FETVALAR

SORU:

Babam bir adamla alışverişte bulunarak ona yazlığımızı sattı. Adamdan da arabasını aldı. Ancak yazlığın satışı sadece kâğıt üzerinde gerçekleşmiş, yani tapuya bildirilmemiş. Babam vefat ettikten sonra yazlık yasal olarak annem ve bana intikal etti. Yaklaşık 12 yıldır yazlığın vergilerini, aidatlarını ödemek zorunda kalıyoruz. Çünkü yazlık resmi olarak bizim. Ama gerçekte bizim değil! Yazlığın gerçek sahibine yıllardır ulaşmaya çalışıyoruz. “Ülkeden kaçtı” diyenler var, “öldü” diyenler var. Ne bir akrabası var ne de bir yakını. Ne yapacağımızı bilemiyoruz. Artık aidat ve vergileri ödemek de bizi zor durumda bırakıyor. Yazlığı satsak aldığımız parayı ne yapabiliriz veya satmamız doğru olur mu? Sattık diyelim aldığımız paradan kendi hakkımız olan parayı (şimdiye kadar ödediğimiz vergi aidat v.b. harcamaları) alsak kalan tutarı ne yapacağız? Kalan tutarı bir banka hesabına yatıralım diyoruz ama şahıs ortaya çıkmazsa 10 yıl içerisinde paraya merkez bankası el koyuyor. Kişinin parasını göz göre göre merkez bankasına vermemiz de sakıncalı. Bankaya yatırmasak o kadar parayı saklamamız da ayrı bir sıkıntı. Bu durumda ne yapmamız gerekiyor?

Tarih: 03 Eylül 2012

CEVAP:

Bir alım satımda satıcının görevi malı teslim etmek, alıcının görevi ise teslim almaktır. Sorudan anlaşıldığına göre müşteri gayrimenkulü teslim almamıştır; çünkü gayrimenkulün teslim ve tesellümü, tapunun nakli ile gerçekleşir.

Kişi, soruda belirtildiği üzere uzun yıllardır ortaya çıkmıyor, malını teslim alıp sahip olmuyor, arandığı halde kendisine veya hakkında tasarrufta bulunmaya yetkili birine de ulaşılamıyor ve bu durum malı satan tarafı mağdur ediyorsa şöyle hareket edilmelidir: Alım-satım akdini geçersiz kılıp müşterinin yazlık için ödediği bedelin o günkü değerini, müşterinin çıkıp gelmesi ihtimaline karşı makul bir süre saklı tutmak, süre sonunda da ortaya çıkmazsa onun adına hayra harcamaktır.

Doç. Dr. Servet Bayındır


Etiketler: