Ölmüş yakınlarımızın ruhları yanımıza gelebilir mi?
Süleymaniye Vakfı > Ruh > Yazılı Fetvalar Tarih: 21 Ağustos 2009  
Soru: Ölmüş sevdiklerimizin, yakınlarımızın ruhları Cuma günü bizleri görüyor veya bulunduğumuz ortamlara geliyor deniyor. Bu konuda beni aydınlatır mısınız?
Cevap: 

İnsan, ruh ile bedenin birleşiminden oluşur. Ruh, bedeni ev gibi kullanır. Uykuda çıkar gider; uyanınca geri gelir. Ölen beden, yıkılan ev gibidir; yeniden yaratılıncaya kadar ruh oraya dönmez. Şu ayet bunu anlatır:

“Allah ölümü esnasında ruhları alır, ölmeyen­lerinkini de uykuda alır. Ölümüne hükmettiğini tutar, ötekini belli bir vakte kadar salıverir. Düşünen bir toplum için bunda belgeler vardır.” (Zümer 39/42)

Uyuyan ve ölen bedendir. Ruh ne ölür, ne de uyur. Kur’ân bize, ölmüş bedenden ayrılan ruhun yapacağı şu konuşmayı bildirir:

“Onlardan birine ölüm gelince der ki: “Rabbim! Beni geri çeviriniz. Belki terk ettiğim dünyada iyi bir iş yaparım. Hayır; bu onun söylediği sözdür. Arkalarında yeniden dirilecekleri güne kadar berzah (engel) vardır.” (Müminun 23/99-100)

Bu ayetlerde, ölen insanların ruhlarının tekrar dünyaya dönmesi, insanların bulunduğu ortamlara girmesi ile ilgili bir ifade yoktur. Allah, vefat ettirdiği kişilerin ruhlarını tuttuğunu ve dünyaya dönememeleri için arkalarına bir berzah / engel koyduğunu açık bir şekilde bildirmiştir.

Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş
Kategorideki Diğer Fetvalar:
Sıra     Fetvaya ait soru Tarih    Okunma    
1 Ölmüş sevdiklerimizin, yakınlarımızın ruhları Cuma günü bizleri görüyor veya bulunduğumuz ortamlara geliyor deniyor. Bu konuda beni aydınlatır mısınız? 2009.08.21 87008
2 Ölen iyi kişilerin ruhları alınıp gökyüzünün kapılarının ona açılacağı, iyi biri değilse gökyüzü kapılarının açılmayacağı ile ilgili bir şey duymuştum sizden. Net hatırlamıyorum hadis mi var, ayet mi? Söylemiştiniz ama emin değilim izah eder misiniz bu konuyu? 2009.08.21 11498
3 Çanakkale Zaferinin yıl dönümü olması hasebi ile bazı hikâyeler anlatılıyor. Şöyle ki: Savaşta bir Türk subayı “Yetiş ya Muhammed kitabın gidiyor!” diye bağırması, Peygamberimizin savaşa geldiğini bir Hindistanlı âlimin kalp gözü ile gördüğünü söylemeleri, bir subayın şehit okurken “Ne zahmet ettiniz ya Resulallah” demesi... Bu tür anlatımlar halkın ve hatta birçok hocaların nezdinde kabul görmüş. Bu da beni tereddüde düşürüyor. Acaba bizim mi atladığımız yer var? Yardım makamının sadece Allah olduğu ayetlerde apaçık iken bu tür şeylerin bir şanlı tarih olarak anlatılmasının sebebini gerçekten anlayamıyorum. Yoksa dediğim gibi bizim mi atladığımız yer var? 2012.03.17 25667
4 İnsan ölünce ruhu ile bedenin hiçbir ilgisi kalmıyor mu? Eğer kalmıyorsa Peygamberimizin Bedir kuyusunda ölülere hitap etmesi, Hz. Ömer’e “Kabirde aklımız bize şu anki gibi iade olunacak demesi”, “Mevta kendisini kefenleyenleri, namazını kılanları, kabre indirenleri görür tanır ve uzaklaşanların ayak seslerini duyar” ve bunlara benzer pek çok hadisini nasıl anlamalıyız? Bunlar uydurma mıdır, yoksa mecazi ifadeler midir? 2012.08.22 19765
5 “İnsan ölünce ruhu ile bedenin ilişkisi tamamen kesiliyor mu?” sorusuna vermiş olduğunuz cevabı okuyunca biraz çelişkiler yakaladım, sizlere sormak istiyorum: Tarikatçılığa Bakış kitabınızda ölülere seslerin duyurulamayacağını, ölen bir insanın dünya ile ilişkisinin kalmadığını ve kıyamete kadar da olmayacağını anlatıyorsunuz. Eğer sitedeki cevabınız doğruysa diğerleri ne demek oluyor? Açıklayabilirseniz sevinirim. 2012.08.28 25444