FETVALAR

SORU:

Mahmutpaşa piyasası giyim sektörünün merkezidir. Burada kumaş ve iplik satan tüccarlar vardır. Bizler bu tüccarlardan vadeli mal alır, bu malları mamule çevirip Anadolu esnafına vadeli olarak satarız. Her esnafın belli başlı çalışabildiği tüccarlar vardır. Yani isteyen, istediği zaman, istediği tüccardan, istediği malı her zaman alamayabilir. Bu durumda çalıştığımız esnafta istediğimiz mal olmazsa, o malın üretici-satıcısını bularak vadeli mal isteriz. Çoğu zaman malı vadeli vermezler. Bu durumda çalıştığımız esnafa malın satıldığı satıcıyı bildirerek bu malı alarak bize satmasını isteriz. Murabahanın caiz olduğunu bildiğimden bir katılım bankasından çeşitli defalar murabaha ile mal aldım. İşlem aynen şu: Alacağım ipliği buluyorum, peşin pazarlık yapıp proforma faturayı alarak katılım bankasına götürüyor, bu malın bana kaça mal olacağını öğreniyorum. Uygun görürsek katılım bankası parayı satıcıya ödüyor ve mal bize geliyor. Şimdi ben yukarıda anlattığım tüccarla yaptığımız işlemle bunun arasında bir fark göremiyorum. Bu yaptığımız faizli bir işlem midir, yoksa murabaha mı?

Tarih: 08 Aralık 2010

CEVAP:

Her iki işlem de öz itibarıyla aynıdır; şartlarına uygun olarak yapılırsa murabaha kapsamına girerler.

Fakat dikkat edilmesi gereken husus, aracı konumundaki kişinin (bu banka veya kumaş toptancısı olabilir) malı hukuken kendisinin almış olması; hukuki mülkiyetin ve dolayısıyla bunun getirdiği risklerin önce aracı daha sonra nihai alıcıya intikal etmesidir.

Bu şartları haiz olmayan işlem murabaha olarak adlandırılamaz ve caiz  de olmaz.

Doç. Dr. Servet Bayındır


NOT: Konu hakkında daha geniş bilgi için lütfen aşağıdaki linkleri tıklayınız:

http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/katilim-bankalari-finanse-ettikleri-urunlerde-faize-sebebiyet-veriyor-mu.html

http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/leasing-kullanamadigimiz-durumlarda-ne-yapmamizi-tavsiye-edersiniz.html


Etiketler: