FETVALAR

SORU:

Ben bir ev hanımıyım ve hiç bir gelirim yok. Eşim memur. Zaman zaman eşimin verdiği paraları “bir gün zaruret olur” diyerek biriktirmekte iken, miktarın zekât nisabına ulaştığını fark ettim. Bu paraları normal olarak ihtiyaçlarım için harcasaydım elimde bir şey olmayacaktı. Fakat biriktirdiğim için bu miktara ulaştı. Eşimden alıp biriktirdiğimin dışında herhangi bir gelirim de yoktur. Şimdi ben bunlardan zekât vermekle yükümlü sayılır mıyım?

Tarih: 16 Eylül 2010

CEVAP:

Zekât verecek kimse, temel ihtiyaçlarından ve borçlarından başka nisap miktarı veya daha fazla bir mala sahip bulunmalıdır. Bu miktar malı bulunmayana zekât farz olmaz.

Nisap, şeriatın bir şey için koymuş olduğu belli bir ölçü ve miktar demektir. Bu miktar altın için 85 gram ve üzeridir. Eğer temel ihtiyaçlarınızı giderdikten sonra (kiranızı, kredi kartı borcunu, aylık fatura ödemelerinizi, varsa çocuğunuzun okul masraflarını düştükten sonra) elinizde bu miktar altın veya buna denk bir para ya da mal bulunursa bunun kırkta birini yani yüzde iki buçuğunu zekât olarak vermeniz gerekir.

“Eğer harcasaydım biriktiremezdim” sözü sadece sizin için değil tüm zenginler için geçerlidir. Onlar da elindeki paraları harcasalar ellerinde avuçlarında hiçbir şeyleri kalmaz! Siz öyle veya böyle “biriktirme” yapabildiyseniz ihtiyaçlarınızı gidermiş sayılırsınız. Dolayısıyla zekâtınızı vermelisiniz.

Görüntülü cevabımız için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız:

http://www.fetva.net/goruntulu-fetvalar/ev-hanimlari-zekat-vermeli-midirler.html


Etiketler: