Sabah namazı, gece namazı mıdır, yoksa gündüz namazı mı?
Süleymaniye Vakfı > Namaz Vakitleri > Yazılı Fetvalar Tarih: 21 Ağustos 2009  
Soru: Sabah namazı, gece namazı mıdır, yoksa gündüz namazı mı? Bir ayette Allah Teala "gündüzün bölümlerinde namaz kıl, özellikle de sabah namazına dikkat et, önem göster" diyor. Buna göre gündüzün bölümlerindeki namazlardan bahsederken siz "gündüz namazlarını kıl özellikle bunlardan olan sabah namazını da" anlamaz mısınız? Ama hocamız sabah namazını "geceleri çoğuldur, çoğul da en az üçtür" diyerek gece kılınan namaz olarak niteledi. Bu işin aslını Kuran'dan açıklar mısınız?
Cevap: 

Sizin ifade ettiğiniz anlamda bir ayet yoktur. “Namaz kıl = أَقِمِ الصَّلاَةَ ” diye başlayan aşağıdaki ayette gündüz iki vakitte, gece de üç vakitte namaz kılınması emredilmektedir. Ayet şöyledir:

وَأَقِمِ الصَّلاَةَ طَرَفَيِ النَّهَارِ وَزُلَفًا مِّنَ اللَّيْلِ إِنَّ الْحَسَنَاتِ يُذْهِبْنَ السَّـيِّئَاتِ ذَلِكَ ذِكْرَى لِلذَّاكِرِين

“Gündüzün iki tarafında ve gecenin gündüze yakın saatlerinde namazı kıl. İyilikler kötülükleri giderir, bu, bilenler için doğru bilgidir.” (Hûd 11/114)

Arapça’da taraf (طرف), sınır, uç , yan ve bir şeyin bölümü anlamlarına gelir . Bu ayet, gündüzün iki tarafında yani iki bölümünde namaz kılmayı emretmektedir.

ÖĞLE VE İKİNDİ NAMAZLARI

Gündüzün iki bölümü, öğle ve ikindi vakitleridir. Öğle vakti, güneşin tepe noktasını aşmasıyla başlar. Allah Teâlâ şöyle buyurur:

أَقِمِ الصَّلاَةَ لِدُلُوكِ الشَّمْسِ

“Güneşin dülûku vaktinde o namazı kıl.” (İsra 17/78)

Güneşin dülûku, batıya kaymasıdır . Nebi sallallahu aleyhi ve sellem öğle namazını güneşin batıya kaydığı vakitte kılardı .

Güneş, doğduğu andan tepe noktasına gelinceye kadar bulunduğumuz yerin doğu tarafında olur; gölgeler ise batıya doğrudur. Tepe noktasına gelince gölge boyu en kısa seviyesine iner. Sonra güneş batıya, gölgeler doğuya kayar ve öğlen namazının ilk vakti girer. Bu vakitte ibadetle ilgili ikinci emir şudur:

فَسُبْحَانَ اللَّهِ …. حِينَ تُظْهِرُون

“… öğleye erdiğinizde Allah’a ibadet edin.” (Rum 30/ 17-18)

İkindi namazı, günün ikinci namazıdır. “Cebrail Beytullah’ın yanında Peygamberimize iki kere imamlık yapmış, birincisinde ikindiyi her şeyin gölgesi kendi boyu kadarken, ikincisinde her şeyin gölgesi kendisinin iki katı iken kıldırmıştı.”

Güneş, tepe noktasından batıya kaydıkça ısısı ve ışığı, giderek azalır ve nihayet batar. Güneş batınca gece başlayacağı için ikindiyi güneş batmadan kılmak gerekir. Bunu şu âyetten öğrenmekteyiz:

… وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ … َقَبْلَ الْغُرُوبِ

“… Güneş… batmadan önce her şeyi güzel yapan Rabbine ibadet et.” (Kaf 50/39)

Şu âyetin de ikindiyi gösterdiği söylenebilir:

فَسُبْحَانَ اللَّهِ … عَشِيًّا …

“…ışınlar azalınca Allah’a ibadet edin.” (Rum 30/ 17-18)

Öğlen vaktinin arkasından tan yerinin ağarmasına kadar ışınlar azaldığından عَشِيًّا aşiyyen; kelimesi Arapçada güneşin batıya kaymasından sabaha kadar devam eden vakti ifade eder.

GECE KILINAN NAMAZLAR

Gece, güneşin batmasıyla başlar. Allah Teâlâ oruçlu için; “sonra orucu geceye kadar tamamlayın ” buyurarak bunu bize öğretmiştir. Güneşin doğmasıyla birlikte gece sona erer.

Ayette geçen zülef (زلف) zülfe (زلفة)nin çoğuludur ve bir şeye yakınlık anlamındadır . “زُلَفًا مِّنَ اللَّيْلِ = gecenin zülfeleri” gecenin gündüze yakın en az üç zamanı demektir.

Akşam vaktinde, hem gecenin karanlığı, hem de gündüzden kalan aydınlık bulunur. Akşam ikiye ayrılır; biri güneşin batmasından batı ufkunda kızıllığın kaybolmasına kadar olan vakittir. Akşam namazı bu vakitte kılınır.

Yatsı vakti ise batı ufkunda kızıllığın kaybolmasından ufkun tamamen kararmasına kadar olan vakittir. “Namazı, Güneşin batıya kaymasından gecenin kararmasına kadar… kıl.” (İsrâ 17/78) ayetinde, gecenin kararması diye tercüme edilen (غسق الليل = ğasak’ul-leyl) yatsının bittiği vakti gösterir. Bu vakitte batı ufku tamamen kararır ve bu karanlık tan yerinin ağarmasına kadar sürer. Bu, normalde vitir namazının vaktidir; ama yatsı namazının kılınmasını caiz görenler de olmuştur. Fakat bu görüş bize göre doğru değildir.

Gecenin gündüze yakın üçüncü bölümü de sabahleyin gökle yerin birleştiği yere güneşten yansıyan ışınların yoğunlaşarak net bir şekilde görülmesiyle başladığı sabah namazı vaktidir. Böylece Zülef kelimesinin üç vakti gösterdiği netleşmiş gece kılınacak farz namazların üç vakit olduğu kesinleşmiş olur.

Namaz vakitleriyle ilgili geniş edinmek isteyenler aşağıdaki linkte bulunan “Kur’an’da Namaz Vakitleri” başlıklı yazımızı okuyabilirler:

http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/sabah-namazi-gece-namazi-midir-yoksa-gunduz-namazi-mi.html

Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş
Kategorideki Diğer Fetvalar:
Sıra     Fetvaya ait soru Tarih    Okunma    
1 Sabah namazını, sabah ezanı okunduktan sonra en az 15 dk sonra kılmak gerekiyormuş, bu doğru mu? 2009.08.25 48670
2 Namaz vakitlerinde ve imsak vakitlerinde (özellikle ramazanda imsak vakti önemli oluyor) piyasada iki değişik takvim ve imsakiye bulunuyor. Bunlardan hangisi doğrudur? Diyanetinki doğru mudur? Buna göre namazlarımızı kılabilir miyiz? Diğer takvimi kullananlar ise kendilerininkinin doğru olduğunu, müslümanların yıllardır bu takvimi kullandığını, Osmanlı zamanında da bu takvimin kullanıldığını, dolayısıyla Diyanet Takvimi'nin yanlış olduğunu söylemektedirler. Temkin vakitlerinin ihmal edildiğini söylemektedirler. Biz hangisine inanalım, hangisi doğru? 2009.08.21 21901
3 Namaz vakitleri ile ilgili bir soru sormak istiyorum: Namazların gece zifiri karanlık çökünceye kadar kılınması mı gerekiyor yoksa zifiri karanlık çökse de kılınabilir mi? Akşam namazının ardından hemen yatsı kılınır mı? Sizin bir sohbetinizde "zifiri karanlık çöktü mü yatsının vakti bitmiştir" diye dinledim. Emin olmak için tekrar soruyorum. 2009.08.21 17051
4 Yatsı namazının son vakti ne zamandır, gece saat kaça kadar kılınabilir? 2009.08.21 50693
5 Hocamız sabah namazının ışığın yoğunlaştığı zamanda başladığını ve güneşle bittiğini söylüyor. Şimdi buna göre bugün için örnek verirsek: 6:25 civarlarında sabah namazı başlıyor ve 7:15 te bitiyor. Sabah namazının bu kadar kısa bir süreye indirilmesi acaba olabilir mi? Lütfen sadece ama sadece Kuran'dan örnek vererek açıklar mısınız? 2009.08.21 27276
6 Sabah namazı, gece namazı mıdır, yoksa gündüz namazı mı? Bir ayette Allah Teala "gündüzün bölümlerinde namaz kıl, özellikle de sabah namazına dikkat et, önem göster" diyor. Buna göre gündüzün bölümlerindeki namazlardan bahsederken siz "gündüz namazlarını kıl özellikle bunlardan olan sabah namazını da" anlamaz mısınız? Ama hocamız sabah namazını "geceleri çoğuldur, çoğul da en az üçtür" diyerek gece kılınan namaz olarak niteledi. Bu işin aslını Kuran'dan açıklar mısınız? 2009.08.21 8878
7 Televizyonda bir hoca “Cuma namazının öğle vakti olduğunun Kur’an’da bir delili yok, ikindi de olabilir. Eğer peygamberimizin uygulaması olmasa bunu anlamamız kesinlikle mümkün değil!” dedi. Kafamız karıştı. Kur’an’da gerçekten de cuma namazının öğle vakti olduğunun bir delili yok mu? 2014.04.04 10116
8 Sabah namazı imsakten önce kılınabilir mi? 2010.02.11 66339
9 Namaz esnasında namaz vakti çıkarsa namaz bozulur mu? 2010.04.30 12735
10 “Cuma gecesi” ne zaman oluyor? Efendimizin (sav) “cuma gecesini değerlendirin” şeklinde hadisleri var. Buna göre cuma gecesi, perşembeyi cumaya bağlayan gece mi, yoksa cumayı cumartesiye bağlayan gece mi olmuş oluyor? 2011.07.05 52289
11 “Kur’an’a göre farz namazlar, kaç vakit ve kaç rekattır?” sorusuna 16 Şubat 2011 tarihinde verdiğiniz görüntülü cevapta aynen şu ifadeyi kullanıyorsunuz: “Namazın 5 vakit olduğu, hiç kimsenin şüphe etmeyeceği kadar açık ve nettir Kur’an-ı Kerim’de.” Süleyman Ateş Hoca da 7 Eylül 2011 tarihinde “Namaz kaç vakit?” başlıklı soruya sitesinde verdiği cevapta “Kur’an’da 3 vakit namazdan söz edilir. Öğle ile ikindi namazları, Kur’an ile sabit değildir.” diyor. Her ikinizin de görüşünüze kanıt olarak kullandığınız ayet aynı: Hud suresi 114. Şimdi Allah için, kendinizi, sizi tanımayan, dışarıdan sizi dinleyen/okuyan üçüncü bir şahıs yerine koyun. Bir tarafta bir âlim, 20 senenin üzerinde Fetva Kurulu Başkanlığı’nı yaptığını söylüyor. Bir tarafta diğer bir âlim, 40 seneden fazla vaktini Kur’ân’a adadığını ve onu anlamak için çaba sarf ettiğini söylüyor. Sonra her ikisi de aynı ayeti Arapça okuyarak farklı anlıyor. Şimdi bu kişinin aklına şöyle sorular gelmez mi? Bu âlimler 20 ya da 40 senede Arapça’daki tekil çoğul kavramını öğrenememişler mi? Yoksa bilerek kasıtlı saptırma yoluna mı gidiyorlar? Arapça, anlaşılması bu kadar zor bir lisansa böyle tek bir ayeti bile bu kadar uzman iki kişi, bu kadar farklı anlıyorsa bu insanların diğer konularda yazdıkları/söyledikleri şeylerin doğruluğuna nasıl inanacağız? Çok iyi Arapça bildiğinden şüphe duyulmayan bu hocalar bile bu dili anlamıyorlarsa kim anlıyor? Eğer ayetin anlamı çok açık ise nasıl farklı anlaşılabiliyor? Yok, eğer farklı yorumlanmaya müsait ise nasıl oluyor da bu 2 âlim bu kadar net cevap verebiliyorlar? 2011.09.15 76581
12 “Fecr” kelimesinin anlamı ‘yarmak’tır diyorsunuz. En’âm 96’da “fâliku’l-isbâh”ın anlamındaki “fâlik” kelimesi de meallerde ‘yarmak’ olarak veriliyor. Ve En’âm 95’te “İnnellâhe fâliku’l-habbi ve’n-nevâ” cümlesi “Şüphesiz Allah taneleri ve çekirdekleri yarandır.” diye meallendirilince otomatik olarak kavram kargaşası yaşanıyor. Sorum şu: Siz “felaka” fiiline ne anlam veriyorsunuz? Sizce “fecera” ve “felaka” fiilleri aynı manaya mı geliyor? 2012.08.29 5731