FETVALAR

SORU:

Kurbanla ilgili bölümde yer alan bir cevabınızda “Peygamber Efendimize kurban kesilmez” demişsiniz. Bu tezinize bir kaynak göstermenizi rica ediyorum. Ben “kesilir” diye biliyorum ve bununla ilgili şöyle bir hadis var: Hunnes (r.a) anlatıyor. Hz. Ali'yi iki koç keserken gördüm ve ona "Bunlar nedir" diye sordum. Hz. Ali: "Resûlullâh bana kendisi için kurban kesmemi vasiyet etmişti, ben de onları kesiyorum" dedi. (Ebû Dâvûd, Edâhî 2). Demek ki Efendimize kurban kesmek bizzat efendimizin kendi vasiyetidir. Sizden de bir kaynak göstermenizi bekliyorum.

Tarih: 19 Ağustos 2009

CEVAP:

Öncelikle hadisin ravisinin adının Hunnes değil Haneş olduğunu belirtelim. Bu hadis Tirmizî ve Ebû Davûd’da geçmektedir. Tirmizî’de geçen rivayet şöyledir:

Ali radıyallâhu anh’tan rivayete göre, kendisi biri Resûlullâh adına, diğeri de kendi adına olmak üzere iki kurban keserdi. Kendisine bunun sebebi sorulunca şöyle derdi: “Böyle yapmamı bana Resûlullâh emretti ve bu şekilde yapmayı hiç terk etmeyeceğim.” (Tirmizî, Edâhî, 3.)

İmam Tirmizî, bu hadis hakkında “bu hadis garîbtir. Bunu sadece Şerîk’in rivayetiyle bilmekteyiz.” Demiştir.

Hadisin Ebû Davûd’un Sünen’inde yer alan rivayeti ise şöyledir:

Haneş şöyle demiştir: Ben Hz. Ali’yi iki koç birden kurban ederken gördüm de (ken­disine) “Bu da nedir?” diye sordum. “Resûlullâh (sağlığında, vefatından sonra her sene) kendi yerine bir kurban kesmemi bana em­retti. İşte ben de onun yerine kurban kesiyorum.” cevabını verdi. (Ebû Dâvûd, Dehâyâ, 2)

Bu hadis kendisi ile amel edilemeyecek kadar zayıftır. Çünkü senedinde hadis âlimlerince kimliği mechûl olan Ebu’l-Hasnâ ile hakkında “onun hadisleri delil olarak kullanılmaz”, “zayıftır”, “sağlam değildir”, “Hz. Ali’den tek başına rivayet ettiği hadisler, sika/güvenilir ravilerin hadislerine benzemiyor; bu yüzden onun hadisi delil olarak kullanılmaz” gibi çeşitli tenkitler yapılmış olan Haneş b. el-Mu’temir vardır. Dolayısıyla bu hadis, delil olma niteliğinden uzaktır.

el-Mubârekfûrî, Tuhfetü’l-Ahvezî isimli eserinde bu mevzuda şunları söylemektedir:

“Ben, ölen bir kimsenin yerine ayrıca bir kurbanın kesileceğine dair sahih ve merfû bir ha­dise rastlamadım. Bu mevzuda Hz. Ali’den rivayet edilmiş olan hadis ise za­yıftır. Bu böyle olmakla beraber, şayet bir kimse, ölen bir kimsenin yerine ayrı bir kurban kesecek olursa, ihtiyat olarak bu kurbanın etinden yemeyip tümünü tasadduk etmesi gerekir.”

(KAYNAKLAR: el-Mubârekfûrî, Tuhfetü’l-Ahvezî, Kahire, 2001, c: 4, s: 433-434, 1495. hadisin şerhi; es-Sehârenfûri, Bezlu’l-Mechûd fî Halli Ebî Dâvûd, Beyrut, trs, c: 13, s.10-11; Sünen-i Ebu Davud Terceme ve Şerhi, Necati Yeniel, Hüseyin Kayapınar, Necat Akdeniz, Şamil Yayınevi, İstanbul, 1990, c: 10, s: 465.)

NOT: Peygamberimizin hayatta iken biri kendisi için diğeri ümmetinden imkânı olmayanlar için iki koçu kurban kesmesi ise tamamen farklı bir durumdur. O konuyla ilgili olarak sitemizde yer alan KURBANIN FERT YA DA AİLE ADINA KESİLMESİ TARTIŞMALARI başlıklı araştırmayı okumak için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız:

http://www.suleymaniyevakfi.org/arastirmalar/aile-adina-tek-kurban.html


Etiketler: