Kur’an-ı Kerim’de sık sık İbrahim aleyhisselamın kıssasına yer verildiği görülmektedir. Birçok ayette Allah Teâlâ Peygamberimize “İbrahim’in dinine tabi ol” emri vermektedir. Aynı emir diğer Müslümanlara, Mekkeli müşriklere, Yahudilere ve Hıristiyanlara da verilmiştir. Zira bu üç zümre de kendilerini İbrahim aleyhisselama nispet etmekte ve ona değer vermektedirler. Bu açıdan İbrahim aleyhisselam diğer peygamberlerden farklıdır. O, peygamberlerin babası olarak da bilinir. Peygamberimizin namazlarda ona dua etmesinin sebebi bu olabilir.
Ayrıca Kur’an’da İbrahim aleyhisselamın “(Rabbim!) Sonrakilerin beni güzel şekilde anmalarını sağla.” (Şuarâ, 26/84) şeklindeki duasına yer verilir. Namazlarımızda ona da salât ve bereket dilenmesi bu duanın kabulü sayılabilir.
Bârik, “bereketlendir” anlamına gelir. Bereket; çoğalma ve artma demektir. İbrahim aleyhisselama bereket dilenmesi, maddi ve manevi olarak kendisinin ve mü’min zürriyetinin Allah’ın nimetlerinden bolca faydalanmasını ve isminin kıyamete kadar baki kılınmasını ve sürekli onun övülmesini, hayrının, iyiliğinin hatırlanmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz etmektir. Bir ayette şöyle buyurulmuştur:
“İnsanlar içinde İbrahim’e en yakın olanlar, ona tâbi olanlar, bu Peygamber ve bu Peygambere iman edenlerdir. Allah müminlerin dostudur.” (Âl-i İmrân, 3/68)
Ayette görüldüğü gibi İbrahim aleyhisselama en yakın olanlardan biri bizim peygamberimizdir. Dolayısıyla onun, namazlarda İbrahim aleyhisselama dua etmesinin ve bizlerden dua etmemizi istemesinin bir sebebi de bu yakınlık olabilir.