Helal Gıda
Haram nedir, çeşitleri nelerdir?
Süleymaniye Vakfı > Fıkıh Usulü > Yazılı Fetvalar Tarih: 24 Ağustos 2009  
Soru: Haram nedir, çeşitleri nelerdir?
Cevap: 

Haram, yapılması dini bakımdan yasaklanan herhangi bir şeydir. İçki içmek, kumar oynamak, zina yapmak, başkasının malını haksız yere yemek gibi. 

Haram olan şeylere muharremât denir. Haramı işlemeyenler se­vap, işleyenler de günah kazanırlar. Bazı durumlarda bunun dün­yevi cezası da vardır. Örneğin zina edene 100 değnek vurulur, hırsızın eli kesilir. 

Haramlar liaynihi haram, ligayrihi haram kısımlarına ayrıldığı gibi haram-ı kat’î ve haram-ı zannî kısımlarına da ayrılırlar. 

Liaynihi haram, yapısında bulunan bir kötülük ve zarardan do­layı yasaklanmış olan şeye denir. Ölü hayvan eti yemek, şarap içmek, kumar oynamak, zina etmek, hırsızlık yapmak ve haksız yere adam öldürmek gibi. 

Bunları hiç bir mükellef işleyemez. Bu yolla hiç bir hukuki sonuç elde edilemez. Bir sözleşmeye konu olmuşlarsa sözleşme geçersiz sa­yılır. Ölü hayvan etinin ve şarabın alım satımı yapılamaz. Kumar ve hırsızlık yoluyla elde edilen mallar mevcutsa aynen, yoksa bedelinin sahibine geri verilmesi gerekir. Zina ile ne nesep ne de miras sabit olur. Zaruri durumlarda liaynihi haram kapsamına giren şeylerden bir kısmı yapılabilir. Açlıktan helak olacağından korkanlar ölü hay­van etini yiyebilirler. Boğazına tıkanmış bir şeyi gidermek için içecek başka bir şey bulamayanlar şarap içerek onu giderebilirler. Ancak bunlar, zaruret miktarıyla sınırlı olarak yapılabilirler.

Ligayrihi haram, yapısında haramlık bulunmayan fakat başka bir sebepten dolayı haram olan şeye denir. Başkasının malını haksız yere yemek ve Cuma namazı vaktinde ezan okunurken alış veriş yapmak gibi. Başkasına ait olan bir elmayı yememizin haram olması o elmanın yapısından değil, elma sahibinin onu yememiz için bize izin vermemiş olmasından kaynaklanmaktadır. Cuma vaktinde ezan okunurken yapılan alış veriş, başka zamanlarda yapılan alış ve­rişlerden farklı bir yapıya sahip olduğu için haram değildir. Haram olması, Allah Teâlâ’nın o saatte alım satımı yasaklamış olmasından dolayıdır.

Haram-ı kat’î, şer’i bir delilin açık ve kesin ifadesiyle sabit olan yani ya Kur’an-ı Kerim’in bir ayetinin açık ifadesiyle ya da Peygambe­rimize ait olduğu kesin olarak sabit olmuş bir hadis-i şerifin açık ifa­desiyle belirlenmiş olan haram. İçki içmek, zina yapmak, anaya ba­baya asi olmak, kadınların aralarında ebedi evlenme yasağı olmayan erkekler karşısında mahrem yerlerini açmaları gibi. Haramın bu çe­şidini inkâr etmek kişinin dinden çıkıp kâfir olmasına sebep olur.

Haram-ı zannî, müçtehidlerce kat’î bir delile yakın derecede kuvvetli görülen zanni bir delil ile sabit olan haram. Haramın bu çe­şidi itikad yani inanma bakımından haram-ı kat’i gibi değildir. Dola­yısıyla bunu inkâr eden kâfir olmaz. Fakat amel yani işlenmemesi bakımından haram-ı kat’î gibidir. Haram-ı kat’îde mezhepler ara­sında hiç bir ihtilaf görülemez. Fakat haram-ı zannî mezheplerin ih­tilaf ettikleri sahaya girer. Bir mezhep herhangi bir şeyi bu sahaya soktuğu için haram saydığı halde diğer bir mezhep aynı şeyi helal sa­yabilir. Mesela Hanefî mezhebi kat’î bir delile yakın derecede kuv­vetli gördüğü zanni bir delile dayanarak balık şeklinde olmayan de­niz ürünlerinin yenmesini haram saymıştır. Fakat Malikî mezhebi ile Şafiî mezhebi konu ile ilgili ayet-i kerime ve hadis-i şerifin genel ifadesine bağlı kalarak bütün deniz ürünlerini helal saymışlardır. Böylece mesela karidesin yenmesi Hanefî mezhebinde haram olduğu halde Şafiî ve Malikî mezheplerinde helaldir. Fakat domuz etinin yenmesi ayet-i kerimenin açık ifadesiyle yasaklandığı için bu konuda hiç bir mezhebin farklı bir görüşü yoktur.

Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş
Kategorideki Diğer Fetvalar:
Sıra     Fetvaya ait soru Tarih    Okunma    
1 İslam hukukunda fasık kimselerin hükmü meselesi hakkında bilgi almak istiyorum. İslami eserlerde karşılaştığım önemli bir bilgi, fasık kimselerin mahkemede şahitliğinin kabul edilmediği (hatta fasık bir kimse ramazan hilalini gördüm dese muteber olmayacağı) konusu. Şimdi böyle fasık kimselerin fasıklığı nasıl tespit edilir? Neye göre kişinin fasıklığı sabit olur? 2009.09.29 2952
2 Allahın bizden istediği ve sevdiği davranışları yapmak, istemediği ve sevmediği davranışları yapmamaya ne denir? 2009.08.24 6664
3 Farz nedir, neye denir, çeşitleri var mıdır? 2009.08.24 17214
4 Helal nedir, tarif eder misiniz? 2009.08.24 9053
5 Haram nedir, çeşitleri nelerdir? 2009.08.24 34900
6 Edâ ehliyetini ortadan kaldıran şeyler nelerdir? Ağır kronik psikiyatrik ve ruh hastası bir kimsenin edâ ehliyeti var mıdır? 2009.08.24 2720
7 İctihad nedir? 2009.08.13 12466
8 Kur’ân ayetlerini insanlara anlatırken Kur’an’ı Allah’ın açıkladığını ve kelimelerin temel anlamlarının araştırılmasının gerektiğini söylüyoruz. Birçok açıklamamızda sözlüklerdeki temel anlamlara referansta bulunuyoruz. Ancak bir arkadaş “müteşabih” ve "Şâe" kelimeleri konusundaki açıklamalarımızdan sonra, Râgıb el-İsfahâni’nin “el-Müfredât” adlı kitabına referansta bulunarak oradaki klasik anlamları doğrulayan açıklamaları gösterdi. Mademki savımızı kanıtlamak için Arapça ve sözlüklere başvuruyoruz, birçok konuda (A. Bayındır Hocanın yazılarında o sözlüklere atıf oluyor mesela), bu gibi sözlüklerde de anlamı bozulmuş kelimeleri nasıl izah edeceğiz? Yani ayetlere verdiğimiz manaları nasıl temellendireceğiz? Sözlüklerin de bozulduğunu söylersek, o zaman neden diğer kelimelerde sözlüğü referans alıyorsunuz diyorlar. 2011.05.09 2662
9 Kur’an-ı Kerim’e göre Allah Teala’nın ayetlerini kendi ictihatlarına göre yorumlayanlar nasıl değerlendirilir? 2011.05.11 2043
10 Vacip-mekruh-müstehap-mendup-mubah gibi terimler nasıl oluşmuştur? Kur’an’da bunlardan bahsedilmez. Bizi bağlayıcı mıdır? 2010.04.12 3003
11 “Allah Teala Kur’an ayetlerini tamamlamadan peygamber hüküm vermez” diyorsunuz. Peki, bu durumda Hz. Peygamber 23 yıl boyunca hüküm vermeden peygamberliğini yaptı şeklinde garip bir durum ortaya çıkmıyor mu? 2011.05.12 2893
12 Hocam 9 yaşında bir kız çocuğu akil baliğ olunca yani ay hali görmeye başlayınca dini görevlerle mükellef olur mu? Yaş itibarıyla küçük olduğu için bu soruyu sorma gereği duydum. Yani hala çocuksu hareketleri var. Oyun çağında olan bir çocuk olunca tereddüde düştüm. Bir açıklama getirir misiniz? 2010.06.16 6361
13 Kur’an’daki yasaklar illetleri ile beraber Allah tarafından açıklanarak mı yasaklanmıştır? Mesela alkollü içkilerin yasaklanması Kur’an’da illeti açıklanarak mı, yoksa kıyasla mı belirlenmiştir? 2011.05.31 2043
14 Hanefilerin fıkıh kaynaklarında seferilik hükümleri anlatılırken 15 günden daha az sürecek sefer durumlarının seferilik hükümlerine tabi olacağı anlatılıyor. Neden 15 gün olduğu ise “kadınların iki adet arasındaki asgari temizlik süresinin en az 15 gün” olması ile açıklanıyor. Kadının iki adet arasında en az 15 gün ibadetine dönmesi gerektiği gibi seferi olan da 15. gün itibariyle normal duruma dönmelidir deniyor. Bu, nasıl bir kıyas, açıklar mısınız? 2011.10.28 5604
15 Dinimizce “deli” diye tanımlanan akli dengesi yerinde olmayan insanlara ahirette sorgu sual olmadığı söyleniyor. Bu kategoriye sadece zihinsel engelliler mi dâhildir? Yoksa şizofren, paranoya, çift kişilik gibi psikolojik rahatsızlıklar da dâhil midir? Mesela şizofren bir kimse cinayet işlerse bundan sorumlu olmayacak mı? 2011.11.28 8268
16 Resulullah’ın tebyin görevi ile ilgili yazınızda da görüldüğü üzere peygamberlerin görevi, vahyi gizlememek. Bu, zaten apaçık olan bir şey. Söylemek istediğim, peygamberlerin, bir bilenin hiç mi açıklama, tefsir görevi yoktur. Böyle olsa sitenizden indirdiğim Bakara suresi mealine bir açıklama bölümü koymazdınız. Bu konuda açığa çıkmamış bir durum mu var? Bu konuda bilgilerinize müracaat ediyorum. 2012.01.05 2570
17 Hocam arkadaşlarıma özellikle sizin “Kur’an ve sünnet bir bütündür.” sözünüzü hatırlatıyorum. Yani "Peygamberimizin yaptığı, söylediği her şey Kur’an’da var." diyorum. Onlar da “Biz de bunları bulabiliyorsak o zaman peygamber niye yaratıldı?” diyorlar. Buna nasıl cevap verilmesi gerekiyor? 2012.02.06 2013
18 Hz. Peygamber Kur’an’ı açıklamıyorsa sünnet nasıl oluşmuştur? Hilal tv'de geçtiğimiz Ramazan Ayında bir programa katılmıştınız. Orada peygamberimizin göreviyle ilgili birtakım ifadelerde bulunmuştunuz. “Teybin” kelimesinin manası ile ilgili bir eleştiri yapılmış ve Lisanü’l-Arap sözlüğü kaynak gösterilerek bu kelimenin “tavzih” ve “vuzuh” olmak üzere iki anlamı olduğu belirtilmişti. Birisi müteaddi imiş, o sebeple mef'ul gerektirirmiş, ikincisi de lazım imiş. Tübeyyinü fiili mef'ul almış olduğu için de ilk mana geçerliymiş. Bunlar Arapça dilbilgisi bilmeyen bir insan penceresinden bakıldığında, büyük ihtimalle insanlar gözünde elektriği icad etmiş havası sağlandığından ikna gücü yüksek bir sunum hazırlanmış. Ben cevap vermede biraz yetersiz kaldım. Yani bence kelimelerin manaları, ardından gelen cümlelerle değişir diye düşündüm. Bunlara siz nasıl cevap veriyorsunuz? 2012.04.27 2603
19 Akıl nedir? İslam ile mükellef olmak için gereken akıl miktarı nedir? 2009.12.15 3429
20 Kur’an’ın Kur’an ile açıklanması konusunda daima ekip çalışmasına vurgu yapıyorsunuz. Peki, Allah’ın Resulünden gelen ve adına “hikmet” dediğimiz doğru bilgilerin ortaya çıkarılmasında uygulanan yöntem de böyle midir? Yoksa resullere bu konuda ayrıcalık mı tanınmıştır? 2013.11.01 3239
21 İslam hukukunda zaman aşımı var mıdır? Varsa süresi ne kadardır? 2010.01.30 2317
22 Peygamberimizin ibadet amacıyla yaptığı davranışlar mı sünnet, yoksa her yaptığı davranış mı bizim için sünnet olur? 2010.07.24 5029
23 Sedd-i zerâyi’ doğru bir hukuk prensibi midir? Harama giden yolların kapatılması haramların sınırlarını genişletmez mi? 2010.11.02 3692
24 Peygamber Efendimiz, Allah’ın Resulü olmasının yanı sıra aynı zamanda bir devlet başkanı idi. Devlet liderliğinin bir gereği olarak ortaya koyduğu emir ve yasaklar ile peygamberliğinin bir gereği olarak ortaya koyduğu hükümler aynı mahiyette midir? Lider vasfı ile verdiği hükümler de şeriatın konusu mudur? 2011.03.07 2850
25 Mantık ilmini (hem klasik hem de modern mantık) çalışmak, Kur'an'ı daha iyi anlama konusunda bize yardımcı olabilir mi? Bu konuda önerileriniz nelerdir? 2011.03.31 1949