Helal nedir, tarif eder misiniz?
Süleymaniye Vakfı > Fıkıh Usulü > Yazılı Fetvalar Tarih: 24 Ağustos 2009  
Soru: Helal nedir, tarif eder misiniz?
Cevap: 

Sözlükte ‘düğümü çözmek’, ‘bir şeyin serbest ve helal olması’, anlamlarına gelen ‘hall’ (الحل) mastarından türeyen helal kelimesi, ‘yapılması dinen serbest olan şey’ anlamına gelir.

Allah Teâlâ bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur:

“Yerde ne varsa hepsini sizin için yaratan O’dur…” (Bakara, 2/29)

Bu ayet, yeryüzünde bulunan her şeyin insanlara mubah olduğunu gös­termektedir. Ama bunların zararlı ve pis olanlarıyla başkasının hakkı olmuş şeyler Kur’an-ı Kerim’deki diğer ayetlerle haram kılın­mıştır. İnsanların canı ile ırz ve namusu da haram kılınan şeyler­dendir. Hayatın devamı için şart olan can, mal, ırz ve namus güven­liği sağlandıktan sonra “Eşyada aslolan ibâhadır, haram olduğuna dair bir delil bulunmayan şey mubah kabul edilir.” sözü İslam hu­kukunun temel prensiplerinden olmuştur. Demek ki, aksine bir hü­küm bulunmayan her şey mubah ve helal sayılır.

Buna göre bir kimse, evine gittiği bir zat tarafından kendisine sunulan bir yiyeceği yiyebilir. “Acaba bunu helalinden kazanmış mı­dır; acaba bunun bedelini sahibine vermiş midir; yoksa bunu gasb mı etmiştir?” diye araştırması gerekmez.

Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin şöyle buyurduğu riva­yet edilmiştir:

“Helal bellidir, haram da bellidir. Bu ikisi arasında şüpheli şeyler vardır ki, birçok kimse onu bilmez. Şüpheli şeylerden sakınan, dinini ve ırzını korumuş olur. Onları işleyen, bir korunun yakınında hayvanını güden bir çoban gibidir; yasak bölgeye düşebi­lir.” (Buhari, İman 39, Büyû’ 2; Müslim, Müsâkât 107-108)

Hadis-i şerif şöyle açıklanabilir:

Eşya üç kısımdır:

1- Helal olduğu açıkça belli olan ve bu hususta kapalı bir yanı bu­lunmayan şeyler: Ekmek, meyve, su, konuşma, yürüme gibi.

2- Haram olduğu açıkça belli olanlar: Sarhoş edici içkiler, domuz eti, ölü hay­van eti, kumar, zina ve yalancılık gibi.

3- Kendilerinde kapalılık bulunan, helal mi yoksa haram mı ol­duğu açıkça belli olmayan şeyler. Bunlar, bazı yönleriyle helal, bazı yönleriyle haram olarak değerlendirilebilecek özellikte şeylerdir. Hem helal olduklarına hem de haram olduklarına dair delil getirile­bilir. İnsanların çoğu bu gibi şeyleri gereği gibi değerlendirip bir ka­rara varamazlar. Bu konudaki kararı ancak müçtehitler verebilir. Bu sahada bulunan bir şeyi müçtehidin biri helal sayarken diğeri haram sayabilir. İçtihat yapabilecek seviyede olmayanların bu sahada bulu­nan şeylerden sakınmaları bir takva gereğidir. Hadis-i şerifte tavsiye edilen budur. Müçtehitlerden birinin kararına uyarak hareket etmek de mümkündür. Çünkü Allah Teâlâ, “Eğer bilmiyorsanız bilenlere sorunuz.” (Enbiya 21/7) buyurmuştur.

Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş
Kategorideki Diğer Fetvalar:
Sıra     Fetvaya ait soru Tarih    Okunma    
1 İslam hukukunda fasık kimselerin hükmü meselesi hakkında bilgi almak istiyorum. İslami eserlerde karşılaştığım önemli bir bilgi, fasık kimselerin mahkemede şahitliğinin kabul edilmediği (hatta fasık bir kimse ramazan hilalini gördüm dese muteber olmayacağı) konusu. Şimdi böyle fasık kimselerin fasıklığı nasıl tespit edilir? Neye göre kişinin fasıklığı sabit olur? 2009.09.29 6698
2 Allahın bizden istediği ve sevdiği davranışları yapmak, istemediği ve sevmediği davranışları yapmamaya ne denir? 2009.08.24 11454
3 Farz nedir, neye denir, çeşitleri var mıdır? 2009.08.24 27010
4 Helal nedir, tarif eder misiniz? 2009.08.24 11672
5 Haram nedir, çeşitleri nelerdir? 2009.08.24 53571
6 Edâ ehliyetini ortadan kaldıran şeyler nelerdir? Ağır kronik psikiyatrik ve ruh hastası bir kimsenin edâ ehliyeti var mıdır? 2009.08.24 6974
7 İctihad nedir? 2009.08.13 28380
8 Peygamber Efendimiz, Allah’ın Resulü olmasının yanı sıra aynı zamanda bir devlet başkanı idi. Devlet liderliğinin bir gereği olarak ortaya koyduğu emir ve yasaklar ile peygamberliğinin bir gereği olarak ortaya koyduğu hükümler aynı mahiyette midir? Lider vasfı ile verdiği hükümler de şeriatın konusu mudur? 2011.03.07 4941
9 Mantık ilmini (hem klasik hem de modern mantık) çalışmak, Kur'an'ı daha iyi anlama konusunda bize yardımcı olabilir mi? Bu konuda önerileriniz nelerdir? 2011.03.31 3440
10 Dinimizde bazı şeyler yavaş yavaş mı haram kılındı? Mesela içki İslam'ın ilk yıllarında helaldi de sonra mı haram kılındı? 2016.07.27 2054
11 Kur’ân ayetlerini insanlara anlatırken Kur’an’ı Allah’ın açıkladığını ve kelimelerin temel anlamlarının araştırılmasının gerektiğini söylüyoruz. Birçok açıklamamızda sözlüklerdeki temel anlamlara referansta bulunuyoruz. Ancak bir arkadaş “müteşabih” ve "Şâe" kelimeleri konusundaki açıklamalarımızdan sonra, Râgıb el-İsfahâni’nin “el-Müfredât” adlı kitabına referansta bulunarak oradaki klasik anlamları doğrulayan açıklamaları gösterdi. Mademki savımızı kanıtlamak için Arapça ve sözlüklere başvuruyoruz, birçok konuda (A. Bayındır Hocanın yazılarında o sözlüklere atıf oluyor mesela), bu gibi sözlüklerde de anlamı bozulmuş kelimeleri nasıl izah edeceğiz? Yani ayetlere verdiğimiz manaları nasıl temellendireceğiz? Sözlüklerin de bozulduğunu söylersek, o zaman neden diğer kelimelerde sözlüğü referans alıyorsunuz diyorlar. 2011.05.09 5612
12 Vacip-mekruh-müstehap-mendup-mubah gibi terimler nasıl oluşmuştur? Kur’an’da bunlardan bahsedilmez. Bizi bağlayıcı mıdır? 2010.04.12 4869
13 Kur’an-ı Kerim’e göre Allah Teala’nın ayetlerini kendi ictihatlarına göre yorumlayanlar nasıl değerlendirilir? 2011.05.11 4041
14 Hocam 9 yaşında bir kız çocuğu akil baliğ olunca yani ay hali görmeye başlayınca dini görevlerle mükellef olur mu? Yaş itibarıyla küçük olduğu için bu soruyu sorma gereği duydum. Yani hala çocuksu hareketleri var. Oyun çağında olan bir çocuk olunca tereddüde düştüm. Bir açıklama getirir misiniz? 2010.06.16 11682
15 “Allah Teala Kur’an ayetlerini tamamlamadan peygamber hüküm vermez” diyorsunuz. Peki, bu durumda Hz. Peygamber 23 yıl boyunca hüküm vermeden peygamberliğini yaptı şeklinde garip bir durum ortaya çıkmıyor mu? 2011.05.12 5184
16 Kur’an’daki yasaklar illetleri ile beraber Allah tarafından açıklanarak mı yasaklanmıştır? Mesela alkollü içkilerin yasaklanması Kur’an’da illeti açıklanarak mı, yoksa kıyasla mı belirlenmiştir? 2011.05.31 3605
17 Hanefilerin fıkıh kaynaklarında seferilik hükümleri anlatılırken 15 günden daha az sürecek sefer durumlarının seferilik hükümlerine tabi olacağı anlatılıyor. Neden 15 gün olduğu ise “kadınların iki adet arasındaki asgari temizlik süresinin en az 15 gün” olması ile açıklanıyor. Kadının iki adet arasında en az 15 gün ibadetine dönmesi gerektiği gibi seferi olan da 15. gün itibariyle normal duruma dönmelidir deniyor. Bu, nasıl bir kıyas, açıklar mısınız? 2011.10.28 8949
18 Dinimizce “deli” diye tanımlanan akli dengesi yerinde olmayan insanlara ahirette sorgu sual olmadığı söyleniyor. Bu kategoriye sadece zihinsel engelliler mi dâhildir? Yoksa şizofren, paranoya, çift kişilik gibi psikolojik rahatsızlıklar da dâhil midir? Mesela şizofren bir kimse cinayet işlerse bundan sorumlu olmayacak mı? 2011.11.28 21552
19 Resulullah’ın tebyin görevi ile ilgili yazınızda da görüldüğü üzere peygamberlerin görevi, vahyi gizlememek. Bu, zaten apaçık olan bir şey. Söylemek istediğim, peygamberlerin, bir bilenin hiç mi açıklama, tefsir görevi yoktur. Böyle olsa sitenizden indirdiğim Bakara suresi mealine bir açıklama bölümü koymazdınız. Bu konuda açığa çıkmamış bir durum mu var? Bu konuda bilgilerinize müracaat ediyorum. 2012.01.05 4725
20 Hocam arkadaşlarıma özellikle sizin “Kur’an ve sünnet bir bütündür.” sözünüzü hatırlatıyorum. Yani "Peygamberimizin yaptığı, söylediği her şey Kur’an’da var." diyorum. Onlar da “Biz de bunları bulabiliyorsak o zaman peygamber niye yaratıldı?” diyorlar. Buna nasıl cevap verilmesi gerekiyor? 2012.02.06 3580
21 Akıl nedir? İslam ile mükellef olmak için gereken akıl miktarı nedir? 2009.12.15 6124
22 Hz. Peygamber Kur’an’ı açıklamıyorsa sünnet nasıl oluşmuştur? Hilal TV'de geçtiğimiz Ramazan ayında bir programa katılmıştınız. Orada peygamberimizin göreviyle ilgili birtakım ifadelerde bulunmuştunuz. “Tebyin” kelimesinin manası ile ilgili bir eleştiri yapılmış ve Lisanü’l-Arab sözlüğü kaynak gösterilerek bu kelimenin “tavzih” ve “vuzuh” olmak üzere iki anlamı olduğu belirtilmişti. Birisi müteaddi imiş, o sebeple mef'ul gerektirirmiş, ikincisi de lazım imiş. Tübeyyinü fiili mef'ul almış olduğu için de ilk mana geçerliymiş. Bunlar Arapça dilbilgisi bilmeyen bir insan penceresinden bakıldığında, büyük ihtimalle insanlar gözünde elektriği icad etmiş havası sağlandığından ikna gücü yüksek bir sunum hazırlanmış. Ben cevap vermede biraz yetersiz kaldım. Yani bence kelimelerin manaları, ardından gelen cümlelerle değişir diye düşündüm. Bunlara siz nasıl cevap veriyorsunuz? 2012.04.27 4934
23 Kur’an’ın Kur’an ile açıklanması konusunda daima ekip çalışmasına vurgu yapıyorsunuz. Peki, Allah’ın Resulünden gelen ve adına “hikmet” dediğimiz doğru bilgilerin ortaya çıkarılmasında uygulanan yöntem de böyle midir? Yoksa resullere bu konuda ayrıcalık mı tanınmıştır? 2013.11.01 5063
24 İslam hukukunda zaman aşımı var mıdır? Varsa süresi ne kadardır? 2010.01.30 4333
25 Nesih kelimesi Kur'an'da hangi anlamlarda kullanılmıştır? 2017.01.02 1337
26 Peygamberimizin ibadet amacıyla yaptığı davranışlar mı sünnet, yoksa her yaptığı davranış mı bizim için sünnet olur? 2010.07.24 10716
27 Sedd-i zerâyi’ doğru bir hukuk prensibi midir? Harama giden yolların kapatılması haramların sınırlarını genişletmez mi? 2010.11.02 6860
28 Peygamberler hep aynı şeyleri mi tebliğ etmişlerdir? Bu bağlamda şeriatlarda bütünlük mü esastır? 2016.07.25 2658