir? Caiz olup olmadığı hakkında bilgi verir misiniz? 2009.12.23 13913
6 Katılım bankalarının kredi kartı borcu ödenmeyince aldıkları cezanın diğer bankalardan farkı var mı? 2009.12.11 7429
7 Ben sizin katılım bankalarından araba almak için kullanılan krediyle ilgili fetvanızı okudum ama anlayamadım. 15.000 TL kredi çekilip 20.000 TL ödendiği zaman fazlalığın faiz olacağını belirtiyorsunuz. Ardından da banka arabayı 15.000 TL karşılığında alıp size satarsa bunun caiz olduğunu söylüyorsunuz. Sorum şu: Katılım bankaları zaten elden para vermiyor. Almak istediğim arabayı ben belirliyor ve mal sahibiyle bankaya gidiyorum. Örneğin, arabanın fiyatı 10.000 TL. Mal sahibi bu parayı bankadan peşin olarak alıyor. Ben de bankaya 2 yıl vadeyle 14.000 TL ödüyorum. Bu durumda da aradaki fark faiz midir? 2010.05.29 31674
8 Katılım bankalarından kredi alırken leasing olarak almanın İslami bir alışveriş olacağını söylüyorsunuz. Fakat leasing kanuni olarak gerçek kişilerle yapılabilen bir alışveriş türü değil. Başka bir öneriniz var mı? 2010.10.25 5807
9 Mahmutpaşa piyasası giyim sektörünün merkezidir. Burada kumaş ve iplik satan tüccarlar vardır. Bizler bu tüccarlardan vadeli mal alır, bu malları mamule çevirip Anadolu esnafına vadeli olarak satarız. Her esnafın belli başlı çalışabildiği tüccarlar vardır. Yani isteyen, istediği zaman, istediği tüccardan, istediği malı her zaman alamayabilir. Bu durumda çalıştığımız esnafta istediğimiz mal olmazsa, o malın üretici-satıcısını bularak vadeli mal isteriz. Çoğu zaman malı vadeli vermezler. Bu durumda çalıştığımız esnafa malın satıldığı satıcıyı bildirerek bu malı alarak bize satmasını isteriz. Murabahanın caiz olduğunu bildiğimden bir katılım bankasından çeşitli defalar murabaha ile mal aldım. İşlem aynen şu: Alacağım ipliği buluyorum, peşin pazarlık yapıp proforma faturayı alarak katılım bankasına götürüyor, bu malın bana kaça mal olacağını öğreniyorum. Uygun görürsek katılım bankası parayı satıcıya ödüyor ve mal bize geliyor. Şimdi ben yukarıda anlattığım tüccarla yaptığımız işlemle bunun arasında bir fark göremiyorum. Bu yaptığımız faizli bir işlem midir, yoksa murabaha mı? 2010.12.08 6758
10 Katılım Bankaları Birliği’ne, “benim istediğim bir evi siz satın alın (tapusunu da üzerinize almak şartıyla) sonra da bana satın. Böyle bir işlem yapar mısınız?” diye sordum. Bana gönderdikleri cevap aynen şöyle: “Katılım bankaları, finansmanı alım satım şeklinde yapıyor. Yani nakit para vermeyip önce sizin ihtiyacınız olan evi satıcıdan alıp sonra size satıyor. Ancak bunu evin tapusunu kendi üzerine alıp bilahare size devrederek yapmıyor. Alım satım işini vekâlet akdiyle yapıyor. Müşterisine vekâlet vererek müşterinin önce bankaya alım sonra kendisine satım yapmasını sağlamaktadır. Buna vekalet yoluyla alım satım denmekte ve bu şekildeki prosedür mubah sayılmaktadır. Danışmanlarımız konuyu bu şekilde düzenlemişlerdir. Böyle bir kolaylıktan yararlanmak hukuken yanlış değildir. Aksi takdirde ev önce bankanın sonra müşterinin mülkiyetine geçecek, bu durumda hem işlem uzayacak hem de iki kez masraf ve vergi ödenecektir. Kısacası bu şekilde gerçekleştirilen alışveriş fıkhi yönden meşru sayılmıştır. Bilgilerinize sunulur.” Burada geçen “vekâlet yoluyla alım satım işlemi” sizce de caiz mi? Yoksa alışverişe faiz karıştırmanın bir yöntemi mi? 2011.04.23 11007
11 Kredili ev ve araç almanın peşin fiyatı ve taksitli fiyatı belli olduğundan dolayı, bankaya ipotekli olup bedelinin banka tarafından alıcıya ödenmesi aynı konuyla benzerlik taşımaktadır. Bu da murabaha mıdır? Bu olayın ille de katılım bankası aracılığıyla olması gerekmekte midir? 2011.05.06 8952
12 Katılım bankaları, verdikleri kredilerde kredi sağlanan malı kendi üzerlerine geçirmiyorlar. Yani resmi olarak malı alıp satmıyor, sadece sözlü satış yapıyorlar. Bu konuyla ile ilgili bir soruya “Bahsettiğiniz sözlü satış da aslında bir satış değildir. Çünkü satışla ilgili hiçbir hukuk doğmamakta, katılım bankası satıcı sorumluluğunu üstlenmemektedir. Yapılan işlem, her iki durumda da borç vermektir. Borçtan elde edilen gelir de faizdir." cevabını vermişsiniz. Peki, eskiden tapu, ruhsat mı vardı? Bütün mallar sözlü anlaşma ile alınıp satılmıyor muydu? O satışlar geçersiz miydi? Bir karı koca, resmi nikâh kıymasa yani resmi belgeye imza atmasa sadece sözlü olarak dini nikâh kıysa nikâhları boş mudur? Ben, bakkaldan 5 TL'ye yarım kilo peynir alsam bakkalla sözleşme mi imzalamam gerekir? Bu peyniri götürüp başkasına 6 TL'ye satsam bakkaldan sadece sözlü olarak satın aldığım için bu satış caiz olmaz mı? 2011.09.30 8400
13 Günümüzde hem faizli bankalar hem de faizsiz çalıştığını ileri süren katılım bankaları, “Altın Hesabı” adı altında hesap açarak müşterilerini bu hesaplara altın yahut altına endeksli para yatırmaya davet etmekteler. Bu hesapların işleyişi ve bu hesaplara para yatırmanın fıkhi hükmü hakkında bilgi verir misiniz? 2012.02.29 35164
14 Biz ortaklı bir firmayız. Benim hissem %17. Kamyon ve makine ekipmanı alacağız. Ben katılım bankasından leasing yapalım diyorum, diğer ortaklar faizli bankadan daha uygun olacağını söylüyorlar. Faizli bankalardan leasing ile kamyon almak caiz midir? Caiz değilse ve faizli bankadan leasing alınırsa ben ne yapmalıyım, şirketten ayrılmalı mıyım? 2012.03.06 3063
15 Ben yaklaşık 5 yıldır bir katılım bankasında çalışıyorum. Yıllardır inanarak yaptığım işimde son 1 senedir kuşkular ortaya çıkmaya başladı. Özellikle son “bedelli askerlik kampanyası” ile işimden soğumaya başladım ve artık bankalarla aramızda pek fark kalmadığına inanmaya başladım. Benim buradan aldığım maaş bana haram olur mu? 2013.01.07 7452
16 Katılım bankasına yatırılmış olan kâr-zarar hesabındaki paranın zekâta tabi kısmı var mıdır? Başka bir deyişle elde edilen kazanç mı zekâta tabidir, anapara mı? 2013.04.09 5889