<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Fetva &#187; Dua</title>
	<atom:link href="http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/dua/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.fetva.net</link>
	<description>Süleymaniye Vakfı Fetva Sitesi &#124; Dini sorulara Süleymaniye Vakfı tarafından verilmiş cevaplar yer almaktadır.</description>
	<lastBuildDate>Sat, 11 Feb 2012 07:15:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.3</generator>
		<item>
		<title>Peygamberimize salavat getirilmezse dua Allah’a ulaşmaz mı?</title>
		<link>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/peygamberimize-salavat-getirilmezse-dua-allah%e2%80%99a-ulasmaz-mi.html</link>
		<comments>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/peygamberimize-salavat-getirilmezse-dua-allah%e2%80%99a-ulasmaz-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Nov 2010 08:22:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dua]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılı Fetvalar]]></category>
		<category><![CDATA[Allah'tan nasıl yardım istenir]]></category>
		<category><![CDATA[dua ederken dikkat edilecekler]]></category>
		<category><![CDATA[dua ederken nelere dikkat etmeli]]></category>
		<category><![CDATA[duadan önce hamd-ü sena]]></category>
		<category><![CDATA[duadan önce salavat getirmek]]></category>
		<category><![CDATA[duaya başlarken salavat]]></category>
		<category><![CDATA[duaya salavatla başlamak]]></category>
		<category><![CDATA[duayı salavat mı yükseltir]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl dua edelim]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl dua edilir]]></category>
		<category><![CDATA[salavatın duaları yükseltmesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fetva.net/?p=4496</guid>
		<description><![CDATA[Namazdan sonra veya dua edileceği her zaman duaya Allah&#8217;a hamd-ü sena ve Peygamberimize salât-ü selamla başlamak şart değil, bir tavsiyedir. Bir hadis şöyledir: Fedâle b. Ubeyd radıyallahu anh’tan rivayete göre, o şöyle demiştir: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, mescitte oturmakta iken bir adam geldi namaz kıldı sonra şöyle dua etti: “Allah’ım beni bağışla bana acı.” [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Namazdan sonra veya dua edileceği her zaman duaya Allah&#8217;a hamd-ü sena ve Peygamberimize salât-ü selamla başlamak şart değil, bir tavsiyedir. Bir hadis şöyledir:</p>
<p>Fedâle b. Ubeyd radıyallahu anh’tan rivayete göre, o şöyle demiştir: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, mescitte oturmakta iken bir adam geldi namaz kıldı sonra şöyle dua etti: <em>“Allah’ım beni bağışla bana acı.” Bunun üzerine Resûlullah: “Ey namaz kılan acele ettin, namaz kılıp oturduğun vakit Allah’a layık olduğu şekilde hamd et, sonra bana salât ve selam et, sonra da yapacağın duayı yap.”</em><strong> </strong>Bundan sonra başka biri namaz kıldı. Namazdan sonra Allah’a hamd etti ve Peygambere salât ve selam getirdi. Başka bir şey yapmadı. Bunun üzerine Resûlullah (s.a.v.), o kimseye şöyle buyurdu: <em>“Ey namaz kılan kimse! Dua et, duan kabul edilsin.” </em>(Tirmizî, Daavat, 65)</p>
<p>Peygamberimize salâvat getirmeden duaların Allah katına yükselmeyeceğini söyleyenler de şu rivayete dayanmaktadırlar:</p>
<p>Ömer b. Hattâb radıyallahu anh’tan rivayete göre, o şöyle demiştir: <strong> </strong></p>
<p><em>“Dua gök ile yer arasında durur, Peygamber (s.a.v.)’e salâvat getirinceye kadar o duadan hiçbir şey Allah katına yükselmez.” </em>(Tirmizî, Salât, 352)</p>
<p>Tirmizi&#8217;nin hadislerini şerh eden el-Mübarekfûri, bu sözün Peygamberimize değil; Hz. Ömer&#8217;e ait olması ve senedinde bulunan ravi Ebu Kurra el-Esedi&#8217;nin mechul/tanınmayan biri olması sebebiyle hadisin zayıf olduğunu söylemiştir. (el-Mübarekfuri, <strong>Tuhfetü&#8217;l-Ahvezi,</strong> c: 2, s: 357, 486. hadisin şerhi.)</p>
<p>Yüce rabbimiz <strong>&#8220;bana dua edin duanızı kabul edeyim. Bana kulluk etmeyi büyüklüklerine yediremeyenler hor ve hakir olarak cehenneme gireceklerdir.&#8221;</strong> (Mü&#8217;min, 40/60) buyurmuştur. Görüldüğü gibi ayette duadan önce hamd-ü sena ve salât-ü selâm getirilmesi diye bir şarttan bahsedilmemektedir.</p>
<p>Allah Teâlâ kendisinden nasıl yardım isteneceğini açık bir şekilde bildirmiştir. Ayetler şöyledir:</p>
<p><strong>“Ey iman edenler! Sabır ve namaz ile Allah&#8217;tan yardım isteyin. Çünkü Allah muhakkak sabredenlerle beraberdir.”</strong><em><strong> </strong></em>(Bakara, 2/153)</p>
<p>“<strong>Kullarım sana beni sorarlarsa, ben yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına karşılık veririm. Onlar da bana karşılık versinler. Bana güvensinler. Böylece olgunlaşırlar.”</strong> (Bakara, 2/186)</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>“En güzel isimler (el-esmâü&#8217;l-hüsnâ) Allah&#8217;ındır. O halde O&#8217;na o güzel isimlerle dua edin.”</strong> (A&#8217;raf, 7/180)</p>
<p><strong>“Rabbinize yalvara yalvara ve gizlice dua edin. Çünkü O, haddi aşanları sevmez.”</strong> (A’raf, 7/55)</p>
<p><strong>“… Güzel sözler O&#8217;na yükselir, o sözleri de yararlı iş (salih amel) yükseltir…”</strong> (Fâtır, 35/10)</p>
<p>Son ayette yer alan salih amel, sadece salât-ü selamdan ibaret olmadığına göre yukarıdaki hadisin ayetlerle de bağdaşmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/peygamberimize-salavat-getirilmezse-dua-allah%e2%80%99a-ulasmaz-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İstihare hakkında bilgi verir misiniz?</title>
		<link>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/istihare.html</link>
		<comments>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/istihare.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 10 Aug 2009 10:06:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yamahe</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dua]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılı Fetvalar]]></category>
		<category><![CDATA[başkasının yerine istihareye yatmak]]></category>
		<category><![CDATA[hayırlı olanı istemek]]></category>
		<category><![CDATA[istihare]]></category>
		<category><![CDATA[istihare duası]]></category>
		<category><![CDATA[istihare hadisi]]></category>
		<category><![CDATA[istihare namazı]]></category>
		<category><![CDATA[istihare nedir]]></category>
		<category><![CDATA[istihare uykusu]]></category>
		<category><![CDATA[istiharede kırmızı görmek]]></category>
		<category><![CDATA[istiharede rüya görmek]]></category>
		<category><![CDATA[istiharede siyah görmek]]></category>
		<category><![CDATA[istiharede yeşil görmek]]></category>
		<category><![CDATA[istiharenin bağlayıcılığı]]></category>
		<category><![CDATA[istihareye yatmak]]></category>
		<category><![CDATA[rüyada beyaz görmek]]></category>
		<category><![CDATA[rüyada kırmızı görmek]]></category>
		<category><![CDATA[rüyada siyah görmek]]></category>
		<category><![CDATA[rüyada yeşil görmek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fetva.net/yeni/?p=360</guid>
		<description><![CDATA[İstihare; “yapılması düşünülen bir işin, Allah katında hayırlı olan şekliyle gerçekleşmesini istemek” demektir. İstihare yani hayırlı olanı isteme, bir duadır. Nasıl dua edileceğini Allah Teâlâ Kur’an-ı Kerim’de bize öğretmiş, Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem de bunu uygulayarak bizlere örnek olmuştur: Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: “Ey iman edenler! Sabır ve namaz ile Allah&#8217;tan yardım isteyin. Muhakkak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İstihare; “yapılması düşünülen bir işin, Allah katında hayırlı olan şekliyle gerçekleşmesini istemek” demektir. İstihare yani hayırlı olanı isteme, bir duadır. Nasıl dua edileceğini Allah Teâlâ Kur’an-ı Kerim’de bize öğretmiş, Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem de bunu uygulayarak bizlere örnek olmuştur:</p>
<p>Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:</p>
<p><strong>“Ey iman edenler! Sabır ve namaz ile Allah&#8217;tan yardım isteyin. Muhakkak ki Allah sabredenlerle beraberdir.”</strong> (Bakara, 2/153)</p>
<p>Câbir radıyallahu anh’ın şöyle dediği nakledilmiştir:</p>
<p>“Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bütün işlerinde, Kur’an’dan sûre öğretir gibi istihareyi de öğreterek şöyle derdi: “Sizden biriniz bir işe niyetlendiği zaman farzın dışında iki rekât nafile namaz kılsın ve şöyle desin<strong>: </strong></p>
<p><em>“Allah&#8217;ım! Senden, senin ilim ve kudretinden hayır beklerim. Senin büyük lütfundan talep ederim. Şüphesiz senin her şeye gücün yeter; benim gücüm yetmez. Sen bilirsin, ben bilemem. Sen bütün gizlilikleri bilensin. Allah’ım! Eğer bu işi dinim, yaşayışım ve işimin sonucu veya dünya veya ahiretimin sonucu bakımından benim için hayırlı olduğunu bilirsen o işi bana takdir et, kolaylaştır ve onu bana mübarek kıl. Eğer bu işi; dinim, yaşayışım ve işimin sonucu veya dünya veya ahiretimin sonucu bakımından benim için şer olarak bilirsen, onu benden, beni de ondan uzak eyle. Nerede olursa olsun benim için hayır olanı takdir et. Sonra da beni bu hayırdan memnun kıl.”</em> (Buharî, Teheccüd, 25, Deavât, 49, Tevhid, 10; İbn Mace, İkâme, 188; Ahmed b. Hanbel, 3/344)<strong> </strong></p>
<p>Maliki fakihlerinden İbnu’l-Hâc el-Abderî, istiharenin bundan ibaret olduğunu, ayrıca bir işaret almak amacıyla kişinin veya bir başkasının onun adına rüya görmek üzere uyumasının, gün ve kişi adlarından uğur çıkarma gibi davranışlara başvurmasının <strong>bid’at</strong> olduğunu belirtir. (Salim Öğüt, “İstihâre”, <strong>Diyanet İslam Ansiklopedisi,</strong> İstanbul, 2001, cilt: 23, sayfa: 334.)</p>
<p>Rüyada beyaz veya yeşil renk görmenin hayra; siyah veya kırmızı görmenin ise şerre yorulmasının herhangi bir dini dayanağı bulunmamaktadır. Çünkü istihare / hayırlı olanı isteme; bir duadan ibarettir, rüya ile hiçbir ilgisi yoktur.</p>
<p>İstihare kişisel bir olaydır. Kişinin gerekli bütün çabayı gösterip araştırma ve istişarelerini tamamladıktan sonra hakkında hayırlısını takdir etmesi için Allah&#8217;a dua etmesinden ibarettir. Kişi, bunun sonucunda yine serbesttir. Dilerse yapar dilerse yapmaz. İstiharenin kesin bir bağlayıcılığı yoktur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İSTİHÂRE DUASI</strong></p>
<p style="text-align: right;"> </p>
<p style="text-align: right;"><span style="font-size: large;">اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْتَخِيرُكَ بِعِلْمِكَ وَأَسْتَقْدِرُكَ بِقُدْرَتِكَ، وَأَسْأَلُكَ مِنْ فَضْلِكَ الْعَظِيمِ، فَإِنَّكَ تَقْدِرُ وَلاَ أَقْدِرُ وَتَعْلَمُ وَلاَ أَعْلَمُ وَأَنْتَ عَلاَّمُ الْغُيُوبِ، اللَّهُمَّ إِنْ كُنْتَ تَعْلَمُ أَنَّ هَذَا الأمْرَ خَيْرٌ لِي فِي دِينِي وَمَعَاشِي وَعَاقِبَةِ أَمْرِي أَوْ عَاجِلِ أَمْرِي وَآجِلِهِ فَاقْدُرْهُ لِي وَيَسِّرْهُ لِي ثُمَّ بَارِكْ لِي فِيهِ، وَإِنْ كُنْتَ تَعْلَمُ أَنَّ هَذَا الأمْرَ شَرٌّ لِي فِي دِينِي وَمَعَاشِي وَعَاقِبَةِ أَمْرِي أَوْ فِي عَاجِلِ أَمْرِي وَآجِلِهِ فَاصْرِفْهُ عَنِّي وَاصْرِفْنِي عَنْهُ، وَاقْدُرْ لِي الْخَيْرَ حَيْثُ كَانَ ثُمَّ رَضِّنِي بِهِ</span></p>
<p><strong>OKUNUŞU:</strong> “Allâhümme innî estehîruke bi ilmike ve estakdiruke bi kudretike ve es’elüke min fadlike&#8217;l-azîm. Fe inneke takdiru ve lâ akdiru ve ta’lemu ve lâ a’lemu ve ente allâmu’l-ğuyûb. Allâhümme in künte ta’lemu enne hâze’l-emra hayrun lî fî dînî ve meâşî ve âkıbeti emrî ev ‘âcili emri ve âcilihî fakdurhu lî ve yessirhu lî sümme bârik lî fîhi. Ve in künte ta’lemu enne hâze&#8217;l-emra şerrun lî fî dînî ve maâşî ve âkıbeti emrî ev ‘âcili emri ve âcilihî fasrifhu annî vasrifnî anhu vakdur lî el-hayra haysü kâne. Sümme raddınî bihî.”</p>
<p><strong>ANLAMI:</strong> “Allah&#8217;ım! Senden, senin ilim ve kudretinden hayır beklerim. Senin büyük lütfundan talep ederim. Şüphesiz senin her şeye gücün yeter; benim gücüm yetmez. Sen bilirsin, ben bilemem. Sen bütün gizlilikleri bilensin. Allah’ım! Eğer bu işi dinim, yaşayışım ve işimin sonucu veya dünya veya ahiretimin sonucu bakımından benim için hayırlı olduğunu bilirsen o işi bana takdir et, kolaylaştır ve onu bana mübarek kıl. Eğer bu işi; dinim, yaşayışım ve işimin sonucu veya dünya veya ahiretimin sonucu bakımından benim için şer olarak bilirsen, onu benden, beni de ondan uzak eyle. Nerede olursa olsun benim için hayır olanı takdir et. Sonra da beni bu hayırdan memnun kıl.”  (Buharî, Teheccüd, 25, Deavât, 49, Tevhid, 10; İbn Mace, İkâme, 188; Ahmed b. Hanbel, 3/344)</p>
<p>Bununla ilgili görüntülü cevabımızı aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz:</p>
<p><a href="http://www.fetva.net/goruntulu-fetvalar/dinimizde-istihareye-yatmak-diye-bir-sey-var-midir.html" target="_blank">http://www.fetva.net/goruntulu-fetvalar/dinimizde-istihareye-yatmak-diye-bir-sey-var-midir.html</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/istihare.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Yüzü suyu hürmetine&#8221; şeklinde dua edilir mi?</title>
		<link>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/yuzu-suyu-hurmetine-seklinde-dua-edilir-mi.html</link>
		<comments>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/yuzu-suyu-hurmetine-seklinde-dua-edilir-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 10 Aug 2009 10:10:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yamahe</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dua]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılı Fetvalar]]></category>
		<category><![CDATA[duada taşkınlık yapmak]]></category>
		<category><![CDATA[duada tevessül]]></category>
		<category><![CDATA[mevlid]]></category>
		<category><![CDATA[Süleyman Çelebi]]></category>
		<category><![CDATA[tevessül]]></category>
		<category><![CDATA[yüzü suyu hürmetine dua]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fetva.net/yeni/?p=362</guid>
		<description><![CDATA[Bu tür dualar Süleyman Çele­bi’nin Mevlid&#8216;i gibi kitaplarda yer alır. Ama böyle dua olmaz. Bu konuda Hanefî alim­ler­den İbn Eb’il-İzz şöyle diyor: “Kişinin, Allah’tan başkasını du­asının kabulüne sebep kılması ve onunla tevessülde bu­lun­ması caiz değildir&#8230; O şöyle demek ister: “Fa­lanca senin salih kullarından olduğu için duamı kabul eyle.” Onun Allah‘ın salih kulu olma­sıyla berikinin du­ası [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu tür dualar Süleyman Çele­bi’nin <strong>Mevlid</strong>&#8216;i gibi kitaplarda yer alır. Ama böyle dua olmaz. Bu konuda Hanefî alim­ler­den İbn Eb’il-İzz şöyle diyor:</p>
<p>“Kişinin, Allah’tan başkasını du­asının kabulüne sebep kılması ve onunla tevessülde bu­lun­ması caiz değildir&#8230; O şöyle demek ister: “Fa­lanca senin salih kullarından olduğu için duamı kabul eyle.” Onun Allah‘ın salih kulu olma­sıyla berikinin du­ası arasında ne ilgi, ne bağlantı olabilir? Bu, duada taşkınlık yapmaktır. Allah Teâlâ şöyle buyurur:</p>
<p><strong>“Rabbinize için için ve yal­vararak dua edin. O, taşkınlık yapanları gerçekten sevmez.”</strong> (Araf 7/55)</p>
<p>Bu ve benzeri dualar, sonradan uydurul­muş­tur. Böyle bir dua ne Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sel­lemden, ne sahabeden, ne tabiînden, ne de imamların birinden ak­tarılmıştır. Allah hepsinden razı olsun. Bu, ancak cahille­rin ve bazı tarikatçıların yazdığı tılsımlarda bulunabilir. ”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/yuzu-suyu-hurmetine-seklinde-dua-edilir-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Âmâ bir sahabi Peygamberimizi vesile ederek mi Allah&#8217;a dua etmiştir?</title>
		<link>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/ama-bir-sahabi-peygamberimizi-vesile-ederek-mi-allaha-dua-etmistir.html</link>
		<comments>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/ama-bir-sahabi-peygamberimizi-vesile-ederek-mi-allaha-dua-etmistir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Dec 2011 08:05:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dua]]></category>
		<category><![CDATA[Tasavvuf-Tarikat]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılı Fetvalar]]></category>
		<category><![CDATA[duada vesile edinmek]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Peygamberi vesile etmek]]></category>
		<category><![CDATA[onu benim hakkımda şefaatçi kıl]]></category>
		<category><![CDATA[Osman b. Huneyf hadisi]]></category>
		<category><![CDATA[rahmet peygam­beri Muhammed ile birlikte sana yö­neliyorum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fetva.net/?p=5623</guid>
		<description><![CDATA[Sorunuzla ilgili olarak Kur&#8217;an Işığında Tarikatçılığa Bakış kitabımızda şu bilgiler bulunmaktadır. ŞEYH EFENDİ &#8211; Sen vesileyi kabul etmi­yor­sun. Vesileye dair delilimiz vardır. Bir zatın göz­leri âmâ olmuştu.  Muhammed sallal­lahu aleyhi ve selleme geldi, ona dua etmesini söy­ledi. O da: “Abdest al, iki rekât namaz kıl ve &#8216;Ya Rabbi! Elçini ve­sile ede­rek senden şifa istiyo­rum.&#8217; diye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sorunuzla ilgili olarak <strong>Kur&#8217;an Işığında Tarikatçılığa Bakış</strong> kitabımızda şu bilgiler bulunmaktadır.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>ŞEYH EFENDİ</strong> &#8211; Sen vesileyi kabul etmi­yor­sun. Vesileye dair delilimiz vardır. Bir zatın göz­leri âmâ olmuştu.  Muhammed sallal­lahu aleyhi ve selleme geldi, ona dua etmesini söy­ledi. O da:</p>
<p><em>“Abdest al, iki rekât namaz kıl ve &#8216;Ya Rabbi! Elçini ve­sile ede­rek senden şifa istiyo­rum.&#8217;</em> diye dua et, buyurdu.</p>
<p>O şahıs bu dua ile beraber “Ya Rabbi peygambe­rini hak­kımda şefaatçi kıl.” dedi. Bu sahih ha­distir. Bu hadisi kabul etmezsen biz de seni kabul etme­yiz.</p>
<p><strong>BAYINDIR</strong>- Bu hadis, Tirmîzî’de, İbn Mâce’de ve Ahmed b. Han­bel’in Müsned&#8217;inde geçer.</p>
<p>“Gözleri kör bir adam Muhammed sallallahu aleyhi ve sel­leme gelir ve şöyle der:</p>
<p>- ‘Allah’a dua et, bana şifa versin.’ Allah&#8217;ın Elçisi buyurur ki:</p>
<p>- ‘<em>İstersen dua ederim, istersen durumuna sab­redersin daha iyi olur.’ </em>Adam:</p>
<p>- ‘Dua et’ der.</p>
<p>Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem ona, güzelce abdest al­masını, iki rekât namaz kılmasını ve şöyle dua etme­sini emreder:</p>
<p>‘<em>Allah’ım! Senden istiyorum, rahmet peygam­beri Muhammed ile birlikte sana yö­neliyorum.’</em></p>
<p>- Ya Muhammed, şu ihtiyacımın görülmesi için seninle Al­lah’a yö­neldim. Ya Rabb! Onu benim hakkımda şefaatçi kıl.”[1]</p>
<p>&#8220;&#8230; Onu benim hakkımda şefaatçi kıl&#8230;&#8221; demek, <strong>&#8220;onun benimle ilgili duasını kabul et&#8221;</strong> demektir. Çünkü şefaat, yardımcı olmak ve istekte bulunmak için birine eşlik etmektir.[2] O,  Peygamberden, duasına eşlik etmesini istemiş, O da dua etmeye söz ve­rmiş ve onun da kendisiyle birlikte şöyle demesini istemiştir:</p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: medium;"><strong>اللهم إني أسألك وأتوجه إليك بنبيك محمد نبي الرحمة</strong></span></p>
<p>“<em>Allah’ım senden istiyorum, rahmet peygam­beri Muhammed ile birlikte sana yö­neliyorum.”</em></p>
<p>“Nebi” keli­mesinin başındaki bâ harf-i cerri, yanıl­tıcı olabilir. Bu harf “ilsâq” anlamı verir. İlsâq, yapış­tırmak ve bir şeyi öbürünün parçası haline getirmek demektir. Bu se­beple duanın doğru ma­nası yukarıda yazıldığı gibidir.</p>
<p>Aksini düşünmek şu ayete aykırı olur:</p>
<p><strong>“(Ya Muhammed) De ki: Allah&#8217;ın dilemesi dışında ben ken­dime bile bir fayda ve zarar verecek durumda değilim.”</strong> (A’râf, 7/188)</p>
<p><strong>KAYNAK: Abdulaziz Bayındır, Kur&#8217;an Işığında Tarikatçılığa Bakış,</strong> Süleymaniye Vakfı Yayınları, 6. Baskı, İstanbul, 2010, s: 22-24.</p>
<div></p>
<hr size="1" />
<div>
<p>[1] Tirmizî, Daavât, 119. Hadis no 3578. Tirmizi hadisin sonuna şu notu düşmüştür: &#8220;Bu hasen, sahih, ga­rib bir hadistir. Hadisi sadece bu vecih­ten biliyoruz, Hatmî&#8217;li Ebu Cafer hadisinden.</p>
<p>İbn Mace, İkâmet&#8217;us-salât (hacet namazı), 189, no 1385; Ah­med b. Hanbel, c. IV s.138.</p>
</div>
<div>
<p>[2] <strong> الشفاعة: الإنضمام إلى آخر ناصرا له وسائلا عنه</strong> Rağıb el-İsfahânî,<strong> el-Müfredât, </strong>Safvân Adnan Davudî’nin tahkikiyle) Dımaşk ve Beyrut 1412/1992, ş-f-a maddesi.</p>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/ama-bir-sahabi-peygamberimizi-vesile-ederek-mi-allaha-dua-etmistir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Yâ Hayyu, yâ Kayyûm bi rahmetike esteğîsu” duasının manası nedir?</title>
		<link>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/ya-hayyu-ya-kayyum-bi-rahmetike-estegisu%e2%80%9d-duasinin-manasi-nedir.html</link>
		<comments>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/ya-hayyu-ya-kayyum-bi-rahmetike-estegisu%e2%80%9d-duasinin-manasi-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 10 Aug 2009 10:11:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yamahe</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dua]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılı Fetvalar]]></category>
		<category><![CDATA[ya hayyu ya kayyum duası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fetva.net/yeni/?p=364</guid>
		<description><![CDATA[Yukarıdaki duanın manası: “Ey, daima diri olan ve yarattıklarını her an yönetip koruyan Allah’ım! Merhametin sebebiyle senden yardım istiyorum.” şeklindedir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yukarıdaki duanın manası: <strong>“Ey, daima diri olan ve yarattıklarını her an yönetip koruyan Allah’ım! Merhametin sebebiyle senden yardım istiyorum.”</strong> şeklindedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/ya-hayyu-ya-kayyum-bi-rahmetike-estegisu%e2%80%9d-duasinin-manasi-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Duada iki elimizi açık mı tutalım, yoksa birleştirelim mi?</title>
		<link>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/duada-iki-elimizi-acik-mi-tutalim-yoksa-birlestirelim-mi.html</link>
		<comments>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/duada-iki-elimizi-acik-mi-tutalim-yoksa-birlestirelim-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 10 Aug 2009 10:12:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yamahe</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dua]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılı Fetvalar]]></category>
		<category><![CDATA[dua ederken elleri açık tutmak]]></category>
		<category><![CDATA[duada elleri birleştirmek]]></category>
		<category><![CDATA[duada ellerin ayrılması]]></category>
		<category><![CDATA[duada ellerin durumu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fetva.net/yeni/?p=366</guid>
		<description><![CDATA[Tespit edebildiğimiz kadarıyla sağlam kaynaklarda Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem&#8217;in dua ederken ellerini kaldırdığı belirtilmekte fakat avuçlarının ayrı mı birleştirilmiş bir vaziyette mi olduğu hakkında herhangi bir bilgi verilmemektedir. Fakat hadis âlimlerinden Hafız el-Iraki, Taberani&#8217;nin Mu&#8217;cemu&#8217;l-Kebir adlı eserinde, Abdullah b. Abbas&#8217;ın bir rivayetine yer verdiğini söylemektedir. Bu rivayette İbn Abbas, Peygamberimizin dua ederken ellerini birleştirdiğini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tespit edebildiğimiz kadarıyla sağlam kaynaklarda Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem&#8217;in dua ederken ellerini kaldırdığı belirtilmekte fakat avuçlarının ayrı mı birleştirilmiş bir vaziyette mi olduğu hakkında herhangi bir bilgi verilmemektedir. Fakat hadis âlimlerinden Hafız el-Iraki, Taberani&#8217;nin <strong>Mu&#8217;cemu&#8217;l-Kebir</strong> adlı eserinde, Abdullah b. Abbas&#8217;ın bir rivayetine yer verdiğini söylemektedir. Bu rivayette İbn Abbas, Peygamberimizin dua ederken ellerini birleştirdiğini söylemektedir. Ama Iraki bunun zayıf bir rivayet olduğunu belirtir. (Hafız el-Iraki, <strong>Tahrîcu Ehâdîsi&#8217;l-İhyâ,</strong> c: 1, s: 256)</p>
<p>Buna göre duada ellerin birleştirebilmesi ya da ayrılması konusunda <strong>bağlayıcı</strong> herhangi bir emrin olmadığı rahatlıkla söylenebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/duada-iki-elimizi-acik-mi-tutalim-yoksa-birlestirelim-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bazı dualarda ellerin ters çevrilmesinin sebebi nedir?</title>
		<link>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/bazi-dualarda-ellerin-ters-cevrilmesinin-sebebi-nedir.html</link>
		<comments>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/bazi-dualarda-ellerin-ters-cevrilmesinin-sebebi-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Jan 2011 07:37:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dua]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılı Fetvalar]]></category>
		<category><![CDATA[afet durumlarında edilen duanın şekli]]></category>
		<category><![CDATA[afet zamanlarında nasıl dua edilir]]></category>
		<category><![CDATA[avuç içlerinin yere çevrilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[dua ederken avuç içlerini semaya kaldırmak]]></category>
		<category><![CDATA[dua ederken elleri ters çevirmek]]></category>
		<category><![CDATA[duada elleri ters çevirmek]]></category>
		<category><![CDATA[duada ellerin durumu]]></category>
		<category><![CDATA[elleri ters çevirerek dua etmek]]></category>
		<category><![CDATA[hangi duada eller ters çevirilir]]></category>
		<category><![CDATA[kıtlık zamanlarında nasıl dua edilir]]></category>
		<category><![CDATA[yağmur duası]]></category>
		<category><![CDATA[yağmur duasında eller nasıl açılır]]></category>
		<category><![CDATA[yağmur duasında ellerin durumu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fetva.net/?p=4687</guid>
		<description><![CDATA[Bazı dualarda avuç içlerinin yere çevrilmesi ile ilgili rivayetler vardır. Bunlardan bir tanesi yağmur duasıdır. Enes b. Mâlik şöyle rivayet etmiştir:  “Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem yağmur duası yapmış ve ellerinin arkası ile gökyüzüne işaret etmiştir.” (Müslim, Salâtü’l-İstiskâ, 6 (896). Bu hadisi şerh eden İmam Nevevi şöyle diyor: “Bizim ulemamız (Şafiiler) ile başkalarından müte­şekkil bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bazı dualarda avuç içlerinin yere çevrilmesi ile ilgili rivayetler vardır. Bunlardan bir tanesi yağmur duasıdır.</p>
<p>Enes b. Mâlik şöyle rivayet etmiştir: <em></em></p>
<p><em>“Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem yağmur duası yapmış ve ellerinin arkası ile gökyüzüne işaret etmiştir.”</em> (Müslim, Salâtü’l-İstiskâ, 6 (896).</p>
<p>Bu hadisi şerh eden İmam Nevevi şöyle diyor:</p>
<p><em>“Bizim ulemamız </em><em>(Şafiiler)</em><em> ile başkalarından müte­şekkil bir grup âlim, kıtlık gibi bir belanın def-i için yapılan dualarda el­ler kaldırılarak, avuçların sırtlarının semaya çevrilmesi; bunun dışında herhangi bir istekte bulunulduğu zaman ise avuç içlerinin gökyüzüne çevrilmesi sünnettir, demişlerdir.”</em> (İmam Nevevî, <strong>Şerh-u Sahîh-i Müslim</strong>, c: 6, s: 190, hadis no: 896)</p>
<p>Konuyla ilgili olarak Ahmed b. Hanbel’in Müsned’inde de şöyle bir rivayet bulunmaktadır:</p>
<p><em>&#8220;Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem, Allah’tan herhangi bir şey istediği zaman avuç içlerini yukarıya çevirirdi. Ancak bir şeyden sakınacağı zaman avuçlarının dışını yukarı çevirirdi.”</em> (Müsned, Ahmed b. Hanbel, 4/56)</p>
<p>Heysemî, her ne kadar bu hadisin isnadının “hasen” olduğunu söylüyorsa da (Bkz: <strong>Mecmau’z-Zevaid,</strong> c: 10 s: 168), rivayet zincirinde bulunan İbn Lehîa&#8217;dan dolayı bu hadisin &#8220;zayıf&#8221; olduğu bildirilmiştir. (Bkz: Şevkânî, <strong>Neylü&#8217;l-Evtâr</strong>, c: 4, s: 10)</p>
<p>Duada ellerin durumu ile ilgili başka bir cevabımız için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız:</p>
<p><a href="http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/duada-iki-elimizi-acik-mi-tutalim-yoksa-birlestirelim-mi.html" target="_blank">http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/duada-iki-elimizi-acik-mi-tutalim-yoksa-birlestirelim-mi.html</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/bazi-dualarda-ellerin-ters-cevrilmesinin-sebebi-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Duadan sonra ellerimizi yüzümüze sürmenin hükmü nedir?</title>
		<link>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/duadan-sonra-ellerimizi-yuzumuze-surmenin-hukmu-nedir.html</link>
		<comments>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/duadan-sonra-ellerimizi-yuzumuze-surmenin-hukmu-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 05 Jan 2010 09:17:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dua]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılı Fetvalar]]></category>
		<category><![CDATA[duada elleri yüze sürmek]]></category>
		<category><![CDATA[elleri yüze sürmek]]></category>
		<category><![CDATA[elleri yüze sürmenin hükmü]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz duadan sonra ne yapardı]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz ellerini yüzüne sürer miydi]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimizin dua etme şekli]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimizin duası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fetva.net/?p=2965</guid>
		<description><![CDATA[Ömer b. Hattâb radıyallahu anh’tan rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: “Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem duâda ellerini kaldırdığı zaman onları yüzüne sürmedikçe indirmezdi.” Muhammed b. Müsenna kendi rivâyetinde: “Onları yüzüne sürmedikçe indirmezdi” demektedir. (Tirmizî, Daavât, 11.) Bu hadisi rivayet eden Tirmizî şöyle bir açıklama yapmıştır: Bu hadis, sahih garibtir. Sadece Hammad b. İsa’nın rivayetiyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ömer b. Hattâb radıyallahu anh’tan rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir:</p>
<p><strong>“Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem duâda ellerini kaldırdığı zaman onları yüzüne sürmedikçe indirmezdi.” </strong>Muhammed b. Müsenna kendi rivâyetinde: <strong>“Onları yüzüne sürmedikçe indirmezdi” </strong>demektedir. (Tirmizî, Daavât, 11.)</p>
<p>Bu hadisi rivayet eden Tirmizî şöyle bir açıklama yapmıştır:<strong> </strong></p>
<p>Bu hadis, sahih garibtir. Sadece Hammad b. İsa’nın rivayetiyle bilmekteyiz. O, bu hadisi tek başına rivayet etmiştir. Bu kimsenin hadis rivayeti azdır. Bazı kimseler ondan hadis rivayet etmişlerdir. Hanzale b. Ebî Sûfyân güvenilir bir kimse olduğunu söylemiştir.</p>
<p>Hadis âlimlerinden İbn Hacer el-Askalânî, <strong>Bulûğu&#8217;l-Merâm</strong> adlı kitabında, Ebû Dâvûd ve diğer bazı hadis kitaplarında Abdullah İbn Abbas’tan buna benzer başka bir hadisin de nakledildiğini, bu hadisler birlikte değerlendirildiğinde bunun hasen bir hadis olduğunu ifade etmektedir. (Bkz: İbn Hacer el-Askalânî, <strong>Bulûğu&#8217;l-Merâm,</strong> Bâbu&#8217;z-Zikr ve&#8217;d-Duâ, 1582-1583 numaralı hadisler) </p>
<p>Bu bilgiler ışığında duadan sonra elleri yüze sürmenin sünnet olduğu söylenebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/duadan-sonra-ellerimizi-yuzumuze-surmenin-hukmu-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Her duadan sonra el-Fatiha demenin hükmü nedir?</title>
		<link>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/her-duadan-sonra-el-fatiha-demenin-hukmu-nedir.html</link>
		<comments>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/her-duadan-sonra-el-fatiha-demenin-hukmu-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 Aug 2009 06:51:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dua]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılı Fetvalar]]></category>
		<category><![CDATA[duadan sonra el Fatiha demek]]></category>
		<category><![CDATA[el Fatiha demenin hükmü]]></category>
		<category><![CDATA[el-Fatiha demek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fetva.net/yeni/?p=1246</guid>
		<description><![CDATA[Bildiğimiz kadarıyla bu uygulama sadece Türklere mahsustur. Bunun ayet veya hadislerde herhangi bir dayanağı yoktur.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bildiğimiz kadarıyla bu uygulama sadece Türklere mahsustur. Bunun ayet veya hadislerde herhangi bir dayanağı yoktur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/her-duadan-sonra-el-fatiha-demenin-hukmu-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Âmin kelimesi İslâm’a Yahudilik’ten mi geçmiştir?</title>
		<link>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/amin-kelimesi-islam%e2%80%99a-yahudilik%e2%80%99ten-mi-gecmistir.html</link>
		<comments>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/amin-kelimesi-islam%e2%80%99a-yahudilik%e2%80%99ten-mi-gecmistir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 May 2011 06:38:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dua]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılı Fetvalar]]></category>
		<category><![CDATA[amin demenin hükmü]]></category>
		<category><![CDATA[amin demenin sebebi]]></category>
		<category><![CDATA[amin kelimesinin anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[duadan sonra amin demek]]></category>
		<category><![CDATA[Fatiha'dan sonra amin demek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fetva.net/?p=5043</guid>
		<description><![CDATA[Âmin demek sünnettir. Bu, Peygamberimiz tarafından hem böyle yapılmış hem de tavsiye edilmiştir. Konu ile ilgili hadisler şöyledir: Ebu Hureyre radıyallâhu anh anlatıyor: &#8220;Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “İmam âmin deyince siz de âmin deyin. Zira kimin âmini meleklerin âminine tevafuk ederse geçmiş günahları affedilir.” İbn Şihâb der ki: “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm âmîn derdi.” (Buhârî Ezân 112; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Âmin demek sünnettir. Bu, Peygamberimiz tarafından hem böyle yapılmış hem de tavsiye edilmiştir. Konu ile ilgili hadisler şöyledir:</p>
<p style="text-align: justify;">Ebu Hureyre radıyallâhu anh anlatıyor: &#8220;Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: <strong>“<strong>İmam âmin deyince siz de âmin deyin. Zira kimin âmini meleklerin âminine tevafuk ederse geçmiş günahları affedilir.” </strong></strong>İbn Şihâb der ki: “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm âmîn derdi.” <span style="font-size: x-small;">(Buhârî Ezân 112; Müslim, Salât 72, (410); Muvatta, Salât 44, (1, 87); Ebu Dâvud, Salât 172; Tirmizî, Salât 185; Nesâî, İftitah 34, 35; İbn Mâce İkâmet 14).</span></p>
<p style="text-align: justify;">Buhari’de diğer bir rivayette şöyle gelmiştir: <strong>&#8220;Kârî (okuyucu) âmîn deyince siz de âmîn deyin. Zira melekler de &#8220;âmin&#8221; der. Kimin âmin’i meleklerin âmin’ine tevafuk ederse geçmiş günahları affedilir.</strong> <span style="font-size: x-small;">(Buhârî, Da&#8217;avât 63.)</span></p>
<p style="text-align: justify;">Bu kelimenin İsrailiyattan gelmiş olduğunu kaynaklara bakıp kabul eden Müslümanlar acaba neden aynı kaynaklarda geçen yukarıdaki bilgilere itibar etmezler! Kelimenin kaynağının ne önemi var? Peygamberimiz tarafından kullanılması bir Müslüman için yetmez mi?</p>
<p style="text-align: justify;">Benzer bir soru-cevap için lütfen aşağıdaki linki tıklayınız:</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.fetva.net/goruntulu-fetvalar/sumer-kitabeleri-ve-dinler-arasindaki-iliskiyi-nasil-degerlendiriyorsunuz.html" target="_blank">http://www.fetva.net/goruntulu-fetvalar/sumer-kitabeleri-ve-dinler-arasindaki-iliskiyi-nasil-degerlendiriyorsunuz.html</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/amin-kelimesi-islam%e2%80%99a-yahudilik%e2%80%99ten-mi-gecmistir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

