Resulullahın Kur’an’ı tebyin etmesi, onu açıklaması demek değil midir?
Süleymaniye Vakfı > Fıkıh Usulü > Yazılı Fetvalar Tarih: 27 Nisan 2012  
Soru: Hz. Peygamber Kur’an’ı açıklamıyorsa sünnet nasıl oluşmuştur? Hilal TV'de geçtiğimiz Ramazan ayında bir programa katılmıştınız. Orada peygamberimizin göreviyle ilgili birtakım ifadelerde bulunmuştunuz. “Tebyin” kelimesinin manası ile ilgili bir eleştiri yapılmış ve Lisanü’l-Arab sözlüğü kaynak gösterilerek bu kelimenin “tavzih” ve “vuzuh” olmak üzere iki anlamı olduğu belirtilmişti. Birisi müteaddi imiş, o sebeple mef'ul gerektirirmiş, ikincisi de lazım imiş. Tübeyyinü fiili mef'ul almış olduğu için de ilk mana geçerliymiş. Bunlar Arapça dilbilgisi bilmeyen bir insan penceresinden bakıldığında, büyük ihtimalle insanlar gözünde elektriği icad etmiş havası sağlandığından ikna gücü yüksek bir sunum hazırlanmış. Ben cevap vermede biraz yetersiz kaldım. Yani bence kelimelerin manaları, ardından gelen cümlelerle değişir diye düşündüm. Bunlara siz nasıl cevap veriyorsunuz?
Cevap: 

Bahsettiğiniz eleştiriye daha önce sitemizde yer vermiştik:

http://www.suleymaniyevakfi.org/elestiriler/bayindir-dogru-mu-soyluyors.html

Kur’an Arapça bir kitaptır. Yüce Allah birçok yerde bu hususu vurgulamıştır. Dolayısıyla onu anlamak için Arap dilinin prensipleri de göz önünde bulundurulmalıdır. Ancak, Kur’an’da geçen herhangi bir kavramın anlamını, öncelikle Kur’an’dan çıkartmaya çalışmalıyız. Örneğimizden hareket edersek Kur’an, tebyin kelimesini hangi anlamda kullanmıştır? Bunun için kelimenin tüm türevleriyle Kur’an’da geçtiği yerler tespit edilmeli, anlam çerçevesi belirlenmeye çalışılmalıdır. Bu, birinci aşamadır. İkinci aşamada, kavramın anlam bakımından irtibatı olan diğer kavramlar taranmalıdır. İlk kavramın, ilişkili kavramlarla irtibatı araştırılmalı, üzerinde çalışılan kavramın anlamına etki eden bir irtibatın olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Mesela tebyin kelimesinin anlam çerçevesinin belirlenmesinde, rasul, nebi, itaat, tebliğ, tafsil, tasrif, tasdik gibi pek çok kavramın tebyin kelimesi ile irtibatı ortaya konmalıdır. Tüm bunlar yapılırken, kullanımlarıyla Kur’an’ın da tasdik ettiği cihetle Arap dilinin prensipleri hep göz önünde bulundurulacaktır. Anlam çerçevesi belirmeye başladığında, mantık örgüsü içinde ve de Kur’an’ın bütünü dikkate alınarak üzerinde araştırma yapılan kavramın tanımı yapılmaya çalışılır. Ortaya çıkan tanımın sağlaması, tanımın geçtiği ayetlerle tekrar okunarak yapılır. Ortaya çıkan tanım, kavramın geçtiği ayetlerle örtüşüyorsa bu, başarılı bir tanımlama kabul edilebilir.

Görüleceği üzere, dili Arapça olan bir Kitabın herhangi bir kelimesine anlam vermek, sadece sözlüklere ya da Arap gramerine havale edilebilecek bir işlem değildir. Arap grameri ve sözlükler araçtır. Son söz mercii değildir.

Tebyin kelimesi, Kuran’da çeşitli türevleri ve ilgili diğer kavramlarla birlikte taranıp tahlil edildiğinde -Allah’a nisbetle- “açıklamak, ayrıntılı bir şekilde ortaya koymak” anlamına gelir. Allah ayetlerini açıklamış, detaylandırmış, sonuçta açık bir Kitap (kitab-ı mübin) ortaya çıkmıştır. Kelime peygamberler de dâhil insanlar için kullanıldığında ise, zaten açık olan kitabı, “olduğu gibi ortaya koymak” demektir. Yani Kur’an’ın zaten ihtiva ettiği açıklamaları ortaya koymak demektir. Bu yönüyle tebyin, peygamberlere ve diğer insanlara verilmiş bir görevdir. Bunun içindir ki insanlar için kullanıldığında “saklama” ve “gizleme” kelimelerinin zıddı olarak kullanılmıştır. Konunun detaylı şekilde açıklaması sitemizde tebyin başlığı altında vardır.

http://www.suleymaniyevakfi.org/kuran-arastirmalari/kurana-gore-resulullahin-tebyn-gorevinin-anlami.html

Rasulullah’ın sünnetine gelince: Bu, hikmetin çıkarımıdır. Kur’an’ın ihtiva ettiği açıklamaların, detayların, ahkâmın yani hikmetin, belli bir gayret sonucu ortaya çıkartılmasıdır. Rasulullah, hikmeti talim etmiştir. Yani çıkarmış ve yolunu insanlara öğretmiştir. Konuyla ilgili detaylı bilgi sitemizde Kitap ve Hikmet başlığı altında vardır.

http://www.suleymaniyevakfi.org/kutsanan-gelenek-ve-kuran/kitap-ve-hikmet.html

Dr. Fatih Orum

Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş
Kategorideki Diğer Fetvalar:
Sıra     Fetvaya ait soru Tarih    Okunma    
1 İslam hukukunda fasık kimselerin hükmü meselesi hakkında bilgi almak istiyorum. İslami eserlerde karşılaştığım önemli bir bilgi, fasık kimselerin mahkemede şahitliğinin kabul edilmediği (hatta fasık bir kimse ramazan hilalini gördüm dese muteber olmayacağı) konusu. Şimdi böyle fasık kimselerin fasıklığı nasıl tespit edilir? Neye göre kişinin fasıklığı sabit olur? 2009.09.29 6431
2 Allahın bizden istediği ve sevdiği davranışları yapmak, istemediği ve sevmediği davranışları yapmamaya ne denir? 2009.08.24 10988
3 Farz nedir, neye denir, çeşitleri var mıdır? 2009.08.24 26548
4 Helal nedir, tarif eder misiniz? 2009.08.24 11513
5 Haram nedir, çeşitleri nelerdir? 2009.08.24 52473
6 Edâ ehliyetini ortadan kaldıran şeyler nelerdir? Ağır kronik psikiyatrik ve ruh hastası bir kimsenin edâ ehliyeti var mıdır? 2009.08.24 6734
7 İctihad nedir? 2009.08.13 27118
8 Akıl nedir? İslam ile mükellef olmak için gereken akıl miktarı nedir? 2009.12.15 5958
9 Hz. Peygamber Kur’an’ı açıklamıyorsa sünnet nasıl oluşmuştur? Hilal TV'de geçtiğimiz Ramazan ayında bir programa katılmıştınız. Orada peygamberimizin göreviyle ilgili birtakım ifadelerde bulunmuştunuz. “Tebyin” kelimesinin manası ile ilgili bir eleştiri yapılmış ve Lisanü’l-Arab sözlüğü kaynak gösterilerek bu kelimenin “tavzih” ve “vuzuh” olmak üzere iki anlamı olduğu belirtilmişti. Birisi müteaddi imiş, o sebeple mef'ul gerektirirmiş, ikincisi de lazım imiş. Tübeyyinü fiili mef'ul almış olduğu için de ilk mana geçerliymiş. Bunlar Arapça dilbilgisi bilmeyen bir insan penceresinden bakıldığında, büyük ihtimalle insanlar gözünde elektriği icad etmiş havası sağlandığından ikna gücü yüksek bir sunum hazırlanmış. Ben cevap vermede biraz yetersiz kaldım. Yani bence kelimelerin manaları, ardından gelen cümlelerle değişir diye düşündüm. Bunlara siz nasıl cevap veriyorsunuz? 2012.04.27 4803
10 Kur’an’ın Kur’an ile açıklanması konusunda daima ekip çalışmasına vurgu yapıyorsunuz. Peki, Allah’ın Resulünden gelen ve adına “hikmet” dediğimiz doğru bilgilerin ortaya çıkarılmasında uygulanan yöntem de böyle midir? Yoksa resullere bu konuda ayrıcalık mı tanınmıştır? 2013.11.01 4939
11 İslam hukukunda zaman aşımı var mıdır? Varsa süresi ne kadardır? 2010.01.30 4188
12 Nesih kelimesi Kur'an'da hangi anlamlarda kullanılmıştır? 2017.01.02 649
13 Peygamberimizin ibadet amacıyla yaptığı davranışlar mı sünnet, yoksa her yaptığı davranış mı bizim için sünnet olur? 2010.07.24 10449
14 Sedd-i zerâyi’ doğru bir hukuk prensibi midir? Harama giden yolların kapatılması haramların sınırlarını genişletmez mi? 2010.11.02 6663
15 Peygamberler hep aynı şeyleri mi tebliğ etmişlerdir? Bu bağlamda şeriatlarda bütünlük mü esastır? 2016.07.25 2508
16 Peygamber Efendimiz, Allah’ın Resulü olmasının yanı sıra aynı zamanda bir devlet başkanı idi. Devlet liderliğinin bir gereği olarak ortaya koyduğu emir ve yasaklar ile peygamberliğinin bir gereği olarak ortaya koyduğu hükümler aynı mahiyette midir? Lider vasfı ile verdiği hükümler de şeriatın konusu mudur? 2011.03.07 4797
17 Mantık ilmini (hem klasik hem de modern mantık) çalışmak, Kur'an'ı daha iyi anlama konusunda bize yardımcı olabilir mi? Bu konuda önerileriniz nelerdir? 2011.03.31 3333
18 Dinimizde bazı şeyler yavaş yavaş mı haram kılındı? Mesela içki İslam'ın ilk yıllarında helaldi de sonra mı haram kılındı? 2016.07.27 1924
19 Kur’ân ayetlerini insanlara anlatırken Kur’an’ı Allah’ın açıkladığını ve kelimelerin temel anlamlarının araştırılmasının gerektiğini söylüyoruz. Birçok açıklamamızda sözlüklerdeki temel anlamlara referansta bulunuyoruz. Ancak bir arkadaş “müteşabih” ve "Şâe" kelimeleri konusundaki açıklamalarımızdan sonra, Râgıb el-İsfahâni’nin “el-Müfredât” adlı kitabına referansta bulunarak oradaki klasik anlamları doğrulayan açıklamaları gösterdi. Mademki savımızı kanıtlamak için Arapça ve sözlüklere başvuruyoruz, birçok konuda (A. Bayındır Hocanın yazılarında o sözlüklere atıf oluyor mesela), bu gibi sözlüklerde de anlamı bozulmuş kelimeleri nasıl izah edeceğiz? Yani ayetlere verdiğimiz manaları nasıl temellendireceğiz? Sözlüklerin de bozulduğunu söylersek, o zaman neden diğer kelimelerde sözlüğü referans alıyorsunuz diyorlar. 2011.05.09 5447
20 Vacip-mekruh-müstehap-mendup-mubah gibi terimler nasıl oluşmuştur? Kur’an’da bunlardan bahsedilmez. Bizi bağlayıcı mıdır? 2010.04.12 4717
21 Kur’an-ı Kerim’e göre Allah Teala’nın ayetlerini kendi ictihatlarına göre yorumlayanlar nasıl değerlendirilir? 2011.05.11 3879
22 Hocam 9 yaşında bir kız çocuğu akil baliğ olunca yani ay hali görmeye başlayınca dini görevlerle mükellef olur mu? Yaş itibarıyla küçük olduğu için bu soruyu sorma gereği duydum. Yani hala çocuksu hareketleri var. Oyun çağında olan bir çocuk olunca tereddüde düştüm. Bir açıklama getirir misiniz? 2010.06.16 11411
23 “Allah Teala Kur’an ayetlerini tamamlamadan peygamber hüküm vermez” diyorsunuz. Peki, bu durumda Hz. Peygamber 23 yıl boyunca hüküm vermeden peygamberliğini yaptı şeklinde garip bir durum ortaya çıkmıyor mu? 2011.05.12 5033
24 Kur’an’daki yasaklar illetleri ile beraber Allah tarafından açıklanarak mı yasaklanmıştır? Mesela alkollü içkilerin yasaklanması Kur’an’da illeti açıklanarak mı, yoksa kıyasla mı belirlenmiştir? 2011.05.31 3495
25 Hanefilerin fıkıh kaynaklarında seferilik hükümleri anlatılırken 15 günden daha az sürecek sefer durumlarının seferilik hükümlerine tabi olacağı anlatılıyor. Neden 15 gün olduğu ise “kadınların iki adet arasındaki asgari temizlik süresinin en az 15 gün” olması ile açıklanıyor. Kadının iki adet arasında en az 15 gün ibadetine dönmesi gerektiği gibi seferi olan da 15. gün itibariyle normal duruma dönmelidir deniyor. Bu, nasıl bir kıyas, açıklar mısınız? 2011.10.28 8693
26 Dinimizce “deli” diye tanımlanan akli dengesi yerinde olmayan insanlara ahirette sorgu sual olmadığı söyleniyor. Bu kategoriye sadece zihinsel engelliler mi dâhildir? Yoksa şizofren, paranoya, çift kişilik gibi psikolojik rahatsızlıklar da dâhil midir? Mesela şizofren bir kimse cinayet işlerse bundan sorumlu olmayacak mı? 2011.11.28 20614
27 Resulullah’ın tebyin görevi ile ilgili yazınızda da görüldüğü üzere peygamberlerin görevi, vahyi gizlememek. Bu, zaten apaçık olan bir şey. Söylemek istediğim, peygamberlerin, bir bilenin hiç mi açıklama, tefsir görevi yoktur. Böyle olsa sitenizden indirdiğim Bakara suresi mealine bir açıklama bölümü koymazdınız. Bu konuda açığa çıkmamış bir durum mu var? Bu konuda bilgilerinize müracaat ediyorum. 2012.01.05 4591
28 Hocam arkadaşlarıma özellikle sizin “Kur’an ve sünnet bir bütündür.” sözünüzü hatırlatıyorum. Yani "Peygamberimizin yaptığı, söylediği her şey Kur’an’da var." diyorum. Onlar da “Biz de bunları bulabiliyorsak o zaman peygamber niye yaratıldı?” diyorlar. Buna nasıl cevap verilmesi gerekiyor? 2012.02.06 3453