<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Fetva &#187; Kur&#8217;an</title>
	<atom:link href="http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/kuran-yazili-fetvalar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.fetva.net</link>
	<description>Süleymaniye Vakfı Fetva Sitesi &#124; Dini sorulara Süleymaniye Vakfı tarafından verilmiş cevaplar yer almaktadır.</description>
	<lastBuildDate>Sat, 11 Feb 2012 07:15:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.3</generator>
		<item>
		<title>Kur’an hangi konuda bize aydınlatıcı bilgiler verir?</title>
		<link>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/kur%e2%80%99an-hangi-konuda-bize-aydinlatici-bilgiler-verir.html</link>
		<comments>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/kur%e2%80%99an-hangi-konuda-bize-aydinlatici-bilgiler-verir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 May 2011 06:22:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kur'an]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılı Fetvalar]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an hangi konulardan bahseder]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an'da geçen konular]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an'ın ana konuları]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an'ın içeriği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fetva.net/?p=5039</guid>
		<description><![CDATA[Kur’ân, insanın dünya ve ahireti ile ilgili her konuda bilgi verir. Kur’ân bunu “hatırlatma”, “uyarma”, “aydınlatma”, “müjdeleme” gibi usullerle yapar. Şirk konusu üzerinde ısrarla durur. Bununla, insanı bu dünyada hür ve ahirette mutlu kılmayı amaçlar. Dünyanın bir imtihan yurdu olduğunu sık sık hatırlatır. Böylece kulun, hayatı anlamlandırmasını ister. Kur’an’da Allah-kul ilişkisinin sağlam bir temele oturtulabilmesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kur’ân, insanın dünya ve ahireti ile ilgili her konuda bilgi verir. Kur’ân bunu “hatırlatma”, “uyarma”, “aydınlatma”, “müjdeleme” gibi usullerle yapar.</p>
<p><strong>Şirk</strong> konusu üzerinde ısrarla durur. Bununla, insanı bu dünyada hür ve ahirette mutlu kılmayı amaçlar.</p>
<p>Dünyanın bir <strong>imtihan yurdu</strong> olduğunu sık sık hatırlatır. Böylece kulun, hayatı anlamlandırmasını ister.</p>
<p>Kur’an’da Allah-kul ilişkisinin sağlam bir temele oturtulabilmesi için <strong>ibadetler</strong> üzerinde durulur.</p>
<p>Yeryüzünde fesadın olmaması için <strong>haklara </strong>dokunulmamasını ve <strong>geçmiş milletler</strong>den ders alınmasını ister.</p>
<p>İnsanın kendisini ve çevresini keşfedip medeniyet kurabilmesi için <strong>fıtrat</strong>a vurgu yapar.</p>
<p>Çok genel hatlarıyla toparlayacak olursak <strong>Kur’ân, kişinin Allah ile, kendisi ile ve çevresi ile ilgili tüm ilişkilerini düzenler.</strong></p>
<p>Dr. Fatih Orum</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/kur%e2%80%99an-hangi-konuda-bize-aydinlatici-bilgiler-verir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kur&#8217;an-ı Kerim 23 yıl içinde mi yoksa sadece 1 aylık bir sürede mi indi?</title>
		<link>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/kuran-i-kerim-23-yil-icinde-mi-yoksa-sadece-1-aylik-bir-surede-mi-indi.html</link>
		<comments>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/kuran-i-kerim-23-yil-icinde-mi-yoksa-sadece-1-aylik-bir-surede-mi-indi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Mar 2011 08:07:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kur'an]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılı Fetvalar]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an bir defada mı indirildi]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an bir defada toptan mı indirildi]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an bir gecede mi indirildi]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an bir kerede mi indirildi]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an kaç yılda indi]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an kaç yılda indirildi]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an ne kadar sürede indi]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an ne zaman indirildi]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an'ın indiriliş süresi]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an'ın indirilişi]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an'ın peyderpey indirilmesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fetva.net/?p=4891</guid>
		<description><![CDATA[Bakara suresinin 185. ayeti, Duhan suresinin ilk ayetleri ve Kadir Suresi&#8217;nde Kur’ân’ın Ramazan ayında mübarek bir gecede yani Kadir gecesinde indirildiğinden bahsedilmektedir. İlgili ayetler şöyledir: “Ramazan ayı ki o ayda insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur’ân indirilmiştir.” (Bakara, 2/185) “Hâ Mîm. Andolsun o apaçık kitaba ki, biz onu mübarek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bakara suresinin 185. ayeti, Duhan suresinin ilk ayetleri ve Kadir Suresi&#8217;nde Kur’ân’ın Ramazan ayında mübarek bir gecede yani Kadir gecesinde indirildiğinden bahsedilmektedir. İlgili ayetler şöyledir:</p>
<p><strong>“Ramazan ayı ki o ayda insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur’ân indirilmiştir.”</strong> (Bakara, 2/185)</p>
<p><strong>“Hâ Mîm. Andolsun o apaçık kitaba ki, biz onu mübarek bir gecede indirdik. Çünkü biz uyarıcıyız. O gecede her hikmetli buyruk ayrılır ve katımızdan bir emirle ilgilisine yollanır.” </strong>(Duhân, 44/1–5)</p>
<p><strong>“Muhakkak ki biz Kur’ân’ı Kadir gecesinde indirdik.”</strong> (Kadir, 97/1)</p>
<p>Bu ayetlerde Kur’ân’ın bir defada indirildiği değil; Ramazan ayında ve adına “Kadir” denilen bir mübarek gecede <strong>indirilmeye başlandığı</strong> anlatılmaktadır. Aksi takdirde Kur’ân’ın bir gecede toptan indirildiği anlaşılır ki bu, şu ayete aykırı olur:</p>
<p><strong>&#8220;İnkâr edenler: Kur&#8217;an ona bir defada topluca indirilmeli değil miydi? dediler. Biz onu senin kalbine iyice yerleştirmek için böyle yaptık (parça parça indirdik) ve onu tane tane (ayırarak) okuduk.&#8221; </strong>(Furkan, 25/32)</p>
<p>Zaten Kur&#8217;an baştan sona okunduğunda uzun bir zaman zarfında indirildiği açık bir şekilde görülebilir. Hem Mekke dönemine hem Medine dönemine değinen ayetler, Peygamberimizin ve ashabının giriştiği mücadeleler ve savaşlar, kâfir, münafık ve ehl-i kitabının davranışları&#8230; Hepsi Kur’ân’ın bir defada ve toptan indirilmediğinin en önemli delilleridir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/kuran-i-kerim-23-yil-icinde-mi-yoksa-sadece-1-aylik-bir-surede-mi-indi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kur&#8217;an&#8217;da konular niçin farklı farklı surelerde işlenmiş?</title>
		<link>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/kuranda-konular-nicin-farkli-farkli-surelerde-islenmis.html</link>
		<comments>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/kuranda-konular-nicin-farkli-farkli-surelerde-islenmis.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Oct 2011 07:20:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kur'an]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılı Fetvalar]]></category>
		<category><![CDATA[ayet ve surelerin dizilişi]]></category>
		<category><![CDATA[ayetlerin dizlişi]]></category>
		<category><![CDATA[ayetlerin tertibi]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an konuları]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an'ın ana konuları]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an'ın dizilişi]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an'ın tertibi]]></category>
		<category><![CDATA[surelerin tertibi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fetva.net/?p=5417</guid>
		<description><![CDATA[Kur&#8217;an; ibadet, ahlak, hukuk, fizik&#8230; kitabı olmadığı için konu sıralaması yapılmamıştır. O, her şeyden bahseden mucizevî bir kitap olduğu için herhangi bir konuyla ilgili olduğu düşünülen bir ayetin daha pek çok konuyla doğrudan ya da dolaylı ilgisi kurulabilmektedir. Ondaki bu ilahi düzen, onu tüketilemez yapmaktadır. Tıpkı rakamlar gibi&#8230; Belli bir disiplin altında sıralanan on rakamla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kur&#8217;an; ibadet, ahlak, hukuk, fizik&#8230; kitabı olmadığı için konu sıralaması yapılmamıştır. O, her şeyden bahseden mucizevî bir kitap olduğu için herhangi bir konuyla ilgili olduğu düşünülen bir ayetin daha pek çok konuyla doğrudan ya da dolaylı ilgisi kurulabilmektedir. Ondaki bu ilahi düzen, onu tüketilemez yapmaktadır. Tıpkı rakamlar gibi&#8230; Belli bir disiplin altında sıralanan on rakamla sadece bir tane telefon numarası oluşturulabilirken bir sıralama amacı olmadan fonksiyonel olarak hazırda bekleyen on rakamla sonsuz telefon numarası türetilebilir. Şöyle bir örnek verebiliriz:</p>
<p>Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:</p>
<p><strong> “Hatırlayın ki Allah size, iki taifeden (kervan veya Kureyş ordusundan) birinin sizin olduğunu vaat ediyordu; siz de kuvvetsiz olanın (kervanın) sizin olmasını istiyordunuz. Oysa Allah, sözleriyle hakkı gerçekleştirmek ve kâfirlerin ardını kesmek istiyordu.”</strong> (Enfâl, 8/7)</p>
<p>Bedir savaşından sonra ganimetlerin dağıtılma sürecinde inen yukarıdaki ayette zikredilen vaadin Kur’ân’da izi sürülmek istendiğinde şu ayetlerin konuyla ilgili yönleri olduğu görülecektir. Allah şöyle buyurmuştur:</p>
<p><strong> “Elif, Lâm, Mîm. Rumlar yenildiler. Çok yakın bir yerde; ancak onlar bu yenilgilerinin ardından yeneceklerdir. Bir kaç yıl içinde&#8230; Eninde sonunda buyruk, Allah’ındır. O gün inananların da sevineceklerdir. Allah’ın yardımıyla&#8230; O, düzenine uyana yardım eder.  Allah mutlak güç sahibidir. Allah’ın verdiği sözdür bu!  Allah, verdiği sözden caymaz; ancak, insanların pek çoğu bunu bilmezler.” </strong>(Rum 30/1-6)</p>
<p>Müslümanlar Rûm sûresi sebebiyle muhtemelen bu vaadin gerçekleşeceği zamanı takip ediyorlardı. Kuzeyden gelecek bir haber için kulak kabartıyorlardı. Bu esnada kervan haberi gelmişti ve vaadin bu olabileceği düşünülmüş olmalıydı. Bu amaçla yola çıkıldı; ancak Mekke ordusunun yaklaşmakta olması ve kervanın ele geçirilme ihtimali ortadan kaybolunca bir hedef değişikliği ve buna bağlı olarak da belki bir hayal kırıklığı yaşanmıştı. Fakat bir çatışma da kaçınılmaz olmuştu. Bu ruh haliyle Müslümanlar arasında bir tedirginlik yaşanmaktaydı. Enfâl suresinde bu tedirginliği görmekteyiz. Enfâl suresindeki vaadin konu edindiği ayet, bu ruh halinden bahsediyor olmalıdır. Yani “Sizler, Allah’ın vaadinin gerçekleşmesi dileğiyle kervan için yola çıkmıştınız. Bunun kolay olacağını düşünüyordunuz; ancak Allah sizin için daha hayırlı olanı istediği için orduyla karşı karşıya kaldınız. Vaat ve karşınızdaki ordu hakkında endişeler duymaya başladınız, dua ettiniz, Allah da duanızı kabul etti ve savaş esnasında yaptığınız çok hayati bir hataya rağmen Allah’ın vaadi sebebiyle savaşı kazandınız.” demektedir. Yapılan hata, düşman üzerinde ezici bir baskı kurup nihai bir sonuca ulaşmadan Müslümanların esir almakla uğraşmalarıydı.</p>
<p>Enfal suresinin 67 ve 68. ayetlerinde Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:</p>
<p><strong>“Savaş alanına ağırlığını koyuncaya kadar hiçbir peygamberin esir alma hakkı yoktur. Siz, hemen elde edeceğiniz bir mal istiyorsunuz Allah ise sonrasını istiyor. Allah güçlüdür, doğru karar verir.” </strong></p>
<p>Yapmaları gereken, esir almakla uğraşmak yerine savaşa devam edip kaçanları kovalamak olmalıydı. Kâfirlerin kökünün kazınması ancak böyle mümkün olurdu ve Allah’ın muradı da aslında buydu.</p>
<p><strong> “Oysa Allah, sözleriyle hakkı gerçekleştirmek ve kâfirlerin ardını kesmek istiyordu.”</strong> (Enfâl, 8/7)</p>
<p>Savaş esnasında ve sonrasında yapılması gerekenlerle ilgili olarak Muhammed suresinin 4. ayetinde şunlar belirtilmektedir:</p>
<p><strong> “Kâfirlerle savaşta karşılaşınca boyunlarını vurun. Galip geldiniz mi bağı sıkı tutun. Esirleri ya fidye alarak veya almayarak serbest bırakırsınız. Harp ağırlıklarını bırakıncaya (karşı taraf tamamen bitince, size karşı koyacak gücü kalmayınca) kadar.” </strong>(Muhammed, 47/4)</p>
<p>Bu hata sebebiyle savaşın sonu çok acı olabilirdi.</p>
<p><strong> “Daha önce Allah, (iki topluluktan biri sizin olacak diye) yazıya geçirmeseydi, aldığınız esirlerden dolayı başınıza büyük bir felaketin gelmesi kaçınılmazdı.”</strong> (Enfal, 8/68)</p>
<p>Nitekim Uhud’da böyle oldu. Mekkelilerin Bedir&#8217;de yaşadığı acıyı, Müslümanlar Uhud’da yaşadılar:</p>
<p><strong> “Siz bir yara aldıysanız, karşınızdaki topluluk da vaktiyle benzeri bir yara almıştı. Böyle günleri, bir ona bir öbürüne, insanlar arasında döndürüp dururuz. Bu, Allah&#8217;ın inanmış olanları ortaya çıkarması ve içinizden kimilerini tanık tutması içindir. Allah, yanlış yapanları sevmez.” </strong>(Âl-i Imran 3/140)<strong></strong></p>
<p>Ama Allah’ın vaadi olduğu için Bedir’de böyle bir acı yaşanmadı. İşte Enfâl suresinde sözü edilen vaat, Rûm sûresindeki vaat olmalıdır.</p>
<p>Görüldüğü üzere, Kur’ân’ın çeşitli surelerinde geçen ayetler farklı bir konunun parçalarını teşkil edebiliyor. Tabiatta dağınık şekilde; ama bir görev icra ederek bulunan farklı maddelerin bir amaç için laboratuarda bir araya getirilmesi gibi, Kur’ân ayetleri de her türlü konunun parçası olarak işleme girmeye hazır malzemelerdir. İlk bakışta dağınık bir görüntü çizen bu ilahi diziliş, sonsuz işlem kabiliyetine sahip bir diziliştir.</p>
<p>Dr. Fatih Orum</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/kuranda-konular-nicin-farkli-farkli-surelerde-islenmis.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kur&#8217;an bir kitap haline getirilirken herhangi bir müdahale olmuş mudur?</title>
		<link>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/kuran-bir-kitap-haline-getirilirken-herhangi-bir-mudahale-olmus-mudur.html</link>
		<comments>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/kuran-bir-kitap-haline-getirilirken-herhangi-bir-mudahale-olmus-mudur.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Mar 2011 08:11:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kur'an]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılı Fetvalar]]></category>
		<category><![CDATA[Allah böyle emrediyor ifadeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Allah dedi ki ifadeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Ebu Bekir döneminde Kur'an'ın toplanması]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Ebu Bekir ve Kur'an'ın toplanması]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an'a müdahale oldu mu]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an'ın anlatım üslubu]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an'ın kitap haline getirilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an'ın kitaplaşması]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an'ın toplanması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fetva.net/?p=4844</guid>
		<description><![CDATA[Bunlar Arap diline has anlatım üsluplarıdır; Türkçede olmadığı için size garip gelebilir. Kur’ân’ı, Allah’tan başkasının kitabı olarak göstermeye çalışanlardan hiçbiri ona böyle bir tenkit yöneltmemiştir. Çünkü Arapça bilenlerin aklına böyle bir şey gelmez. Peygamberimiz hayatta iken Kur’ân bir kitap halinde tamamlanmıştır. Hz. Ebu Bekir zamanında yapılan, herkesin üzerinde ittifak ettiği ve bütün ayetleri içeren ortak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bunlar Arap diline has anlatım üsluplarıdır; Türkçede olmadığı için size garip gelebilir.</p>
<p>Kur’ân’ı, Allah’tan başkasının kitabı olarak göstermeye çalışanlardan hiçbiri ona böyle bir tenkit yöneltmemiştir. Çünkü Arapça bilenlerin aklına böyle bir şey gelmez.</p>
<p>Peygamberimiz hayatta iken Kur’ân bir kitap halinde tamamlanmıştır. Hz. Ebu Bekir zamanında yapılan, herkesin üzerinde ittifak ettiği ve bütün ayetleri içeren ortak bir metin oluşturup meydana gelebilecek ihtilafları önlemekten ibarettir. Bu da sağlanmış, eldeki metnin Kur’ân metni olduğu konusunda herhangi bir ihtilaf olmamıştır.</p>
<p>Kur’ân lafzının tamamının Allah’a ait olduğunu söyleyen ayetlerden biri şöyledir:</p>
<p><strong>&#8221; Kur’ân’ı baştan sona düşünmezler mi? Allah&#8217;tan başkasından gelseydi içinde çok sayıda tutarsızlıklar bulurlardı.&#8221;</strong> (Nisa, 4/82)</p>
<p>Bunun dışında şu ayetlere de bakabilirsiniz: Bakara 2/23-24; En’âm 6/19, Yusuf 12/2,  İsra 17/88, Neml 27/6, Şûrâ 42/7, Zuhruf 43/3.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/kuran-bir-kitap-haline-getirilirken-herhangi-bir-mudahale-olmus-mudur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Batılı bilim adamlarının Kur&#8217;an&#8217;ın tahrif edildiği iddialarına ne diyorsunuz?</title>
		<link>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/batili-bilim-adamlarinin-kuranin-tahrif-edildigi-iddialarina-ne-diyorsunuz.html</link>
		<comments>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/batili-bilim-adamlarinin-kuranin-tahrif-edildigi-iddialarina-ne-diyorsunuz.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 Apr 2011 07:14:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kur'an]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılı Fetvalar]]></category>
		<category><![CDATA[Alman oryantalist Dr. Gerd Puin]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Gerd Puin]]></category>
		<category><![CDATA[huri kelimesi]]></category>
		<category><![CDATA[huri kelimesinin anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[huri kelimesinin kökeni]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an değiştirilmiş midir]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an tahrif edilmemiştir]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an'a müdahale olmuş mudur]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an'da Arapça olmayan kelimeler]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an'da yabancı kelimeler]]></category>
		<category><![CDATA[tahrif iddiaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fetva.net/?p=4970</guid>
		<description><![CDATA[Bu tür iddiaların hiçbir bilimsel dayanağı yoktur. İlk muhataplarının Arap olması dolayısıyla Kur’an Arap dilinde indirilmiştir. Buna rağmen birkaç kelimenin o dönemde yaşayan yakın dillerden alınarak Arapçalaştırıldığı tefsir ve usul kitaplarında zikredilmektedir. Fakat bunlar bizzat Allah tarafından kullanılmış olup, daha sonra insanlar tarafından değiştirilmemiştir. http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/kuran-bir-kitap-haline-getirilirken-herhangi-bir-mudahale-olmus-mudur.html Ayrıca sizin de belirttiğiniz gibi her dilde buna benzer kullanımlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu tür iddiaların hiçbir bilimsel dayanağı yoktur. İlk muhataplarının Arap olması dolayısıyla Kur’an Arap dilinde indirilmiştir. Buna rağmen birkaç kelimenin o dönemde yaşayan yakın dillerden alınarak Arapçalaştırıldığı tefsir ve usul kitaplarında zikredilmektedir. Fakat bunlar bizzat Allah tarafından kullanılmış olup, daha sonra insanlar tarafından değiştirilmemiştir.</p>
<p><a href="http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/kuran-bir-kitap-haline-getirilirken-herhangi-bir-mudahale-olmus-mudur.html" target="_blank">http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/kuran-bir-kitap-haline-getirilirken-herhangi-bir-mudahale-olmus-mudur.html</a></p>
<p>Ayrıca sizin de belirttiğiniz gibi her dilde buna benzer kullanımlar vardır. Köken olarak başka dile ait bir kelime yeni bir anlam kazanarak yeni bir dilde kullanabilir.</p>
<p>Huri kelimesinin kökenine ve ne manaya geldiğine gelince:</p>
<p>“Hûr kelimesi “beyaz olmak, beyazlaş­mak” anlamındaki haver kökünden sıfat olan havranın çoğulu olup Türkçe’de te­kili için kullanılan hûrî Arapça’da yoktur. Araplar, çölde yaşayan kadınların aksine şehir hanımlarının ten beyazlığını ifade etmek için havâriyyât kelimesini kullanır­lar.</p>
<p>Haver kökünden türeyen kelimeler çeşitli ayet ve hadislerde bir güzellik un­suru olarak göze nispet edilmiştir. Arap dilcileri bu durumda kelimenin ne anlama geldiği, yani haver ile ifade edilen göz şeklinin hangi nitelikleri taşıdığı ko­nusunda farklı görüşler ileri sürmüşler­dir. Asmaî, gözdeki haverin ne anlama geldiğini bilmediğini söylerken genellikle dilciler huri için “beyaz tenli, gözünün be­yazı saf, siyahı koyu ve yuvarlak, göz ka­pakları ince ve nazik” tasvirini yapmışlar­dır. Bir telakkiye göre huri, ceylan gözlü, yani gözünün tamamı siyah olan demek­tir ki böylesine insanlarda rastlanmaz.</p>
<p>İlgili âyet ve hadislerde hûr kelimesinin yanında zaman zaman “în” sı­fatı da zikredildiğinden iri gözlü (şahin göz­lü) olmayı da bu tasvire ilâve etmek gere­kir.” <span style="font-size: small;">(Bekir Topaloğlu, “Huri”, <strong>Diyanet İslam Ansiklopedisi</strong>, c: 18, s: 387)</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/batili-bilim-adamlarinin-kuranin-tahrif-edildigi-iddialarina-ne-diyorsunuz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kur&#8217;an&#8217;daki dua ayetlerinin Allah&#8217;ın sözü olmadığı iddialarına ne dersiniz?</title>
		<link>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/kurandaki-dua-ayetlerinin-allahin-sozu-olmadigi-iddialarina-ne-dersiniz.html</link>
		<comments>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/kurandaki-dua-ayetlerinin-allahin-sozu-olmadigi-iddialarina-ne-dersiniz.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Mar 2011 07:33:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kur'an]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılı Fetvalar]]></category>
		<category><![CDATA[dua ayetleri]]></category>
		<category><![CDATA[iltifat sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an'da dua ayetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an'da edebi sanatlar]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an'da iltifat sanatı]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an'dan örnek dualar]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an'ın anlatım üslubu]]></category>
		<category><![CDATA[yalnız senden yardım dileriz sözü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fetva.net/?p=4885</guid>
		<description><![CDATA[Kur&#8217;ân&#8217;daki dualar, mü&#8217;minler için örnek dualardır. Yani Allah Teâlâ müminlerin o dualarla kendisine yalvarabileceklerini bildirmiş olmaktadır. Fatiha suresinde bir anda dua cümlelerine yer verilmesi,  Kur’ân’da sık tekrarlanan bir üsluptur. Buna Arap dilinde iltifat sanatı denilir. Konuşma metinlerine yer verilirken bir anda muhatap değişir. Bu, o dilin kurallarına uygundur. İlk muhataplar Arap olduğu için Kur&#8217;an Arap [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kur&#8217;ân&#8217;daki dualar, mü&#8217;minler için <strong>örnek dualar</strong>dır. Yani Allah Teâlâ müminlerin o dualarla kendisine yalvarabileceklerini bildirmiş olmaktadır.</p>
<p>Fatiha suresinde bir anda dua cümlelerine yer verilmesi,  Kur’ân’da sık tekrarlanan bir üsluptur. Buna Arap dilinde <strong>iltifat sanatı</strong> denilir. Konuşma metinlerine yer verilirken bir anda muhatap değişir. Bu, o dilin kurallarına uygundur. İlk muhataplar Arap olduğu için Kur&#8217;an Arap dili ile indirilmiştir. Bu yüzden Kur’ân’da Arap diline ait edebi türlerin kullanılması kadar doğal bir şey olamaz. Neden Mekke müşrikleri bu ayetleri duyduklarında <em>&#8220;burada bir uyumsuzluk var&#8221;</em> demediler! Diyemezlerdi, çünkü bu onların gayet iyi bildiği bir sanattı. Arap dilini bilmeden, bu edebi sanatlara vakıf olmadan bu tür konularda söz söylemek yanlış olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/kurandaki-dua-ayetlerinin-allahin-sozu-olmadigi-iddialarina-ne-dersiniz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de cahiliye döneminden kalma şiir var mıdır?</title>
		<link>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/kurani-kerimde-cahiliye-doneminden-kalma-siir-var-midir.html</link>
		<comments>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/kurani-kerimde-cahiliye-doneminden-kalma-siir-var-midir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Jan 2012 08:36:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kur'an]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılı Fetvalar]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Ömer nasıl Müslüman oldu]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Ömer'in İslam'a girişi]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Ömer'in Kur'an dinleyerek Müslüman olması]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Ömer'in Müslüman oluşu]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an ve cahiliye şiiri]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an'da cahiliye şiiri]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an'da şiir var mı]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an'la ilgili iddialar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fetva.net/?p=5696</guid>
		<description><![CDATA[Kur’an-ı Kerim’in bir şiir olduğuna veya Kur’an’da şiir bulunduğuna dair iddiaların günümüze has olmadığı, benzer iddiaların Kur’an’ın nüzul dönemindeki müşrikler tarafından da ileri sürüldüğü siyer ve tarih kaynaklarında zikredilmektedir. Kur’ân’ın şiir olmadığıyla ilgili Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: &#8220;Muhammed’e şiir öğretmedik; zaten gerekmezdi. Bu, sadece zikirdir ve açıklayıcı kur&#8217;ân&#8217;dır. Diri olan kimseleri uyarsın ve onun Allah’ın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kur’an-ı Kerim’in bir şiir olduğuna veya Kur’an’da şiir bulunduğuna dair iddiaların günümüze has olmadığı, benzer iddiaların Kur’an’ın nüzul dönemindeki müşrikler tarafından da ileri sürüldüğü siyer ve tarih kaynaklarında zikredilmektedir. Kur’ân’ın şiir olmadığıyla ilgili Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:</p>
<p><strong>&#8220;Muhammed’e şiir öğretmedik; zaten gerekmezdi. Bu, sadece zikirdir ve açıklayıcı kur&#8217;ân&#8217;dır. Diri olan kimseleri uyarsın ve onun Allah’ın sözü olduğu, görmezlik edenler açısından da kesinleşsin diye indirilmiştir.”</strong> (Yasin, 36/69-70)</p>
<p><strong>“Ve o, bir şair sözü değildir. Ne de az iman ediyorsunuz!”</strong> (Hâkka, 69/41).</p>
<p>Kur’an bir bütün olarak şiir olmadığı gibi Kur’an’da herhangi bir şiir de yoktur. Ömer b. Hattab’ın Müslüman olması ile ilgili kaynaklarda geçen rivayet, bu açıdan önemlidir. Hz. Ömer’in ağzından nakledilen rivayet şöyledir:</p>
<p>“Bir gece içki içmek için dışarı çıktım. İçki içecek bir yer bulamayınca, Kâbe’ye gidip tavaf yapmaya karar verdim. Kâbe’ye geldiğimde Peygamber’in namaz kıldığını görünce namazda okuduğu Kur’an’ı dinlemek üzere, ona da görünmemek için Kâbe’nin örtüsü altına girerek yavaş yavaş tam önüne kadar geldim. O beni fark etmedi. Namazda okuduğu Hâkka sûresini dinlemeye başladım. İçimden, ‘Bunun okudukları, Kureyşlilerin dediği gibi bir şair sözüdür.’ diye geçirdiğimde <strong>‘O, bir şair sözü değildir. Ne de az iman ediyorsunuz! Bir kâhin sözü de değildir. Ne de az düşünüyorsunuz!’</strong> (Hâkka, 69/41) ayetlerini okudu. Bunun üzerine ‘Kâhin ve şair sözü değilse o zaman Muhammed’in kendi uydurmasıdır.’ dediğimde <strong>‘Eğer o (Muhammed), bize karşı, bazı sözler uydursaydı, onu kuvvetle yakalardık, sonra onun şah damarını koparırdık. Hiçbiriniz de onu koruyamazdınız.’</strong> (Hâkka, 69/44–47) ayetlerini okudu. Her söylediğim, cevaplanıyordu. Kalbim yumuşadı, gözlerim yaşardı. Kur’an, İslam’a girmemi sağladı. İslam kalbime tamamen yerleşti. Nihayet (Peygamber) namazını bitirdi ve evine doğru gitti. Ben de arkasından gittim. Evinin sokağında beni hissetti (fark etti) ve tanıdı. Eziyet edeceğimi zannetti ve ‘Ne var Ey Ömer!’ deyince, ‘Allah’a, Resulüne ve getirdiği şeylere iman etmeye geldim.’ dedim. Kalbimi sıvazladı ve dua etti. Sonra, ‘Allah sana hidayet etti Ey Ömer!’ dedi ve evine gitti.”</p>
<p>(Mehmet Azimli, Hz. Ömer’in Müslüman oluşu ile ilgili olarak naklettiği bu rivayetin halk arasında meşhur olan diğer rivayete nazaran daha güvenilir olduğuna dair önemli bilgiler vermektedir. Geniş bilgi için bkz: Mehmet Azimli, <strong>Siyeri Farklı Okumak,</strong> Ankara Okulu Yayınları, Ankara, 2010, s. 115 vd. Rivayetin yer aldığı klasik kaynaklar için de bkz: Ahmed b. Hanbel, 1/17; İbn Hişam,<strong> es-Sîretü’n-Nebeviyye</strong>, c: 3, s. 166)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/kurani-kerimde-cahiliye-doneminden-kalma-siir-var-midir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kur&#8217;an ilk olarak ne zaman Türkçe&#8217;ye tercüme edilmiştir?</title>
		<link>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/kuran-ilk-olarak-ne-zaman-turkceye-tercume-edilmistir.html</link>
		<comments>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/kuran-ilk-olarak-ne-zaman-turkceye-tercume-edilmistir.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Dec 2009 07:44:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kur'an]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılı Fetvalar]]></category>
		<category><![CDATA[ilk Kur'an tercümeleri]]></category>
		<category><![CDATA[ilk Türkçe mealler]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an tercümeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an'ın tercümesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an'ın Türkçe mealleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an'ın Türkçe tercümeleri]]></category>
		<category><![CDATA[satır arası tercümeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/kuran-ilk-olarak-ne-zaman-ve-kim-tarafindan-turkceye-tercume-edilmistir.html</guid>
		<description><![CDATA[Kur’an-ı Kerim’in tercüme edildiği en eski dillerden biri Türkçe’dir. Kur’an’ın Türkçe tercümelerinin en eski tarihi olarak hicri 4-5. asırlar (miladi 10-11.) gösterilmektedir. Bu dönemde Türkler Uygur alfabesini kullanıyorlardı. Bu bakımdan ilk Türkçe Kur’an tercümeleri Uygurca olmalıdır. İlk olarak yapılanlar satır arası tercümelerdir. Müellifleri ise belli değildir. Bunlar tam tercüme değildir. Arap harfleri ile yapılan ilk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kur’an-ı Kerim’in tercüme edildiği en eski dillerden biri Türkçe’dir. Kur’an’ın Türkçe tercümelerinin en eski tarihi olarak hicri 4-5. asırlar (miladi 10-11.) gösterilmektedir. Bu dönemde Türkler Uygur alfabesini kullanıyorlardı. Bu bakımdan ilk Türkçe Kur’an tercümeleri Uygurca olmalıdır.</p>
<p>İlk olarak yapılanlar satır arası tercümelerdir. Müellifleri ise belli değildir. Bunlar tam tercüme değildir. Arap harfleri ile yapılan ilk tam Kur’an tercümesi daha önce Farsça tercüme heyetinde yer alan Türk âlimler tarafından hicri 5. Yüzyılda yapılmıştır.</p>
<p> Konu hakkında çok daha detaylı bilgi almak isterseniz size bir kitap tavsiye ederiz:</p>
<p> Hidayet Aydar, <strong>Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;in Tercümesi Meselesi,  </strong>İstanbul, Kur&#8217;an Okulu Yayıncılık, 1996. Aynı yazarın <strong>Diyanet İslam Ansiklopedisi</strong>’nin “Kur’an” maddesindeki “Kur’an’ın Tercümesi” bölümüne de başvurulabilir. (<strong>Diyanet İslam Ansiklopedisi,</strong> c: 26, s: 404-409)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/kuran-ilk-olarak-ne-zaman-turkceye-tercume-edilmistir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kur’an sadece erkeklere hitap eden bir kitap mıdır?</title>
		<link>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/kur%e2%80%99an-sadece-erkeklere-hitap-eden-bir-kitap-midir.html</link>
		<comments>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/kur%e2%80%99an-sadece-erkeklere-hitap-eden-bir-kitap-midir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 19 Apr 2011 07:02:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kur'an]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılı Fetvalar]]></category>
		<category><![CDATA[ayetler kime hitap ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[direkt kadınlara hitap edilen ayetler]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlara hitap eden ayetler]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an'da kadınlara hitap yok mu]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an'ın üslubu]]></category>
		<category><![CDATA[mümin erkeklere söyle]]></category>
		<category><![CDATA[mümin kadınlara söyle]]></category>
		<category><![CDATA[vahyin ilk muhatabı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fetva.net/?p=4994</guid>
		<description><![CDATA[Kur’an sadece erkeklere değil kadın-erkek her Müslümana hitap eden bir kitaptır. Ayetlerde geçen “Ey Âdemoğulları”, “ey insanlar”, “ümmet”, “kavim”, “erkek ve kadın”, “mü&#8217;min erkekler mü&#8217;min kadınlar”, “Müslüman erkekler, Müslüman kadınlar” vs. gibi umumi hitapların kapsamına daima kadınlar da dâhildir. Fakat vahyin ilk muhatabı Peygamberimiz olduğu için birçok hüküm doğrudan onun şahsına hitap edilerek bildirilmiştir. Mesela aşağıdaki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kur’an sadece erkeklere değil kadın-erkek her Müslümana hitap eden bir kitaptır. Ayetlerde geçen <strong>“Ey Âdemoğulları”</strong>, <strong>“ey insanlar”</strong>, <strong>“ümmet”</strong>, <strong>“kavim”</strong>, <strong>“erkek ve kadın”</strong>, <strong>“mü&#8217;min erkekler mü&#8217;min kadınlar”</strong>, <strong>“Müslüman erkekler, Müslüman kadınlar”</strong> vs. gibi umumi hitapların kapsamına daima kadınlar da dâhildir.</p>
<p>Fakat vahyin ilk muhatabı Peygamberimiz olduğu için birçok hüküm doğrudan onun şahsına hitap edilerek bildirilmiştir.</p>
<p>Mesela aşağıdaki ayetler böyledir:</p>
<p><strong>&#8220;Mümin erkeklere, gözlerini (harama) dikmemelerini, ırzlarını/mahrem yerlerini korumalarını söyle&#8230;&#8221; </strong>(Nur, 24/30)<strong> </strong></p>
<p><strong>&#8220;Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Başörtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler&#8230;&#8221; </strong>(Nur, 24/31)</p>
<p><strong>&#8220;Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına (bir ihtiyaç için dışarı çıktıkları zaman) dış örtülerini üstlerine almalarını söyle&#8230;&#8221; </strong>(Ahzab, 33/59)<strong> </strong></p>
<p>Bu ifadelerde anormal bir durum yoktur. Bazı ayetlerde de hitap doğrudan kadınlara olmuştur:</p>
<p><strong>&#8220;Ey peygamber hanımları! Sizden kim açık bir hayâsızlık yaparsa, onun azabı iki katına çıkarılır&#8230;&#8221;</strong> (Ahzab, 33/30)</p>
<p><strong>&#8220;Sizlerden Allah&#8217;a ve Peygamberine boyun eğip yararlı iş işleyenlere ecrini iki kat veririz&#8230;&#8221;</strong> (Ahzab, 33/31)</p>
<p><strong>&#8220;Ey Peygamberin hanımları! Sizler herhangi bir kadın gibi değilsiniz. Allah&#8217;tan sakınıyorsanız edalı konuşmayın, yoksa kalbi bozuk olan kimse kötü şeyler ümit eder; daima ciddi ve ağırbaşlı söz söyleyin.&#8221;</strong> (Ahzab, 33/32)</p>
<p><strong>&#8220;Evlerinizde oturun, eski cahiliye âdetinde olduğu gibi açılıp saçılmayın. Namazı kılın, zekâtı verin, Allah&#8217;a ve Resulüne itaat edin&#8230;&#8221;</strong> (Ahzab, 33/33)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/kur%e2%80%99an-sadece-erkeklere-hitap-eden-bir-kitap-midir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kur&#8217;an ve fıtrat ilişkisi konusunda bilgi verir misiniz?</title>
		<link>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/kuran-ve-fitrat-iliskisi-konusunda-bilgi-verir-misiniz.html</link>
		<comments>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/kuran-ve-fitrat-iliskisi-konusunda-bilgi-verir-misiniz.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Mar 2010 07:52:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kur'an]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılı Fetvalar]]></category>
		<category><![CDATA[Allah'ın birliği ve yaratılmışlar arasındaki uyum]]></category>
		<category><![CDATA[Allah'ın indirdiği kitap Kur'an]]></category>
		<category><![CDATA[Allah'ın yarattığı kitap kainat]]></category>
		<category><![CDATA[fıtrat neye denir]]></category>
		<category><![CDATA[kainat kanunları]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an fıtrat ilişkisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an kanunları ve doğa kanunları]]></category>
		<category><![CDATA[şirk ne demektir]]></category>
		<category><![CDATA[varlık felsefesi ontoloji ve fıtrat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fetva.net/?p=3463</guid>
		<description><![CDATA[İnsan, doğumundan ölümüne kadar, Allah’ın âyetleri ile yüz yüze yaşar.  Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Biz onlara ayetlerimizi, hem çevrelerinde hem de kendi içlerinde göstereceğiz, sonunda onun gerçek olduğu onlar açısından iyice anlaşılacaktır.” (Fussilet, 41/53) Allah’ın ayetleri yalnız Kur’an’da olanlar değildir. Tüm varlıklarda; göklerde, yerde, hayvanlarda, bitkilerde, kendi içimizde hâsılı her yerde onun ayetleri vardır.  Allah [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan, doğumundan ölümüne kadar, Allah’ın âyetleri ile yüz yüze yaşar.  Allah Teâlâ şöyle buyurur:</p>
<p><strong>“Biz onlara ayetlerimizi, hem çevrelerinde hem de kendi içlerinde göstereceğiz, sonunda onun gerçek olduğu onlar açısından iyice anlaşılacaktır.”</strong> (Fussilet, 41/53)</p>
<p>Allah’ın ayetleri yalnız Kur’an’da olanlar değildir. Tüm varlıklarda; göklerde, yerde, hayvanlarda, bitkilerde, kendi içimizde hâsılı her yerde onun ayetleri vardır.  Allah Teâlâ şöyle buyurur:</p>
<p><strong>“Sağlam bilgisi olanlar için yeryüzünde ayetler vardır; </strong></p>
<p><strong>Kendinizde de vardır; onları görmez misiniz?”</strong> (Zariyât, 51/20-21)</p>
<p>Her insan, bu ayetlere bakarak Allah’ın varlığı ve birliği konusunda tam bir kanaate ulaşır. Bu sebeple bütün dinlerde ve bütün toplumlarda Allah inancı vardır. Allah Teâlâ şöyle buyurur:</p>
<p><strong>“Onlara sorsan ki:“Gökleri ve yeri ya­ratan, Güneş’e ve Ay’a boyun eğdiren kimdir?” Kesinlikle “Allah</strong><strong>’tır” derler. </strong><strong>Öyleyse nereden destek alıyor da halden hale giriyorlar?</strong><strong></strong></p>
<p><strong>Allah rızkı, kullarından isteyen ve gerekli güce sahip olan için yayar. Allah her şeyi bilir. </strong></p>
<p><strong>Onlara sorsan ki; “Gökten su indirip ölü toprağı dirilten kimdir?” Şüphesiz “Allah</strong><strong>’tır” diyeceklerdir. De ki; Allah neylerse güzel eyler. Ama onların çoğu bunu düşünmezler.”</strong> (Ankebut, 29/61-63)</p>
<p><strong>“De ki: Gökten ve yerden size rızık veren kim? Ya da işitmeyi ve görmeyi sağlayan kim? Kimdir o diriyi ölüden çıkaran, ölüyü de diriden çıkaran? Ya her işi çekip çeviren kim? “Allah</strong><strong>’tır” di­yeceklerdir. De ki; öyleyse hiç sa­kınmaz mısınız?</strong></p>
<p><strong> İşte sizin gerçek Rabbiniz Allah</strong><strong>’tır. Hakkın ötesi sapıklık değildir de ya nedir? </strong><strong>Nasıl da döndürülüyorsunuz?”</strong> (Yunus, 10/31-32)</p>
<p>İnsana düşen, Allah’tan başka tanrı olmadığına inanmak ve ondan başkasına kul olmamaktır. Bunu yapmayan şirke düşer, yani Allah’ın yanında bir başka varlığı da tanrı edinmiş olur.</p>
<p>Şirk, ortak etmek demektir. Allah’a şirk, ona ait özelliklerden birini veya bir kaçını başka bir varlıkta da görmektir. Bu varlık kimi zaman kişinin kendi arzuları olur ama çoğunlukla Allah’a yakın sayılan büyükler ve ruhanilerdir. Din büyükleri ve ruhaniler, yarı insan yarı tanrı sayılarak Allah ile insan arasında arabuluculuk konumuna getirilirler. Onları din adamları temsil eder. Allah’ın ortağı ile ilişkide olmak, Allah ile ilişkide olmak sayılacağından din adamları bu yolla büyük bir din sömürüsü yaparlar. Her namazda okunan Fatiha suresinde <strong>“Allahım! Yalnız sana kul olur, yalnız senden yardım dileriz”</strong> ayeti yer alır. Bu ayetin gereğini yapan Müslümanlar, şirkten ve sömürüden uzak bir dini hayat sürerler. Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Allah şirki bağışla­maz, onun dışında kalanı dilediği kimse için bağışlar.” (Nisa 4/48)</p>
<p>İnsanların ve tüm varlıkların temel yapısını oluşturan yaratılış, değişim ve gelişim ilke ve kanunları vardır, ona fıtrat denir. Göklerin, yerin, insanların, hayvanların, bitkilerin yani her şeyin yapısı ve işleyişi ona göredir. Bilimde, teknolojide ve insan ilişkilerindeki temel kanunlar da bunlardır. İslam dini tümüyle bu kanunlara uygundur. Çünkü bu dinin sahibi, o kanunları yaratan Allah’tır. Allah Teâlâ şöyle buyurur:</p>
<p><strong>“Sen yüzünü dosdoğru bu dine, Allah’ın fıtratına çevir. O, insanları ona göre yaratmış­tır. Allah’ın yarattığının yerini tutacak bir şey yoktur. İşte sağlam din bu dindir. Ama in­sanların çoğu bunu bilmez­ler.”</strong> (Rum 30/30)</p>
<p>İslam dinine uyan, fıtrata, yani tüm varlıkları oluşturan, geliştiren ve değiştiren kurallar bütününe uymuş, varlıklar âlemiyle tam bir uyum içine girmiş olur. Bu uyumu bozacak oluşumlar, kişiyi, toplumu ve çevreyi de bozar. Allah Teâlâ şöyle buyurur:</p>
<p><strong>“Şunu görmen gerekmez mi: Göklerde ne var, yerde ne varsa; güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar ve hayvanlar ile insanların birçoğu Allah&#8217;a boyun eğmektedir. Birçok kimse de azabı hak etmiştir. Allah kimi aşağılık saymışsa ona değer verecek biri çıkmaz. Allah ne dilerse onu yapar.” </strong>(Hac 22/18)</p>
<p>Kur’an ve fıtrat konusunda sitelerimizde daha geniş bilgiler de bulunmaktadır. Aşağıdaki linklerde bulunan yazılarımızdan konu hakkında geniş bilgi edinmeniz mümkündür:</p>
<p><a href="http://www.suleymaniyevakfi.org/arastirmalar/kuran-fitrat-iliskisi.html" target="_blank">http://www.suleymaniyevakfi.org/arastirmalar/kuran-fitrat-iliskisi.html</a></p>
<p><a href="http://www.suleymaniyevakfi.org/arastirmalar/kurani-aciklamada-usul.html" target="_blank">http://www.suleymaniyevakfi.org/arastirmalar/kurani-aciklamada-usul.html</a></p>
<p><a href="http://www.suleymaniyevakfi.org/arastirmalar/kuranda-irade-sey-ve-fitrat.html" target="_blank">http://www.suleymaniyevakfi.org/arastirmalar/kuranda-irade-sey-ve-fitrat.html</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/kuran-ve-fitrat-iliskisi-konusunda-bilgi-verir-misiniz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

