Fatiha’da geçen sadece senden yardım dileriz ayetini açıklar mısınız?
Süleymaniye Vakfı > Kur'an > Yazılı Fetvalar Tarih: 21 Haziran 2011  
Soru: “Fatiha suresinde “Sadece senden yardım isteriz” mealinde bir cümle geçer. Peki, insanların birbirlerinden yardım istemesi Allah'tan başkasından yardım istemek manasına gelmiyor mu?” sorusuna vermiş olduğunuz cevapta, söz konusu ifadenin özetle; “senden başkasının yapamayacağı şeyleri başkasından değil sadece senden isteriz” şeklinde anlamak gerektiği belirtilmektedir. Oysa ayet “Yalnız sana kulluk eder, yalnız senden yardım isteriz” mealindedir. “Yalnız senden yardım isteriz” ifadesini tek başına almak, “namaza yaklaşmayın” ifadesini tek başına almak gibi değil midir? Ayeti, “herkesten yardım isteriz fakat yardım istediklerimiz içinde sadece sana kulluk ederiz” şeklinde anlamlandırmak daha doğru olmaz mı?
Cevap: 

Ayetleri, kendi başımıza açıklamaya kalkmamız doğru değildir. Çünkü Allah Teâlâ buna izin vermemekte ve şöyle buyurmaktadır:

“Elif, Lâm, Râ. Bu, ayetleri hakîm (doğru karar veren) ve habîr (her şeyden haberdar) olan Allah tarafından muhkem kılınmış ve de açıklanmış bir kitaptır. Böyle olması Allah’tan başkasına kulluk etmemeniz içindir. (De ki:) Ben de O’nun tarafından size uyarı yapan ve müjde veren biriyim.” (Hûd, 11/1-2)

Allah Teâlâ, âyetleri, âyetlerle açıklamıştır. Bize düşen ise aynı konuyla ilgili ayetleri ve Peygamberimizin uygulamalarını toparlayarak Allah’ın açıklamalarına ulaşmaya çalışmaktır.

Buradan hareketle, Fatiha Suresinin ilgili ayetinde geçen istiâne kavramının kapsamı diğer ayetlerde açıklanmış ve gereken durumlarda insanların birbirlerinden yardım isteyebilecekleri belirtilmiştir. Fakat “olağanüstü” veya “olağandışı” dediğimiz ve sadece Allah’ın yapabileceği yardımları O’ndan başkasından istemenin şirk olduğu da yine diğer ayetlerde özellikle vurgulanmıştır. Buna göre Fatiha Suresinde geçen “sadece senden yardım isteriz” cümlesi, diğer ayetlerin delaleti ile “senden başkasının yapamayacağı şeyleri başkasından değil; sadece senden isteriz” demek olur.

Dolayısıyla ayeti sizin dediğiniz şekilde anlamlandırmak doğru olmayacaktır.

http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/sadece-allahtan-yardim-istemek-ne-manaya-gelir.html

Kur’an’ı açıklamada usul konusuyla ilgili geniş bilgiye aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:

http://www.suleymaniyevakfi.org/arastirmalar/kurani-aciklamada-usul.html

Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş
Kategorideki Diğer Fetvalar:
Sıra     Fetvaya ait soru Tarih    Okunma    
1 Al-i İmran suresinde anlayamadığım bir kısımla ilgili sormak istiyorum: 38. ayette Zekeriya aleyhisselam Rabbine dua ederek kendisine hayırlı bir nesil bağışlamasını istiyor. Yahya aleyhisselam ile müjdelendikten sonra, 40. ayette kendisi ve karısıyla ilgili durumu göz önünde tutarak; "bu nasıl olur?" diye Allah'a sormaktadır. Bunun sebebi nedir? Önce çocuğu olması için Allah'a dua ediyor, duası kabul olunca da "bu nasıl olur: ben yaşlıyım, karım da kısır" diyerek şaşırıyor! Bunu anlayamadım. İkinci olarak; normalde kısır bir kadından çocuk olmayacağına göre bu bir mucize midir? 2009.09.29 18061
2 En'am Suresi'nin 165. ayetinde "...Şüphesiz Rabbin, cezası çabuk olandır...'' diye bir ifade geçiyor. Aslında bu ifade, okuduğum çeşitli meallerde çeşitli şekillerde geçiyor. Size göre bu ayetin meali tam olarak nedir? Eğer "'...Şüphesiz Rabbin, cezası çabuk olandır..." ifadesi doğru ise, bu Nahl 16/61'e, Ankebut 29/53'e ve Allah'ın halim olduğunu, mühlet verdiğini içeren birçok ayete ters bir durum teşkil etmez mi? Teşkil etmiyorsa (ki eminim teşkil etmiyordur ama ben anlamak istiyorum), bu ayette geçen ifade kimlere ve hangi durumlara göre geçerlidir? 2009.09.28 13474
3 Fatiha suresinde "sadece senden yardım isteriz" mealinde bir cümle geçer. Peki, insanların birbirlerinden yardım istemesi Allah'tan başkasından yardım istemek manasına gelmiyor mu? Bu kişiler de şirke mi giriyor? Yani bir kişi bir başkasından borç para istese veya bir konuda yardım istese Allah'tan başkasından yardım istediği için şirke mi girmiş olur? Değilse bu ayeti nasıl anlamalıyız? 2009.10.12 18496
4 Kur'an'daki hadd cezalarını‎n tarihselliği savunulabilir mi? 2009.08.19 9216
5 Kur’an-ı Kerim okuyup sevabını ölmüş yakınlarımıza bağışlamanın hükmü nedir? Bununla ilgili ayet ve hadis-i şerifler nelerdir? 2009.08.19 84759
6 Günümüzde İslam anlayışı nasıl olmalıdır? Ilımlı İslam mı? Yoksa Radikal İslam mı? 2009.08.19 4863
7 Bakara 256. ayeti açıklar mısınız? Müslüman olan birini İslami emirleri yapmaya zorlamayacak mıyız? Ben eşimi ve çocuklarımı müslümanım diyecekler ve başını ve belden aşağısını açıp gezecekler, ben onları İslam oldukları için kapanın demeyecek miyim? Hocam ben "çocuklarınıza 7 yaşına geldiklerinde namazı emredin, 12 yaşına geldiğinde kılmazlarsa hafif dövün" diye bir hadis biliyorum. Zorlama yoksa bu hadisi bana açıklar mısınız? 2009.08.19 14743
8 Tâğûtîlik kavramını açıklar mısınız? Bu kavramın kapsamına girenler kâfir olarak nitelendirilebilir mi? 2009.08.19 4419
9 Herkes Kuran'ı okuyup anlayabilir mi? Mesela ben Kur'an okumayı bilmiyorum. Arapça'yı hiç bilmiyorum Şimdi ben Kur'an'ı açıp mealinden okusam ve ayetleri anladığım gibi uygulamaya çalışsam doğru mu yapmış olurum? 2009.08.19 8758
10 Hocamız Kur'an derslerinde iki noktaya vurgu yapıyor. Birincisi, Kur'an'ın herkes tarafından anlaşılabilir olduğu, herkese kaynak olarak yeterli geleceği, mübin ve mufassil olduğu; ikincisi, Kur'an'dan herkesin hüküm çıkaramayacağı... Bu ikisi arasındaki denge nasıl kurulmalı? Kur'an'ı yaşamak için okuyan bir insana Kur'an kâfi gelecekse - Resul'ün usve-i hasene olması mevzusunu konu dışı tutuyorum - o kişi neden Kur'an'dan hüküm çıkaramayacak? Hüküm çıkarılamayan bir Kur'an onun için hayat kitabı olabilir mi? 2009.08.19 4405
11 mp3 çalar ile içerisinde secde ayeti geçen bir sureyi yolda birkaç defa dinlersek secde yapmamız gerekir mi, eğer gerekiyorsa ne zaman secde yapmamız gerekir? 2009.08.19 8399
12 Ben mahreçleri çok iyi yapamadığım için Kur'an'ı güzel okuyamıyorum. Kelime mealli Kur'an'ı okurken aynı anda MP 3'ten sesli Kur'an dinleyerek takip ediyorum. Ama tek başına Arapça düzgün okuyamadığım için de Kur'an okuma ibadetinden mahrum kaldığımı düşünerek huzursuz oluyorum. Diğer taraftan yalnızca Arapça Kur'an dinlemek beni ruhsal olarak rahatlatsa bile anlayamamak beni rahatsız ediyor. Mutlaka mealini de takip etmek anlamak istiyorum. Hayatım boyunca hiç Arapça hatim edememek ne kadar doğru bilemiyorum. Ne yapmalıyım? 2009.08.19 29275
13 Hocamız bir dersinde bir ayette geçen "temarav" kelimesinden bahisle ‘şüpheye düşmediler, şüpheye düşer gözüktüler' ibaresini kullandı ve ardından "şüpheye düşmenin normal" olduğunu söyledi. Ancak başka ayette müminlerin "iman ettikten sonra şüpheye düşmedikleri" (lem yertabu) anlatılıyor. Bu ikisi arasındaki denge ve şüphenin iman karşısındaki konumu nedir? 2009.08.19 7398
14 Allah Teala bir ayette günahların hepsini affedeceğini belirtirken, şirki istisna tutuyor. Yani şirki affetmem diyor. Sahabe de önceden müşrik idi. Ancak onlardan -en azından bazılarının- affedildiğini Kur'an'dan biliyoruz. O zaman bu ayeti nasıl anlamalıyız? 2009.08.19 7133
15 Kur'an'ın zikir olması hakkında bir soru sormak istiyorum: Zikri "hatırlatma" anlamında alırsak, Kur'an kendi başına bir amaç değil, bir şeyleri hatırlatan bir araç mıdır? Yani "Zikir" haddi zatında değerli midir, yoksa hatırlattığı şey bakımından mı değerlidir ve zikirden ona "ubur" etmek mi gerekir? 2009.08.19 4436
16 Son zamanlarda Besmele "RAHMAN RAHİM ALLAH ADINA" şeklinde tercüme edilmeye başlandı. Bu tercüme sizce doğru mudur? 2009.08.19 8899
17 Peygamberimize Cebrail'in uyku halinde iken getirdiği vahiy Kur'an değildir demek doğru mudur? Eğer doğru ise neden bu vahiy türünü Kur'an olarak kabul etmemişlerdir? 2009.08.19 6088
18 Yunus peygamberden bahseden şu iki ayeti bir türlü çözemedim. Birinci ayet: "Eğer o, çok tesbih edenlerden olmasaydı, yeniden dirilecekleri güne kadar onun (balığın) karnında kalacaktı." (Sâffât, 37/143-144) İkinci ayet: "Eğer ona Rabbinden bir nimet yetişmiş olmasaydı, elbette kınanacak bir halde ıssız bir diyara atılacaktı." (Kalem, 68/49) Şimdi birinci ayete göre, Yunus aleyhisselam tevbe-tesbih etmeseydi kıyamet gününe kadar balığın karnında kalacaktı. Ama o tevbe-tesbih etti ve balık onu karaya attı. İkinci ayete göre ise Allah'ın nimeti ona gelmeseydi yani tevbe etmeseydi veya tevbesi kabul edilmeseydi kınanacak bir şekilde boş bir araziye yani karaya atılacaktı. Yunus aleyhisselam tesbih etmeseydi balığın karnında mı ölüp gidecekti, yoksa kınanmış bir şekilde karaya mı atılacaktı? 2009.08.19 20952
19 Teğâbün suresinin 14. ayetinde şöyle buyurulmuş: "Ey iman edenler! Şu bir gerçek ki, eşleriniz ve evlatlarınız içinden size bir düşman vardır. Onlara karşı dikkatli olun..." (Teğabün, 64/14) Sorum şu: Eşlerin ve çocukların içindeki düşmandan kasıt kim? Onların nefsi mi? Yoksa her kişinin içinde doğal bir bölünmüşlük hali mi var, iyi ya da kötü, bu mu kastediliyor? 2009.08.18 8182
20 Kur'an'ın bazı ayetlerinde Allah Teala ben ifadesi yerine "biz" ifadesini kullanmıştır. Mesela "sizi biz yarattık" gibi. Bunun sebebi nedir? 2009.08.18 8287
21 İsrâ suresi 73-74. ayetlerini nasıl anlamamız gerekir? 2009.08.18 8609
22 Kur'an okuduktan sonra "sadakallahül azîm"' ve "sübhâne rabbike rabbi'l-izzeti ammâ yasifûn..." ayetini okuma geleneği bir sünnete mi dayanıyor? 2009.08.18 14819
23 Diyelim ki bir cemaat/grup, fertlerine her gün bir sayfa Kur'an okuma zorunluluğu getirmiş. Ya da haftada bir gün fiziki eğitime yönelik spor uygulaması başlatmış. Ama cemaat fertleri bu uygulamaları hafife almakta ya da yerine getirmemekte. Bu cemaat fertlerine uygulanacak cezai müeyyidelerin hükmü nedir? 2009.08.18 2469
24 Mü'min suresinin 34. ayetinde Yusuf aleyhisselam için "heleke" kelimesi kullanılmış. Bu kelimenin sözlük anlamı "yıkım" "mahvolmak" vs. Bir peygamberin ölümü için heleke kelimesi kullanılır mı? Bizim Kur'an'da okuduğumuz heleke, zalim kavimlerin yok edilmesi anlamında kötü bir kelime. 2009.08.18 3492
25 Sorum dâd harfinin okunuşu. Bazı İstanbul yöresi imamları, hafızları velezzâllîn diye okuyor. Ama Abdussamed, Mustafa İsmail ve tüm diğer büyük üstadlar veleddâllîn diyor. Nahiv ilmi üstadlarından İmam Suyuti 700'lü yılarda yaşamış ve o zaman da bu sorun varmış ve "zâ diye okumak kesinlikle yanlış" demiştir. O zaman hangisi doğru? Biz kime uyalım? 2009.08.18 14183
26 Kur'an'da Hicr halkından bahsediliyor ve bu isimde bir sure de var. Bu halk hangi Peygamberin halkıdır? 2009.08.18 4560
27 Kıssaların yaşanmış gerçek olaylar olup olmadığı hakkında sormak istiyorum. Kuran-ı Kerim'i anlayabilmek, anlayamadığımız noktaları sorup öğrenmek için meal okuyoruz. Son zamanlarda okuduğum bir meal daha önce okuduğum klasik tefsirlerden biraz farklı. Mesela Kur'an'da geçen peygamber kıssalarının, Ashab-ı Kehf'in aslında temsili birer anlatım olduğu yorumu yazılmış. Gerçekten bunlar birer temsili anlatım mıdır, yoksa yaşanmış gerçek olayların aktarımı mıdır? 2009.08.18 5724
28 Nûr suresi 33. ayetin son kısmında şu geçmektedir: "Dünya hayatının geçici menfaatlerini elde etmek için iffetli olmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları buna zorlarsa bilinmelidir ki hiç şüphesiz onların zorlanmasından sonra Allah (onları) çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir." İffetli olmak istemeyen cariyeleri fuhşa zorlamanın hükmü ne oluyor? Yani bir kimse iffetli kalmak istemeyen bir cariyesini fuhşa zorlayabilir mi? Bu ayet-i kerimenin açıklamasını (Kuran'a göre) bize aktarır mısınız? 2009.08.18 10307
29 Kur'an-ı Kerim'de yer alan "Allah kullarına zulmetmez" diye çevrilen ayetlerde geçen zallâm kelimesi mübalağa anlamında mı acaba? Yani Allah kullarına çok zulmetmez de az zulüm eder anlamı mı çıkar? 2009.10.14 6738
30 Bakara Suresinin 54. ayetini açıklar mısınız? İsrail oğullarına yönelik "nefislerinizi öldürün" emrini nasıl anlayacağız? 2009.10.16 5957
31 Bir ayette Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: “Bu Kur’ân Ataları uyarılmamış ve bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için indirilmiştir.” (Yasin Suresi, ayet 7) Yukarıdaki ayette kafama takılan şeyler oldu: Ayette Hz Muhammed (s.a.v)’in daha önce ataları uyarılmamış topluluğa gönderildiği söyleniyor. Hâlbuki diğer ayetlerde de İncil’in ve Tevrat’ın bozulduğundan bahsediyor. Yani demek ki İncil ve Tevrat gelmiş ve ataları uyarılmış. Yok, eğer Kur’ân Araplara değil de dünyadaki diğer insanlara da geldiyse o zaman neden, Kur’ân’dan da Allah “bu Kur’ân’ı size ve ataları uyarılmamış diğer topluluklara gönderdik” dememiş. Bu ayetlerdeki çelişki kafamı karıştırıyor. Bir açıklama yapar mısınız? 2010.05.15 4836
32 Yusuf suresi 45. ayette “ümmet” kelimesi “belirli bir süre” anlamında kullanılıyor. Bu kelimenin seçilmesinin bilinebilen bir hikmeti olabilir mi? 2011.04.22 4595
33 İslamiyet öncesi bazı şiirlerin Kur’an’da aynen geçtiği iddia ediliyor. Hatta bazıları daha da ileriye giderek Kur’an’da bazı ayetlerin bu şiirlerden esinlenilerek oluşturulduğunu iddia ediyorlar. Konu hakkında yorumunuz nedir? 2012.01.19 4507
34 Furkân sûresi 51. ayette "Dileseydik her şehre/kente elçi gönderirdik" buyurulmuştur. Fâtır sûresinin 24. ayeti gibi bazı ayetlerde ise her topluma mutlaka bir elçi gönderildiği ifade ediliyor. Bu ayetleri bir bütün olarak nasıl anlamak gerekir? 2016.10.27 1202
35 Bazı hocalar ayetlerin nüzul sebeplerini bilmenin şart olmadığını ve hatta bunların birçoğunun uydurma olduğunu söylüyorlar. Ben de bu düşüncedeydim. Allah istese birçok ayette olduğu gibi ayetlerin içinde zaten bize nüzul sebeplerini açıklardı. Ama Sad Suresi 44. ayetini okuduğumda bu fikrimde zedelenme oldu. Rivayete göre 44. ayet Eyüp peygamberin yeminiyle alakalı. Ama nüzul rivayetleri olmadan bu ayetten mana çıkarmak imkânsız mıdır? Ya da başka bir manası mı var? Veya Türkçeye çevrildiğinde bir mana karmaşası mı olmuştur? 2010.05.18 5324
36 Kur’an hangi konuda bize aydınlatıcı bilgiler verir? 2011.05.02 17723
37 İsra suresi 71. ayette geçen “Bütün insanları kendi önderleriyle birlikte çağıracağımız günü hatırla.” ayetinde belirtilen “önderler/imamlar” kimler olacaktır? 2012.01.27 16087
38 Hadîd sûresi 19. ayette iman edenlerin asıl sıddıklar ve şehitler olduğu mu, yoksa iman edenlerin sıddıklar ve şehitler derecesinde olduğu mu anlatılıyor? 2010.07.27 4803
39 Kur’ân ayetlerini insanlara anlatırken Kur’an’ı Allah’ın açıkladığını ve kelimelerin temel anlamlarının araştırılmasının gerektiğini söylüyoruz. Birçok açıklamamızda sözlüklerdeki temel anlamlara referansta bulunuyoruz. Ancak bir arkadaş “müteşabih” ve "Şâe" kelimeleri konusundaki açıklamalarımızdan sonra, Râgıb el-İsfahâni’nin “el-Müfredât” adlı kitabına referansta bulunarak oradaki klasik anlamları doğrulayan açıklamaları gösterdi. Mademki savımızı kanıtlamak için Arapça ve sözlüklere başvuruyoruz, birçok konuda (A. Bayındır Hocanın yazılarında o sözlüklere atıf oluyor mesela), bu gibi sözlüklerde de anlamı bozulmuş kelimeleri nasıl izah edeceğiz? Yani ayetlere verdiğimiz manaları nasıl temellendireceğiz? Sözlüklerin de bozulduğunu söylersek, o zaman neden diğer kelimelerde sözlüğü referans alıyorsunuz diyorlar. 2011.05.09 5299
40 İnternetteki bir videoda Kur’an’da Musa aleyhisselam zamanında yaşamış olduğundan bahsedilen Haman’ın aslında bir Pers (Fars) adı olduğundan bahsedilmekte ve Kur’an’da hata olduğu söylenmektedir. Bu konuda bir açıklama yapar mısınız? İşin gerçeği nedir? 2012.03.26 8624
41 Kalem Suresi 13. ayette “zenîm” diye bir kelime geçiyor. Bu kelimeye “kötü ve alçak kişi” diye mana verildiği gibi “soysuz” ya da “kendi kavmini inkâr eden” ve “kendini başka bir kavme nisbet eden” diye de mana veriliyor. Bu manaların doğrusu hangisidir? Soysuzluk ne demektir? Mesela ben soyadımı değiştirmek istiyorum. Bunun bir zararı var mı? 2010.07.29 4593
42 Kur’an-ı Kerim’e göre Allah Teala’nın ayetlerini kendi ictihatlarına göre yorumlayanlar nasıl değerlendirilir? 2011.05.11 3772
43 Meclis tarafından kabul edilen eğitimde 4+4+4 sisteminde ortaöğretimde seçmeli ders olarak getirilen Kur’an-ı Kerim dersleri tartışma yarattı. “Öğrenciler ders öncesi abdest alacak mı, kız öğrenciler başlarını kapatacak mı?” şeklindeki sorular tartışmanın odak noktası oldu. Sizin bu konudaki görüşleriniz nelerdir? 2012.04.04 18018
44 Alak sûresinin ilk ayetinde “Yaratan Rabbinin adıyla oku” deniyor. Gazete, her çeşit kitap, dergi gibi şeyler de bu okumaya dâhil midir? Yani okunması istenen şey nedir? 2010.08.19 8141
45 “Allah Teala Kur’an ayetlerini tamamlamadan peygamber hüküm vermez” diyorsunuz. Peki, bu durumda Hz. Peygamber 23 yıl boyunca hüküm vermeden peygamberliğini yaptı şeklinde garip bir durum ortaya çıkmıyor mu? 2011.05.12 4917
46 Yatak odasında Kur’an bulunmasında herhangi bir sakınca var mıdır? 2012.05.23 22185
47 A’râf sûresi 109 ve 110. ayetlerde “Firavun’un kavminden ileri gelenler, dediler ki: “Şüphesiz bu adam usta bir sihirbazdır.” “Sizi yerinizden çıkarmak istiyor.” Firavun, ileri gelenlere, “Ne dersiniz?” dedi.” Buyurulmaktadır. Şuarâ sûresi 34 ve 35. ayetlerde ise Firavun, çevresindeki ileri gelenlere, “Şüphesiz bu, bilgin bir sihirbazdır” dedi. “Sizi, yaptığı sihirle, yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Ne dersiniz?” buyurulmaktadır. Yani aynı cümleler A’râf sûresinde Firavun’a, Şuarâ sûresinde Firavun’un danışmanlarına izâfe edilmektedir. Bir Alman yazar, kitabında Müslümanlara saldırmak amacıyla bu ayetleri delil getirerek şu cümleleri kullanmaktadır: “Müslümanlar bu kitabı, itinayla tutulmuş bir vahiy tutanağı olduğunu iddia etmekteler ve İncillerin de bu düzeyde olmadığını vurgularlar. Hâlbuki tek tek incelemeye tabi tutsalar izahı zor olan çelişkili durumlarla kendileri de karşılaşacaklardır.” Buna nasıl cevap verirsiniz? 2011.02.04 5750
48 “Fatiha suresinde “Sadece senden yardım isteriz” mealinde bir cümle geçer. Peki, insanların birbirlerinden yardım istemesi Allah'tan başkasından yardım istemek manasına gelmiyor mu?” sorusuna vermiş olduğunuz cevapta, söz konusu ifadenin özetle; “senden başkasının yapamayacağı şeyleri başkasından değil sadece senden isteriz” şeklinde anlamak gerektiği belirtilmektedir. Oysa ayet “Yalnız sana kulluk eder, yalnız senden yardım isteriz” mealindedir. “Yalnız senden yardım isteriz” ifadesini tek başına almak, “namaza yaklaşmayın” ifadesini tek başına almak gibi değil midir? Ayeti, “herkesten yardım isteriz fakat yardım istediklerimiz içinde sadece sana kulluk ederiz” şeklinde anlamlandırmak daha doğru olmaz mı? 2011.06.21 6937
49 Hadîd Suresi 3. âyette geçen, Allah’ın “zâhir” ve “bâtın” olmasından maksat nedir? 2012.11.01 10632
50 Allah'tan geldik, Allah'a döneceğiz ayetini nasıl anlayacağız? Allah şu an başka bir yerde de ölünce biz ona mı kavuşacağız? 2009.12.12 16952
51 Bakara 29. ayette Allah Teâlâ’nın önce yeri ve yerdekileri, daha sonra da gökyüzünü yarattığı buyurulmaktadır. Naziat sûresi 27-32. ayetlerde ise önce gökyüzünü, ondan sonra yeri ve yerdekileri yarattığı bildirilmektedir. Birkaç internet sitesinde ateistler bu ayetleri örnek vererek Kur’an’ın kendisiyle çeliştiğini iddia etmektedirler. Elimizdeki meallere baktığımızda manalar gerçekten de böyle verilmiş. Bu konuyu açıklar mısınız? 2011.02.07 7815
52 Geçen gün internette Abdülaziz Bayındır Bey'in bir konuşmasını dinledim. Meallerde çelişki olduğuna örnek vermek için iki ayet gösterdi. Nisâ sûresi 26. ayetinin mealinin İbrahim sûresi (14) 4. ayet ile çeliştiğini açıkladı. Çelişkinin sebebini ise Arapça "şey" kelimesinin "irade" ile aynı anlamda olmamasına ve bundan dolayı Türkçeye yanlış çevrilmesine bağladı. Peki, bu durumda Hûd (11) sûresi 34. ayeti nasıl anlayacağız? “Eğer Allah sizi azdırmak istiyorsa ben size öğüt vermek istesem de öğüdüm size fayda vermez…” Ayetin metninden de göreceğiniz gibi burada “irade” kelimesi kullanılmış. Bu ayet Nisâ 26 ile çelişmiyor mu? 2011.07.01 6494
53 Âl-i İmrân 81. ayette Allah Teala, peygamberlerden söz aldığını bildiriyor. Bu söze göre, yeni bir peygamber gelip de eski gelen peygamberlerin kitabını tasdik ederse eski peygamber, yeni peygambere inanacak ve ona yardımcı olacak. Kafamı karıştıran durum şu: Peygamberler vefat ettikten sonra da bu dünyada bizim bilemeyeceğimiz bir şekilde yeni gönderilen peygambere yardım mı edecekler? Aynı zaman diliminde kitap indirilen birden çok peygamber olmayacağına göre (ya da ben bunu şimdiye kadar hiç duymadım ve zaten bu ayetin bağlamından uzak görünüyor) daha önceden gelen peygamberi doğrulayıcı yeni bir peygamber geldiğinde; eski peygamberin yeni peygambere yardım ve onu tasdik etmesi nasıl oluyor? 2013.02.06 7551
54 Kur’an da; “Ey inananlar, elçiyle özel görüşme yapacağınız zaman, görüşmenizden önce (yoksullara) bir sadaka verin” diyor. Sadakayı hac ve umre yaparken vermek gerekir mi? 2011.02.28 3995
55 Bir konferansınızı izledim. Orada Kur’an’da eşyanın dilinden bahsedildiğini anlattınız. “Şüphesiz biz emaneti, göklere yere ve dağlara teklif ettik…” (Ahzab 72) ayetine göre teklif sunulanların akıllı ve iradeli olması lazımdır. Sizin eşyanın dili var derken kast ettiğiniz bu mudur? Değilse ilgili ayetler hangileridir? Ben bir fen fizikçi olarak bu konu hakkında çalışmak isterim. Batılı fen fizikçiler buna benzer çalışmalar yapıyorlar. Ancak eşyanın bir dili olduğunun somut bilgisi o kadar kolay değil. Dolayısıyla bu bilgiyi ortaya koyabilirsek çok büyük bir hizmet olur. 2011.07.04 5158
56 İbrahim sûresinin 4. ayetine siz diğer meallerden farklı bir meal veriyorsunuz. Acaba eski alimlerden bu ayeti şimdiye kadar sizin gibi anlayan hiç kimse çıkmamış mı? 2013.02.08 9018
57 Kur’an-ı Kerim’i TV, radyo, vcd, vs.den dinlemenin dinimizde yeri nedir, sevabı var mıdır? Hatim yerine geçer mi? Kur’an dinlerken tahiyyattaki gibi mi oturmalıyız? 2009.12.29 20577
58 Şâe fiilini Allah için kullandığımızda “emir vermek, kural koymak” anlamlarında kullanıyoruz. Peki, kullar için kullandığımızda “dilemek” anlamı verilebilir mi? Bunu Zümer Suresinin 34 ve 74. ayetleri bağlamında açıklarsanız sevinirim. 2011.03.12 6502
59 Birçok ayette geçen ulul elbab ne manaya gelmektedir? Bilgi verebilirseniz çok sevinirim. 2011.07.06 13547
60 Âl-i İmrân suresi 45. ayeti kader açısından nasıl anlamamız gerekir? 2013.03.01 8239
61 Tarihte Kur’an-ı Kerim’in ilk Türkçe çevirisini kim / kimler yapmıştır? 2009.12.11 26292
62 Kur’ân-ı Kerim’de iki üslup var: Birincisi direkt olarak Allah'ın “ben yarattım”, “ben böyle istedim” gibi. Bir de ikinci üslup. Bu da birisi yazmış da Allah’ın dediğini doğruluyor “Allah böyle emretti” gibi. Aklıma şu soru geliyor: Kur’ân’da lafzının tamamının Allah’a ait olduğunu söyleyen bir ayet var mı? Yani Kur’ân kitap haline Hz. Muhammed zamanında gelmedi. Hz. Ebubekir ve ekibi Hz. Muhammed’in hadislerinden ve kendi söylemlerinden bir kitap oluşturmuş olamazlar mı? Yani Allah’ın “bizzat biz indirdik” veya “ben yarattım” gibi sözler kesinlikle birinci ağızdan Allah’ın sözü. Bunlar gerçekten ayetler. Diğerleri ise “Allah böyle emretti”, “Allah sizden şunu ister” gibi. Bunlar da birinci ağızdan Allah’ın söylediği ayetleri doğrular nitelikte hadislerden alıntı ya da sahabilerin eklentisi olamaz mı? 2011.03.15 5323
63 Abdülaziz Hocam Bakara 29. ayete çok güzel meal vermiş. 5-6 kez tekrar dinlemişimdir. Ancak yayınlanan 30. cüz mealinin Naziat suresinde bir şeyi çelişkili gördüm. Daha önce fetva verirken “gün” kavramın gizli olduğunu, çünkü henüz yaratılmadığını söylemişti. Naziat 29. ayete ise “göğün gecesini karanlıklaştırdı, gündüzün de ışığını çıkardı” şeklinde meal vermiş. Dolayısıyla görebildiğimiz evren günümüzdeki gibi mutlaka “6 günde” oluşmuştur diyemez miyiz? 30.ayette ise yeri bundan sonra döşediği zaten belirtilmiştir. 2011.07.07 3125
64 Âl-i İmrân 45-46 ayetlerini kader açısından açıklamışsınız. Fakat Hz. İsa’nın daha dünyaya gelmeden ahirette Allah’a yakın olacak kullardan (mukarrebûn) olmasını açıklamamışsınız. Bu kısmı da açıklayabilir misiniz? 2013.03.09 6362
65 Kur’ân Allah'ın sözü olduğuna göre Kur’ân içindeki dualar ne oluyor? Mesela Fatiha suresinde yani Allah’ın sözü olan o ayetlerde “yalnız senden yardım dileriz, bizi doğru yola ilet” vs. geçiyor? Bu gibi ayetleri nasıl anlayacağız? 2011.03.16 5736
66 Sohbetlerden birinde cennet kelimesinin bahçe demek olduğunu söylediniz. Pekâlâ diğer kelimelerinde tam Türkçe karşılıklarını nereden bulabilirim? Mesela cehennem, cin gibi kelimeleri Arapça-Türkçe sözlükte bulamadım. Cennete cennet, cehenneme cehennem eşlenmiş. Bu tip kelimeler için bir kitap tavsiye eder misiniz? 2011.07.16 6085
67 Bakara suresinin 56. ayetinde yer alan “tekrar diriltme” ne anlamdadır? 2013.05.29 5835
68 Bize Kur’an’ın 23 yılda indirildiği anlatıldı hep. Fakat Kur’an’a ters veya uygunsuz hiçbir bilginin kabul edilemeyeceğini de öğrendik. Sorum şu: Bakara sûresi 185. ayette Kur’an’ın Ramazan ayında indirildiği bildirilmiştir. Kur’an bir aylık bir süre içinde mi, yoksa 23 yıllık bir süre içinde mi indirildi? Bu konuya açıklık getirir misiniz? 2011.03.18 30189
69 Kur’an-ı Kerim’de geçen “gizli dost”tan kasıt tam olarak nedir? İlişkiye girilen kadın veya erkek mi? Yoksa insanların eşlerinden hariç gönüllerine giren karşı cinslerine de gizli dost mu denir? 2011.07.19 6840
70 Kur’an’ın Kur’an ile açıklanması konusunda daima ekip çalışmasına vurgu yapıyorsunuz. Peki, Allah’ın Resulünden gelen ve adına “hikmet” dediğimiz doğru bilgilerin ortaya çıkarılmasında uygulanan yöntem de böyle midir? Yoksa resullere bu konuda ayrıcalık mı tanınmıştır? 2013.11.01 4849
71 Kur’an niçin Arapça olarak inmiştir? Bu, onun evrensel olmasına engel değil midir? 2016.02.05 4327
72 Yasin suresinin “Ne güneş aya yetişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir. Her biri bir yörüngede yüzmektedir” (Yasin, 36/40) ayetine göre “gün, gündüzle başlar, gece sonra gelir” diye belirtiyorsunuz. Bu bağlamda A’raf suresinin 54. ayetindeki “geceyi, durmadan kendisini kovalayan gündüze bürüyüp örter...” kısmını nasıl anlamalıyız? Bu ayete göre de gece önce gelir diyemez miyiz? 2011.03.25 18505
73 En’âm suresinin 143 ve 144. ayetlerinde geçen “8 çift hayvan” kavramını açıklar mısınız? Yani niçin birer çift deve veya koyun değil de ikişer çift oluyor, izah eder misiniz? 2011.09.26 6729
74 Bazı rivayetlerde Bakara Suresinin son iki ayetinin Mirac gecesinde Peygamberimize vasıtasız olarak vahyedildiği belirtiliyor. Bu konu hakkında bilgi verir misiniz? Yani Peygamberimiz Bakara suresinin son iki ayetini, araya hiç melek girmeden doğrudan doğruya Allah'tan mı almıştır? 2014.10.22 16848
75 Kadınlar Kur’an okuyacakları zaman başlarını örtmek zorundalar mı? Yani Kur’an-ı Kerim başı açık olarak okunur mu? 2015.01.22 83962
76 Kur’an Işığında Aracılık Ve Şirk kitabınızın başında şöyle bir ayet meali bulunuyor: “Bu, bereketli bir kitaptır. Onu sana indirdik ki, ayetlerindeki ilişkiler ağını görsünler ve içi temiz olanlar onu kafalarına yerleştirsinler.”(Sâd 38/29) Ancak 20-25 farklı mealden baktım, hiçbirinde “ayetlerindeki ilişkiler ağını görsünler” yazmıyor. Ayete neden böyle bir ekleme yapılmış? Niçin böyle meal verilmiş açıklar mısınız? 2011.04.07 6515
77 Kur’an ayetleri niçin konularına göre yazılmamış? Mesela hac konusu birkaç surede işlenmiş. Namaz da öyle… Konular niçin farklı farklı surelerde işlenmiş? 2011.10.11 5655
78 Bize hep “Kur’an 6.666 ayettir” diye öğrettiler. Fakat ben saydım; 6.236 ayet çıktı! Gerçekten Kur’an toplam kaç ayettir ve bu 6.666 sayısı nereden geliyor? 2015.01.14 12547
79 Derslerinizde ve konferanslarınızda sık sık fıtrattan, Allah’ın kitapları ile kâinat kitabı arasında tam bir uyum olduğundan ve Kur’an’da yer alan kanunlar ile doğa kanunlarının asla çelişmeyeceğinden bahsediyorsunuz. Bununla birlikte Allah’ın birliği ve yaratılmışlar arasındaki uyuma da vurgu yapıyorsunuz. Sitenizde bu konularla ilgili yazılı bir bilgi yok mu? Kısa da olsa bilgi verir misiniz? 2010.03.23 4323
80 Alman bilim adamı Dr. Gerd Puin adlı bir zatın araştırmaları dayanak alınarak bir belgesel kanalında Kur’ân’la ilgili bir film gösterildi. İlk başlarda film Kur’an’ı övücü cümlelerle gitmesine rağmen aralarda ve sonlara doğru Kur’ân’ın değiştiği, başka dillerden kelimelerin geçtiği, örneğin Huri kelimesinin aslında “üzüm” demek olduğu gibi iddialar dillendirildi. Tüm bunların bilimsel bir dayanağı var mı? Ayrıca Huri kelimesi gerçekten “üzüm”ü ifade etse bile Kur’an bu huri kelimesine yeni ve orijinal anlamlar getirmiş olamaz mı? Yani hadislerden de bildiğimiz üzere hurilerin saydamlıktan iliklerinin bile görüleceği söyleniyor. Üzümün de saydamlıktan içi, çekirdeği dışarıdan gözükür. İddialar internet sayfalarında da yer alıyor. Hepsini yazamadım. Bir cevap verebilir misiniz? 2011.04.12 4990
81 Resulullah zamanında ayetler kemik, deri ya da taşlara yazılırdı. Dolayısıyla ayetlerin belden aşağıda olması olağan bir durumdu. Peki, günümüzde Kur’ân’ın belden aşağıda olmaması yönünde bir hadis, bir uyarı var mıdır? 2011.12.26 23711
82 Kur’an okumak veya ona dokunmak için abdestli olmak şart mıdır? 2016.01.25 6819
83 Vâkıa sûresinin 79. ayetinde Kur’an’a temiz olarak dokunanlardan kasıt muhakkak meleklerdir. Çünkü orada levh-i mahfuzda bulunan Kur’an’dan bahsediliyor. Önceki ayetler de onu gösteriyor. Yani bu ayetin yaygın kanaatin aksine Kur’an’a abdestsiz dokunmakla uzaktan yakından bir alakası yok. Yalnız kimi meallerde “mutahharûn” kelimesi “temiz olan”, kiminde de “temizlenenler” şeklinde tercüme edilmiş. Bunun “temiz olarak…” şeklinde tercüme edilmesi daha doğru değil mi? Çünkü melekler için temizlenmek olmaz ki! Onlar zaten hep temizdi. Kısacası Kur’an’da bunun tam karşılığı nedir? Bu ayet nasıl tercüme edilmelidir? 2010.04.14 9976
84 Kur’an sadece erkeklere hitap eden bir kitap mıdır? Niçin sürekli olarak kadınlardan bahsederken erkekleri aracı koyup “kadınlarınıza söyleyin” şeklinde ifadeler kullanılmıştır? 2011.04.19 6174
85 Sayın Abdülaziz hocamın “Kitap ve Hikmet” başlıklı yazısını zevkle okudum. Bu konuyla ilgili ayetlere bakarken Âl-i İmrân 48 ve Mâide 110. ayetlerde “hikmet”, “Tevrat”, “İncil” ve de “Kitab” kelimelerinin geçtiğini gördüm. Bu ayetlerdeki “el-kitab” ile kastedilen nedir acaba? Tevrat’ı hariç tutarak Hz. İsa’dan önceki nebilere indirilen kitaplar mı? Kelimenin başındaki “el” eki ve “kitab” kelimesinin çoğul değil de tekil olması daha da çok merak uyandırdı. Bu konuda bir açıklama yapar mısınız? 2012.01.11 5642
86 Mâide sûresi 101 ve 102. ayetlerde "Açıklandığında sizi üzecek şeyleri sormayın" buyurulmuş ve eski ümmetlere atıf yapılmıştır. Acaba kaynaklarda buna dair örnekler var mıdır? 2016.10.26 1368