Kendisinde emanet para olan kişi bu parayı kaybederse zararını öder mi?
Süleymaniye Vakfı > Emanetin Zayi Olması > Yazılı Fetvalar Tarih: 10 Ağustos 2009  
Soru: İki arkadaştan biri kendi çeklerini tahsil etmesi için görevliye ve­rir. Diğeri de birgün vadeli bir çekini tahsil etmesi için arkadaşına verir, o da çeki aynı görevliye verir. Er­tesi gün görevli sadece bu çeki bankadan tahsil eder ve iş yerine dönerken tanınmayan kişiler görevliden parayı zorla gasbederek izlerini kaybettirir. Bu olayın doğru olduğuna iki arkadaş da inandığına göre bu para kimin tarafından ödenmelidir?
Cevap: 

Arkadaşı kendi çekini görevlisine tahsil ettirdiğine göre diğer çeki de ona tahsil ettirmekle yanlış bir iş yapmamıştır. Bu çek o şahsın elinde emanettir. Herhangi bir kusuru olmadan elinden gasp edildiğine göre bu para tamamen çek sahibinden gitmiş olur.

Mecelle’nin 768. maddesi şöyledir: Emanet mazmun değildir.

Yani emi­nin sun’ ve taksiri olmaksızın telef veya zayi olduğu taktirde zaman (ضمان : bir şeyin misliyattan ise mislini, kıyemiyâttan ise kıymetini vermek) lazım gelmez.

Ömer Nasuhi Bilmen’in Hukukı İslamiyye ve Istılahatı Fıkhiyye Ka­musu adlı eserinin 4. cilt 148. sayfasında şu ifadeler yer alır:

“Emanetlerin umumi hükümlerinden biri de mazmun olmamaktır. Yani emin olan kimseye kendisinin yanında teaddisi ve taksiri olmaksızın telef veya zayi olan bir emanet malı tazmin etmek, bedelini vermek lazım gelmez. Bu telef ve ziya, gerek sirkat (hırsızlık) gibi taharrüzü (yani kaçı­nılması) mümkün bir sebep­den ve gerek harîki gâlib = salgın yangın gibi taharrüzü mümkün bulunmayan bir sebepten dolayı olsun müsavidir.

İmam Ali hazretleri, «Çoban üzerine ve emin ittihaz edilen kimse üze­rine damân lazım gelmez.» buyurmuştur. Meğer ki, hıyaneti zahir olsun.”

Yani hainliği ortaya çıkmadıkça emanetçinin elinde telef olan mal taz­min edilmez.

Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş