İnsan neden günah işler? Her günahın tevbesi olur mu?
Süleymaniye Vakfı > Tevbe > Yazılı Fetvalar Tarih: 17 Şubat 2010  
Soru: İki sorum var: İnsan neden günah işler? Ve her günahın tevbesi olur mu? Günahlardan dolayı insan bazen umutsuzluğa düşebiliyor. O yüzden soruyorum.
Cevap: 

İnsanda “huysuzluk” vardır. Allah Teâlâ şöyle buyurur:

“İnsan gerçekten pek huysuz yaratılmıştır. Başına bir fenalık gelince feryat eder, Ona imkân verildiğinde de pinti kesilir.” (Meâric, 70/19-21)

İnsanda “nankörlük” vardır. Allah Teâlâ şöyle buyurur:

“İnsan, başı sıkışınca yan üstü veya oturarak ya da ayaktayken bize yalvarıp durur.  Sıkıntısını giderdiğimizde de sanki sıkışıp da hiç yardım istememiş gibi geçer gider. Aşırılık edenlere, yaptıkları şey böylece güzel gösterilmiştir.” (Yunus, 10/12)

İnsanda “cimrilik” de vardır. Allah Teâlâ şöyle buyurur:

“Mallarınız ve evlatlarınız sadece sınanmanız içindir. Allah’a gelince, büyük ödül, onun yanındadır.

Onun için gücünüzün yettiği kadar Allah’tan sakının. Dinleyin; itaat edin, infak edin ve kendiniz için hayır yapın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa onlar umduklarını bulurlar.

Allah’a güzel bir ödünç verirseniz o, onu sizin için kat kat artırır ve sizi bağışlar, Allah iyiliği karşılıksız bırakmaz ve yumuşak davranır.” (Teğabun, 64/15-16-17)

Bütün bu özellikler, insanın kusurlu davranmasına sebep olur. Ama insan, neyi doğru neyi yanlış yaptığını tespit edecek güçtedir. Allah Teâlâ şöyle buyurur:

“(Nefse) isyankâr­lı­ğını ve takvasını ilham ede­nin hakkı için, onu arındıran gerçekten um­du­ğuna kavuşmuş, kirle­tip karartan da her şeyini kaybetmiş olur.” (Şems, 91/8-10)

İyilik yapan, o iyiliğin neşesini içinde duyar, kötülük yapan da vicdan azabı çeker. Bu, Allah’ın büyük bir ikramıdır. Bu sayede kişi, hatadan dönme ve tevbe etme ihtiyacı duyar. Günah ne kadar ağır olursa olsun, tevbe kapısı daima açıktır. Allah Teâlâ şöyle buyurur:

“De ki: Ey aşırı gidip kendilerini tüketen kullarım! Allah’ın ikramından umudunuzu kesmeyin. Çünkü Allah günahların hepsini bağışlar. O, bağışlayıcıdır, ikramı boldur.

Rabbinize yönelin de size azap gelmeden önce ona teslim olun; yoksa yardım görmezsiniz.

Rabbinizden size indirilenlerin en güzeline, Kuran’a uyun. Sonra o azap size, beklemediğiniz bir anda gelir de hiç anlayamazsınız.” (Zümer, 39/53-55)

Allah Teâlâ şöyle buyurur:

“Allah size açık açık anlatmak, sizden öncekilerin uygulamalarını göstermek ve tevbenizi kabul etmek ister. Allah bilir, doğru karar verir.

Allah ister ki, sizin tevbelerinizi kabul etsin; arzularının peşine takılanların isteği ise sizin iyice onlara yönelmenizdir.

Allah sizi rahatlatmak ister. İnsanoğlu zaten zayıf yaratılmıştır.” (Nisa, 4/26-28)

Kişi, tevbe etmeden ölmüş olsa, bu durumda Allah’ın bağışlamayacağı tek günah şirk günahıdır. Allah Teâlâ şöyle buyurur:

“Allah şirki bağışla­maz, onun dışında kalanı dilediği kimse için bağışlar.” (Nisa, 4/48)

Şirk, ortak etmek demektir. Allah’a şirk, ona ait özelliklerden birini veya birkaçını başka bir varlıkta da görmektir. Bu varlık kimi zaman kişinin kendi arzuları olur. Ama çoğunlukla bunlar, Allah’a yakın sayılan büyükler ve ruhanilerdir. Din büyükleri ve ruhaniler, yarı insan yarı tanrı sayılarak Allah ile insan arasında arabuluculuk konumuna getirilirler. Onları din adamları temsil eder. Allah’ın ortağı ile ilişkide olmak, Allah ile ilişkide olmak sayılacağından din adamları bu yolla büyük bir din sömürüsü yaparlar. Her namazda okunan Fatiha sûresinde “Allahım! Yalnız sana kul olur, yalnız senden yardım dileriz” ayetleri yer alır. Bu ayetlerin gereğini yapan Müslümanlar, şirkten ve sömürüden uzak bir dini hayat sürerler.

Sonuç olarak insan, bilerek veya bilmeyerek her türlü günah ve kusur işleyebilir. Ne zaman günahtan dönmek isterse tevbe kapılarının açık olduğunu bilmeli ve asla umutsuzluğa kapılmamalıdır.

Benzer bir görüntülü cevabımızı aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz:

http://www.fetva.net/goruntulu-fetvalar/insan-sonunu-bile-bile-neden-gunah-isliyor.html

Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş
Kategorideki Diğer Fetvalar:
Sıra     Fetvaya ait soru Tarih    Okunma    
1 Ben bir kızı seviyorum ve onunla evlenmek istiyorum. Ancak bu kız geçmişte zina yapmış. Ama yaptığı bu işten dolayı pişman olmuş, tevbe etmiş. Şimdi İslami bir yaşantısı var. Geçmişte zina eden bir bayanla daha önce böyle bir günaha girmemiş bir erkeğin evlenmesinde bir mahzur var mı? Dorumun tersi de geçerli. Yani geçmişte zina yapmış bir erkekle hiç zina yapmamış bir bayan evlenebilir mi? Hayatında bir kez bile zina eden bir erkek veya bir kadın daha sonra tevbe etseler dahi ille de daha önce kendileri gibi zina etmiş biri ile mi evlenmek zorundalar? Nûr sûresinin 3. ayetinden bu mu anlaşılır? 2009.08.24 193844
2 Tarikatlardaki tövbe almak kavramı caiz midir? 2009.08.21 29917
3 Yunus peygamberden bahseden şu iki ayeti bir türlü çözemedim. Birinci ayet: "Eğer o, çok tesbih edenlerden olmasaydı, yeniden dirilecekleri güne kadar onun (balığın) karnında kalacaktı." (Sâffât, 37/143-144) İkinci ayet: "Eğer ona Rabbinden bir nimet yetişmiş olmasaydı, elbette kınanacak bir halde ıssız bir diyara atılacaktı." (Kalem, 68/49) Şimdi birinci ayete göre, Yunus aleyhisselam tevbe-tesbih etmeseydi kıyamet gününe kadar balığın karnında kalacaktı. Ama o tevbe-tesbih etti ve balık onu karaya attı. İkinci ayete göre ise Allah'ın nimeti ona gelmeseydi yani tevbe etmeseydi veya tevbesi kabul edilmeseydi kınanacak bir şekilde boş bir araziye yani karaya atılacaktı. Yunus aleyhisselam tesbih etmeseydi balığın karnında mı ölüp gidecekti, yoksa kınanmış bir şekilde karaya mı atılacaktı? 2009.08.19 21568
4 İki sorum var: İnsan neden günah işler? Ve her günahın tevbesi olur mu? Günahlardan dolayı insan bazen umutsuzluğa düşebiliyor. O yüzden soruyorum. 2010.02.17 14477
5 Son nefeste kelime-i tevhidi getirerek ölen bir insan gerçekte cenneti hak etmiş midir? Bu, insanın ömrü boyunca İslam'a göre yaşamamasına rağmen mümkün mü? Bu kişi hayatı boyunca Allah’ın nizamı dışındaki sistemlere kulluk etmiş, kulluk ederken aracılar koymuş. Özellikle tarikatlarda çokça duyulan, “tekbirler getirerek rabbine kavuştu”, “öldükten sonra yüzüne bembeyaz bir nur indi, bu beyazlık onun ameliydi” gibi sözler söylenmekte. Şu ana kadar okuduğum bazı hadis kitaplarında böyle bir şeye rastlamadım. Sadece Peygamberimizin ölmekte olan bir Yahudi çocuğuna ve amcası Ebu Talib’e telkinde bulunmasını okudum. Bu olaylar delil olabilir mi? 2010.02.06 11736
6 Şirke düşmüş bir kişinin samimi tevbe yaptığı takdirde affedileceğine dair Kur’an’dan, hadislerden, mezheplerden örnek verebilir misiniz? Allah şirki asla affetmeyeceğini söylüyor ayetlerde. Öyleyse şirke düşmüş birinin tevbe etme şansı da yok demektir. 2009.12.02 14465
7 Allah’ın ahirette şirki affetmeyeceğini duymuştum. Peki, bir insan Müslümanken şirk koştu diyelim. Sonra tekrar Müslüman oldu ama tevbe etmedi, ömrü yetmedi. Bu insan cehennemden çıkabilir mi? 2011.02.21 5061
8 Allah’ın her şey için bir kural ve ölçü koyduğunu biliyoruz. Onun günahları affetmesi de bir ölçüye göre ve bunu Kur’an’da belirtmiş. Durum bu kadar matematiksel ise ve kişi işlediği günahları, niteliklerini, hangi şartlarda affedildiklerini Kur’an’dan kesin olarak biliyorsa, Allah’tan af dilemenin, istiğfar etmenin anlamı nedir? Mesela bir kişi şirk ve büyük günahları işlememiş ise diğer günahları zaten affedilecek. Peki, buna göre bu kişinin hayat boyu istiğfar etmesine gerek var mıdır? 2011.09.07 4913
9 Müminler Cehenneme Girecekler Mi? adlı dersteki şu kurgunuz çok ilginçti: “Birini vurup sonrada tövbe edemeden hemen ölen müminin durumu ne olacak?” Böyle bir şeyin olması mümkün mü diye düşünmek gerekmez mi önce? Allah, insanları günahları sebebi ile hemen cezalandırmadığını, belli süreye kadar beklettiğini söylemiyor mu? Ölen kişinin geri dönme isteğini “Yeterli süren vardı, seni uyardım, yapsaydın. Artık geri dönemezsin.” diye geri çevirmiyor mu? Eğer dediğiniz gibi bir kurgu olabilseydi bu adam “Rabbim! Bana tevbe edecek süre tanımadın?” demez miydi? 2011.12.29 5685
10 Nisa Suresi 4/64 âyetini nasıl anlamamız gerekir. Tarikatçılar bu ayeti çok kullanıyor. 2012.07.07 6900