FETVALAR

SORU:

Namazın ikinci rekâtında birinci rekâtta okunan sureden daha geride bulunan bir sureyi okumak mekruh mudur?

Tarih: 20 Eylül 2013

CEVAP:

Namazın ikinci rekâtında birinci rekâtta okunan sure ve ayetlerden daha geride yer alan sure ve ayetleri okumanın mekruh olduğuna dair herhangi bir ayet, hadis bulunmamaktadır. Fakat buna rağmen bu şekilde kıraatte bulunmanın mekruh olduğu hususunda fıkıh mezhepleri ittifak etmişlerdir. Vehbe Zuhayli, bu durumu şöyle ifade etmiştir:

“Namazda Kur’an tertibinin tersine doğru kıraatte bulunmanın mekruh olduğu hususunda fıkıh mezhepleri arasında ittifak vardır. Mesela, birinci rekâtta “İhlas” suresini okumak, sonra “Leheb” veya “Kâfirun” suresini okumak gibi. Çünkü Hz. Peygamber’den nakledilen rivayet, ikinci rekâtta birinci rekâtta okunan sureden sonraki bir sureyi okumak, Kur’an’ın nazmı üzerinde okumak şeklindedir. İbn Mesud’dan şu rivayet nakledilmiştir: Kendisine Kûr’an’ı tersine okuyan kimse hakkında sorulunca şöyle cevap vermiştir: ‘O, kalbi tersine çevrilmiş bir kişidir.’ Ebû Ubeyde bunu şöyle tefsir etmiştir: “Bir sure okunur, ondan sonra başka bir sure okunur ki bu sure Kûr’an’daki surelerin tertibinde ilk okunandan önce bulunur.” (Bkz: Vehbe Zuhayli, İslam Fıkhı Ansiklopedisi, c: 2, s: 87.)

Yukarıda zikredilen ve Abdullah b. Mesud’a nispet edilen rivayet bazı hadis kaynaklarında geçmektedir. (Rivayetin geçtiği kaynaklar için bkz: Abdurrezzâk, Musannef, c: 4, s: 323, hadis no: 7947; İbn Ebi Şeybe, Musannef, c: 10, s: 564, hadis no: 30938; Tâberanî, Mucemu’l-Kebir, c: 9, s: 170, hadis no: 8846; Heysemî, Mecmâu’z-Zevâid, c: 7, s: 348, hadis no: 11686)

İbn Ebi Şeybe’nin Musannef’ini tahkik eden Muhammed Avvâme bu rivayetin ravilerinin güvenilir olduğunu söylemiştir. Yine Heysemi de Mecmâu’z-Zevâid adlı eserinde rivayetin Taberani’de geçtiğini ve ravilerinin güvenilir olduğunu belirtmiştir

İbn Mes’ud’dan nakledilen rivayette, namaz kılarken birinci rekâtta İhlas suresini, ikinci rekatta İhlas’tan önceki surelerden herhangi birini okumak değil de; sureyi kendi içinde tersten okumak kast edilmiştir. Mesela Kevser suresin üçüncü ayetten başlayarak, iki ve birinci ayetlerini veya Kur’an’ın herhangi bir sayfasını aşağıdan yukarıya doğru tersten okumak gibi. Hz. Peygamber’den nakledilen sahih bir rivayette O’nun namazda bir sureyi bitirdikten sonra ondan daha geride yer alan başka bir sureyi okuduğu anlaşılmaktadır. Huzeyfe şöyle demiştir: “Hz. Peygamberle beraber bir gece namaza durdum. Arkasında olduğumu bilmiyordu. Bakara suresinden okumaya başladı. Yüz ayet okuyunca rükûa gider diye düşünüyordum. Fakat rükûa gitmedi. Bakara’dan sonra Nisa sûresini, ondan sonra da Âl-i İmran sûresini okumaya başladı. Bunları okurken de ağır ağır, kelimelerin hakkını vererek okuyordu…” (Müslim, Sâlatü’l-Müsafirîn,  203 (772)

Bu hadisle ilgili olarak Kadı İyâz, Ebû Bekir el-Bâkıllânî’nin: “Yazarken, namaz kılarken, derste, eğitim öğretimde surelerin tertibine riayet etmek şart değildir. Çünkü bununla ilgili herhangi bir ayet veya hadis yoktur.” Sözünü naklettikten sonra şunları söylemiştir:

“Namaz kılan kişinin ikinci rekâtta ilk rekâtta okuduğu sureden daha geride bir sure okumasında herhangi bir sakınca yoktur. Mekruh olan, aynı rekât içinde ve namaz dışında Mushaf tertibine riayet etmemektir. Fakat bazı âlimler bunu da mubah kabul etmiş ve selefin bu konudaki yasaklamasını, surenin sonundan başına doğru tersinden okumakla tevil etmişlerdir.” (Bkz. İmam Nevevi, Şerh-u Sahîh-i Müslim, c: 6, s: 62.)

İmam Buhârî de el-Câmiu’s-Sahîh’inde “Hz. Osman Mushafı’nın Tertibine Muhalif Olarak Bir Süreden Evvel Diğer Bir Sure Okunması adı altında bir başlık açarak namazda bunun caiz olduğunu ifade etmiş ve şu açıklamaya yer vermiştir: “(Tâbiûndan) Ahnef b. Kays sabah namazının ilk rekâtında Kehf suresini, ikinci rekatında Yûsuf yahut Yûnus suresini okuyup sabah namazını Ömer’in arkasında bu sureler ile kıldığını söylemiştir.” (Bkz. Buhari, Ezan, 106.)

Yunus (10. sure) ve Yusuf (12. sure) sureleri, Mushaf’ta Kehf (18. sure) suresinden önce yer almaktadır.

Sonuç olarak namazda Mushaf tertibinin tersine doğru kıraatte bulunmanın mekruh olmadığı anlaşılmaktadır. Mesela birinci rekâtta İhlâs suresini okuyan birinin ikinci rekâtta İhlâs suresinden daha geride yer alan (Mesela Kevser suresi) herhangi bir sureyi okumasında hiçbir sakınca yoktur. Bu şekildeki bir okuyuş mekruh değildir.


Etiketler: