Keramet hak mıdır, değil midir? Sizin buna inancınız var mı?
Süleymaniye Vakfı > Tasavvuf-Tarikat > Yazılı Fetvalar Tarih: 15 Şubat 2011  
Soru: Keramet hak mıdır, değil midir? Sizin buna inancınız var mı?
Cevap: 

Kerâmet sözlükte kerîm olmak, değerli ol­mak anlamına gelir[1.] Allah Teâlâ insanı değerli (kerametli) yarattığını ve birçok şeyi on­un em­rine verdiğini açıklamıştır.

“Âdemoğullarına gerçek­ten çok değer verdik (çok kerametli kıldık). Onları ka­rada ve denizde taşıdık ve güzel şeylerle rızık­landırdık. Ya­rattık­larımızın birçoğundan da üstün kıldık.” (İsra 17/70)

İnsanoğlunun dışında, gideceği yere başka­ları tarafından taşınan bir mahlûk yoktur. Bir in­sanın denizde ba­lık gibi yüzerek gitmesi mi kerâmettir, yoksa bir gemide oturarak ve yata­rak gitmesi mi?

Havada kuşlar uçar. İnsanın kuş gibi uçarak is­tediği yere git­mesi mi, yoksa bir uçağın içinde git­mesi mi kerâmettir? Bun­lara bakarak Allah’ın in­sana ne kadar değer verdiğini anlamak gere­kir.

Allah’ın insanoğluna en büyük ikrâmı, şüp­hesiz ki, şirkten uzak bir imandır.

“İnananlar ve imanlarını şirkle[2] bulandırma­yan­lar var ya işte güven onların hakkıdır; doğru yolu tutturan­lar da onlar­dır.(En’am 6/82)

İnsanların en kerîminin, yani en kerâmetli ola­nının kim oldu­ğunu da Allah Teâlâ açıkla­mıştır:

“Ey insanlar, biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Birbirinizle tanı­şasınız diye sizi milletlere ve kabile­lere ayırdık. Allah katında en ke­rîm ola­nınız takvâsı en iyi olanınızdır.” (Hucurât 49/13)

Kerâmet deyince yu­karıda anlatılanlar değil, olağanüstü şeyler­ kastedilir. Bunlar bir  el­çide görü­lürse adına mucize, velide görülürse kerâmet denir. Veli, Allah’a karşı gelmekten sa­kınan her müslümandır.

“İyi bilin ki Allah’ın velilerine korku yoktur. Onlar üzüle­cek de de­ğil­lerdir.

Bunlar inanmış olan ve takvâ ehli bulunan kim­selerdir.

Onlara bu dünya hayatında da ahirette de müjde vardır. (Yunus 10/62-64)

O müjde en sıkıntılı anda bile müminleri ra­hat­latır. Allah bu dostlarını yalnız bırakmaz.

“Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa Allah ona bir çıkış yolu gös­terir.

Onu, hiç ummadığı yerden rızık­landırır. Her kim Allah’a dayanırsa o ona yeter. Çünkü Allah işini tastamam yapar. Al­lah her şeye, muhak­kak bir ölçü koymuştur. (Talâk, 65/2-3)

Yardım eden Allah olduğuna göre yardımı ola­ğan yol­larla da yapar olağan dışı yollarla da. İşte Allah’ın olağan dışı yollarla yaptığı yardıma kerâ­met denir.

Kerâmet Allah’ın bir ni­metidir; bütün ni­metler gibi ona da şükretmek gerekir. Mal, mülk, mevki ve ma­kam gibi kerâmet de insanı saptırabilir. İn­san ke­râmeti değil, Allah’ın rıza­sını aramalıdır.

Allah Teâlâ sıkışık zaman­larda mü­‘min kul­la­rına, şu veya bu şekilde mutlaka ikramda bulu­nur. Yukarıdaki ayet bunu göstermektedir. İnsan bu ik­ramı ken­dinden değil, Allah’tan bilmelidir. Mal ve mülkle övünmek nasıl çirkinse kerâmetle övünmek de çirkindir.

Bedir Savaşı’nda sıkışan Müslü­manların yar­dımına Allah Teâlâ melekleri göndermiş ama zaferin me­leklerin yardımıyla değil Allah katından verildiğini de vurgulamıştır. Onu açıklayan âyet zihin­le­rimizde hep yankılan­malıdır.

“Hani siz Rabbinizden yardım istiyordunuz. O da; “İşte ben size birbiri ardınca gelen bin melekle yardım gönderi­yorum” diyerek isteğinizi ka­bul et­mişti.

Allah bunu, sadece size müjde olsun ve gönlünüz bununla rahat­la­sın diye yapmıştı. Yoksa zafer (meleklerden değil) yalnız Allah ka­tındandır.  Allah güçlüdür ve her şeyi yerli ye­rinde ya­par. (Enfal 8/9-10)

Kendisinde kerâmetler görülen kimse kurtuluşa erdiğini zannetmemelidir. Dünya hayatı en­ge­beli bir ko­şu­dur. Her an bir şeye takılıp düşebiliriz.

Ölünceye kadar kulluğa devam etmek gerekir. “Ölünceye kadar Rab­bine ibadet et.” (Hicr 15/99)

(Abdulaziz Bayındır, Kur’an Işığında Tarikatçılığa Bakış, Süleymaniye Vakfı Yayınları, 6. Baskı, İstanbul, 2010, s: 116-119)

Lütfen aşağıdaki linkleri de tıklayınız:

http://www.fetva.net/goruntulu-fetvalar/keramet-var-midir-varsa-kimler-keramet-gosterebilir.html

http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/belkisin-tahtinin-ta-yemenden-kuduse-getirilmesi-keramet-degil-midir.html
—————————————————-
[1]- Mütercim Asım, Kamus Tercümesi, c.IV, s.464,465.

[2]- Ayette şirk diye tercüme edilen kelime “zulüm” dür. Bu anlam hem bir önceki ayetten, hem de Lokman suresinin 13. ayetindeki “Şirk gerçekten büyük bir zu­lümdür.” ifadesinden anlaşılmaktadır.

Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş
Kategorideki Diğer Fetvalar:
Sıra     Fetvaya ait soru Tarih    Okunma    
1 Tarikat hak mıdır? Kur'an-ı Kerim'de tarikatla ilgili herhangi bir ayet var mıdır? 2009.08.21 46664
2 Allah dostları güçlerini peygamberlerden aldıklarına göre yetkilerini vermek istemediklerinde ne olur? Allah dostlarının yetkilerini kötüye kullandıkları görülmüş müdür? Büyücülük neden yaygın? Son olarak da Allah dostlarının büyü yapması doğru mudur? 2009.08.21 13775
3 Ben Tıp Fakültesi birinci sınıfta okuyan bir öğrenciyim. Burada bir yurtta kalıyorum ve yurt tahmin edebileceğiniz gibi … cemaatine ait. Benim orada kalmamın en büyük nedeni …’da güvenebileceğimiz başka kurumun olmamasıydı. Yurtlarında kalmam sebebiyle onları son derece yakından gözlemleme şansım oldu. Önceden de bilirdim ama hiç bu kadar içlerinde bulunmamıştım. Sohbetlerine, tesbihatlarına ve dualarına katıldım. Her seferinde kafamı kurcalayan, şüpheye düştüğüm şeyler gördüm. Bunları anlattığımda ve sorduğumda hiç bir zaman tatmin olacağım cevaplar alamadım. Sizin kitaplarınızı takip etmeye başladım. 3 kitabınızı, internette yazılarınızı okudum ve anlattıklarınız gerçekten çok mantıklı geldi. Geçen gün onların bir kampına katıldım ve kampta gerçekten artık onlara hiç güvenmediğimi fark ettim. Hatta sohbet yapmaya gelen bir bayanla biraz tartıştım ve elbette ki sohbetteki insanlar da üzerime geldi. Yine de kafamda şüpheler var ve her an onların yanındayım, kafamı çok karıştırıyorlar. Örneğin hocam bir kişi rüyasında Peygamber Efendimizi görürse orada söylediği her şey doğru mudur? Peygamber Efendimizin geldiği rüyalar sahih midir? Ayrıca (bana çok saçma geliyor) Peygamber Efendimiz evleri ziyarete gelebilir mi? Peygamberimizden sonra her yüzyılda birilerinin geleceğini söyleyen sahih bir hadis var mıdır? Ayrıca biz aklımızla doğru ve yanlışlara ulaşamaz mıyız? Dinimizi doğru yaşamamız için aklımız ve Kur'an-ı Kerim yeterli değil midir? Daha kafamda bir sürü soru var ve kime güvenip güvenmeyeceğime karar veremiyorum. Onlar da sonuçta hayırlı işler yapıyorlarmış gibi görünüyorlar ve bu benim kafamı çok karıştırıyor. Lütfen hocam bana yardımcı olun. Aslında bunların birçoğunu cevaplamışsınız ama bir kere daha bana anlatır mısınız? Gerçekten doğru yolda doğru insanlarla olmak istiyorum. 2009.08.21 22498
4 Said Nursi’nin Sözleri İlham Olamaz mı? Sayın Bayındır; size önceki tarihlerde de bir kısım mesajlar göndererek bazı konuları paylaşmıştım. Risale-i Nur Külliyatı'nda geçen bazı ifadeleri sakıncalı bulduğunuzu, özellikle "...nurların doğrudan doğruya Kur'an ı Kerim'in feyzinden tereşşuh ettiği..." ifadelerini eleştirdiğinizi ve bu meyandaki ifadelerin itikada aykırı olduğu ve diğer eleştirilerinizi ifade ediyorsunuz. Kur'ân-ı Kerim’de de açıkça ifade edilen ve ayetlerde ifadesini bulan İLHAM kavramını ve insanların bir kısım ilhamlara mazhar olabileceğini kabul ediyor musunuz? Bu meyanda; Said Nursi'nin beyanatını ilham olarak değerlendirmek kabul-ü mümkün değil midir? 2009.08.21 14221
5 Bazı topluluklarda ve cemaatlerde göze çarpan bir takım inanışlar ve anlayışlar var. Mesela, benim şeyhim Peygamber Efendimizden tayin edilmiştir, deniliyor... Şeyhin veya liderin resmine rabıta kurma gibi uygulamalar görülüyor... Şeyh efendi tartışılmaz, şeyh efendi hata yapmaz, diyenler bulunuyor... “Sadece Allah’tan dilekte bulunmak ve yardım istemek” gerekirken yatırlarda ve türbelerde medfun kişilerden dilek dilemekten tutun da, şeyhlerden kurtuluş ve yardım istemeye kadar davranışlar müşahede ediliyor. Örnekleri daha da çoğaltabiliriz... Böylesi anlayışları ve inanışları genel olarak nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce bu görüşler neden ileri geliyor ve nereden kaynaklanıyor? 2009.08.21 12808
6 İslam’ı, üniforma anlayışına, şekilciliğe ve kalıpçılığa büründüren zihniyetlerin gittikçe yaygınlaştığı görülüyor. Bu konuda görüşleriniz nedir? İnsanları bu zihniyetlere iten sebepler neler olabilir? 2009.08.21 4697
7 İslam’la bağdaşmadığı halde İslam’danmış gibi ileri sürülen inanışlara ve anlayışlara karşı kendimizi ve başkalarını nasıl koruyabiliriz? Ne yapmalıyız? Bu konuda kime, ne görev düşüyor? 2009.08.21 3299
8 Bilindiği üzere zikirli ilahi denen ve garip seslerle bezeli bir müzik formu var. Biz böyle bir zikirden haberdar değiliz. Bu kardeşlerimize doğruyu aktarma bağlamında bize neler önerebilirsiniz? 2009.08.21 18213
9 Bizim cemaatimizdeki rabıta olayı kısaca şöyle: Allah'ın nuruna, feyzine bizim gibi insanların ulaşabilmesi imkânsız olduğu için bu nuru şeyhimizi düşünerek ondan alıyoruz. Buna Musa aleyhisselamın Allah'ın cemalini görmek istediği halde görememesi, Allah'ın nurunun onu bayıltması örneği verilmekte. Bize deniyor ki: Bir insan gidip de elektrik trafosuna evinden hat çekerse bu elektrik onu çarpar, voltaj fazla gelir. O yüzden araya sigorta lazım diyorlar. Bu sigorta da veli olan şahıslardır. Buna göre sigorta silsile-i saadetten olan şeyhimiz oluyor. Yanlış mı yapıyoruz? 2009.08.21 18356
10 Tarikatlardaki tövbe almak kavramı caiz midir? 2009.08.21 30534
11 Tarikat çevrelerinde "O abid ve zahid kulumu sevdiğim zaman onun gören gözü, işiten kulağı, söyleyen dili, tutan eli, yürü­yen ayağı olurum; benimle görür, be­nimle işitir, benimle söyler, benimle tutar, be­nimle yürür" hadis-i kutsisi anlatılarak şeyhlerin her yaptığı şeyin Allah'ın onayından geçtiği söyleniyor. Hadis, Buhari'de geçiyor. Bunu nasıl anlamamız gerekiyor? 2009.08.21 10958
12 Üçler, yediler, kırklar diye halk arasında sıkça duyduğumuz şeylerin manası nedir? 2009.08.21 73317
13 Envâru'l-Âşıkîn nasıl bir kitaptır? Bu kitabı yıllar önce okumuştum, o zamanlar bana normal gibi gelmişti. Ama şimdi hepsinin bir hikâye olduğunu anladım. Bunu yazanlar tamamen uydurulmuş hadislerden yola çıkarak mı yazdılar? 2014.08.06 28109
14 Özellikle tarikat çevresinde çokça konuşulan, velinin kerameti olarak lanse ettirilmeye çalışılan tayy-i mekân konusunu sormak istiyorum. Şeyh efendi hem hacda hem de memleketindeki bir kişinin cenazesinde bulunabiliyor! Bulunduğum yerde yemin ederek bunu anlatıyorlar ve görenleri şahit gösteriyorlar. Bir başka konu da bu şeyhlerin insanların içinden geçenleri bilmesi… Arkadaşım, “şeyh benim içimden geçeni bildi” diye iddia ediyor. Ben bunun şeytanın bir oyunu olduğunu anlatsam da inandıramadım. Gerçekten şeytan bunları yapabilir mi? Onların kılığına girip saptırabilir mi? 2010.02.23 14649
15 Tasavvufta zamanın yok olması, çok hızlı yardıma yetişme gibi şeyhlere verilen olağanüstü özelliklere Saba melikesinin tahtını göz açıp kapayıncaya kadar ta Yemen’den Kudüs’e getiren mübarek kul örnek getiriliyor? Bu, olağanüstü bir olay yani bir keramet değil midir? Açıklar mısınız? 2010.02.27 23068
16 “İşlerinizde ne yapacağınızı şaşırdığınızda kabirlerdeki ölülerden yardım isteyiniz” şeklinde bir hadis var mıdır? Bu hadis hem ölülerden yardım istemenin hem de rabıtanın meşru olduğuna delil getirilmektedir. 2010.03.10 14287
17 Hocam feyiz ne demektir? Şu sıralar çok duyuyoruz. Bir de şeyhler feyiz dağıtıyormuş. Bu nasıl olur? 2010.03.12 11225
18 Hocam vahiy ile ilham arasındaki fark nedir? Bir ayette Allah Teâlâ Meryem validemize vahyettiğini söylüyor. O zaman vahyedilen kim olursa olsun peygamber mi kabul edilir? Durumun mahiyeti nedir? 2010.05.14 10890
19 Nefis terbiyesi konusunda duyduğumuz, bazı kitaplarda okuduğumuz din büyüklerinin, şahsiyetlerinin, nefislerini arındırmak, mertebelere yükselmek için helallerden az istifade ettiği, minimum faydalandığı şeklinde uygulamalar yaptıklarını okuyoruz. Bunu nasıl anlamalıyız? Bir de yine nefis arındırması için sabaha kadar uyumamak, vücuda zor gelen şeyleri yapmak gibi uygulamalar ne derece doğrudur? 2010.06.17 6008
20 Ben yaklaşık 1 ay öncesine kadar tarikat ehli bir insandım. Ama son zamanlarda internette izlediğim bazı şeyler ve Abdülaziz Bayındır Hocamın sohbet ve kitaplarını okuduktan sonra tuttuğum yolun yanlış olduğu kanaatine vardım ve tarikattan çıktım. Ayet ve hadislere bakınca ve sahabe hayatını inceleyince tuttuğum yolun yanlışlığı iyice arttı. Fakat yine de bazı soru işaretleri var kafamda; bunları cevaplayabilirseniz çık mutlu olurum. Tarikatın içinde olan insanların ahlaki problemleri yok. Allah’ın rızasını arayan insanlar onlar ve hizmet için koşturuyorlar. Bu insanların içinde ilahiyat profesörleri, imam hatip hocaları var. Bu insanlar benim şu an bildiklerimden fazlasını biliyorlar; bunlar neden çıkmıyorlar? Bir diğer sorum ise şeyhler ima yollu “biz sizden uyurken bile haberdarız” mesajı veriyor. (Şeyh Efendilerle Görüşme kitabınızda siz de ele aldınız. Çok merak ediyorum, keşke sorsaydınız M. Ustaosmanoğlu “Allah dilerse gösteremez mi” deyince “siz haberdar mısınız, görüyor musunuz” diye) Ayrıca ölüm anında sofisinin imanla göçmesine vesile olacağı gibi. Bu örnekler o kadar çoğaltılabilir ki… Esas sorum ise ayet ve hadislere göre bu özellikler onlarda olamaz, bunu anladık. Peki, bu insanlar kendilerinin öyle olmadığını bile bile insanlara yalan mı söylüyorlar? Bu kadar ahlaken iyi görünen insanlar nasıl yalan söyleyebilir ve bu işin içinde olan insanlar hep mi müşrik? Eğer müşrikseler bunun farkında bile değiller… Mahşer günü halleri ne olur? Büyük bir merakla cevabınızı bekliyorum. 2011.02.08 8558
21 Keramet hak mıdır, değil midir? Sizin buna inancınız var mı? 2011.02.15 13354
22 Tarikatlarda sıkça bahsedilen cezbe halini açıklar mısınız? 2011.03.21 11108
23 Hocam 15 Nisan 2011 tarihli görüntülü cevabınızda Bayezid-i Bestami’nin hacca giderken yolda bir şeyhe rastladığını, o şeyhin Bayezid’e “ne işin var Kâbe’de? Gel benim etrafımda yedi kere dön, daha iyi. Allah Kâbe’yi kurduğundan beri oraya bir kez bile gitmedi ama benim vücudumdan bir an bile olsa ayrılmadı” dediğini söylediniz. Nerede geçiyor bu anlattığınız şey? Kaynağını belirtir misiniz? 2011.04.16 16521
24 “Gözünden rahatsız olan bir sahabi Hz. Peygamber’e gelerek “Ey Allah’ın Resulü! Bana afiyet ve sıhhat vermesi için Allah’a dua et.” dedi. Efendimiz de “İstersen dua edeyim ya da istersen sabret, bu senin için daha hayırlıdır.” Diye cevap verdi. Adam “Dua et.” dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber ona abdest almasını ve şöyle dua etmesini söyledi: “Allah’ım! Rahmet peygamberi olan peygamberin Muhammed’in hürmetine sana teveccüh ediyor ve senden istiyorum. Seninle bu ihtiyacımın giderilmesi konusunda Rabbime teveccüh ettim. Allah’ım, o Rahmet Peygamberi’ni benim iyileşmem için vesile eyle.” Adam denileni yaptı ve bir süre sonra gözleri iyileşti.” Bu hadis sahih midir? Vesilenin caiz olduğuna delalet eder mi? 2011.12.28 28083
25 Hocam ben sizin sıkı bir takipçinizim. Bir sorum olacak, özellikle merak ettiğim: Tarikatlarla ilgili olarak “Tüm tarikatlılar müşriktir.” şeklinde bir beyanınız olmuş mudur? Ayrıca tarikat çevresinden şöyle bir itiraz geliyor: “Bu insanların hiç mi iyi tarafı yok? Güzel tarafı söylenip sonra hatası söylense kalbimiz biraz daha ısınacak.” Fakat kökten “hepsi müşrik” deyince olaya önyargı ile bakıyorlar ve bir araya geldiğimizde hep kavga ile ayrılıyoruz. Bu konuda bir açıklama yapar mısınız? 2012.01.26 11213
26 Çanakkale Zaferinin yıl dönümü olması hasebi ile bazı hikâyeler anlatılıyor. Şöyle ki: Savaşta bir Türk subayı “Yetiş ya Muhammed kitabın gidiyor!” diye bağırması, Peygamberimizin savaşa geldiğini bir Hindistanlı âlimin kalp gözü ile gördüğünü söylemeleri, bir subayın şehit okurken “Ne zahmet ettiniz ya Resulallah” demesi... Bu tür anlatımlar halkın ve hatta birçok hocaların nezdinde kabul görmüş. Bu da beni tereddüde düşürüyor. Acaba bizim mi atladığımız yer var? Yardım makamının sadece Allah olduğu ayetlerde apaçık iken bu tür şeylerin bir şanlı tarih olarak anlatılmasının sebebini gerçekten anlayamıyorum. Yoksa dediğim gibi bizim mi atladığımız yer var? 2012.03.17 25686
27 İslam’da "Üveysîlik" diye bir kavram var mıdır? Varsa dindeki yeri nedir? 2012.04.05 15657
28 Vahdet-i vücûd ne demektir? Bu inanca sahip olmanın bir sakıncası var mıdır? 2013.12.20 12296