FETVALAR

SORU:

Peygamberimiz 632 yılında hac görevini yaptığında Mina’daki hutbesinde; zamanın Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü vaziyetine döndüğünü söylemiş. İslam tarihinde o günü başlangıç olarak kabul eden bir takvim var mı? Başlangıcı veda hutbesiyle uyumlu bir takvim olsa yaradılışla birebir uyumlu bir takvim olmaz mıydı?

Tarih: 27 Temmuz 2026

CEVAP:

Allah Teala, Tevbe Suresi 36. ayette, gökleri yarattığı günden beri ayların sayısının 12 olduğunu ve sistemi kameri ay hesabına göre kurduğunu bildirir.

suleymaniyevakfimeali.com/Meal/Tevbe.htm#36

Ay takvimi ile güneş takvimi arasında 11 gün kadar fark vardır. Bu da haccın, yılın her mevsimini dolaşmasına sebep olur. Hac ibadeti, can ve mal güvenliğinin sağlandığı peş peşe gelen üç haram ayından ikincisi olan Zilhicce’nin dokuzunda başlar ve on üçünde biter (Bakara 2/189, 197, Tevbe 9/36). Haram aylarından Zilkade, hacca geliş, Muharrem de dönüş sırasında hacıların yol güvenliği açısından önemlidir. Ancak haram ayların, yılın bütün mevsimlerini dolaşıyor olması, bazı kimselerin hesabına gelmediği için kamerî aylara ilave yaparak onları belli bir mevsimde sabitlemeye çalışmışlardır. Bu hilenin adı ‘nesî’ dir. Bunu Yahudiler de yapmaktadır. Onlar dini konularda Güneş-Ay (Lunisolar) takvimini esas alırlar. Bu sistemde ayın başlangıcı ve bitişi kamerî takvimde olduğu gibi ayın hareketine göre hesaplanır. Ancak yılların sayısı hesaplanırken Güneş dikkate alınır. Güneş takviminde aylar sene boyunca sabittir. Ayları, ay takviminde de sene boyu sabit tutabilmek için belli aralıklarla seneye ilave bir ay ekleyip ayların sayısını on üçe çıkarırlar. Bu hesapta her on dokuz senede yedi defa, bir yıl on üç ay çeker. Daha sonra bu on dokuz yıllık periyotta başa sarar. Bu süre içinde bir defa, tam vaktine denk gelir. İşte Muhammed aleyhisselamın yaptığı Veda Haccı, böyle bir vakte denk gelmiştir. Ondan sonra ilave yapılmasına son verildiği için artık öyle bir problem yoktur. Her şey zamanında yapılmaktadır.


Etiketler: