Cennete girme açısından zenginler fakirlere göre bir adım öndeler mi?
Süleymaniye Vakfı > Ölüm ve Ötesi > Yazılı Fetvalar Tarih: 16 Ocak 2013  
Soru: Cennete girme açısından zenginler fakirlere göre bir adım önde midirler? Yani zenginler paraları ile cenneti satın alabilirler mi?
Cevap: 

Cennet para ile değil; iman ve salih amelle satın alınır. Para, insanın önüne salih amel yapma imkânlarını açtığı gibi daha önce karşısına gelmeyen birçok günahın kapılarını da açar. Dolayısıyla cennete girme açısından zenginlerin fakirlere bir üstünlüğü yoktur.

Zenginlik de fakirlik gibi imtihandır. Cenab-ı Allah bazen para, makam, imkân vererek kulunu imtihan eder, bazen de bunları alarak… Ve O, imtihanda kullarına zerre miktarı haksızlık yapmayacağını bildirmiştir.

İlgili ayetlerden bir kısmı şöyledir:

“…O gün herkese kazancı tam olarak verilecek ve kimse haksızlık görmeyecektir. ” (Âl-i İmrân, 3/25)

“Allah zerre kadar haksızlık yapmaz; bir iyilik olsa onu kat kat artırır ve kendi katından ona büyük bir karşılık verir.” (Nisâ, 4/40)

 “Ne sizin kuruntularınız ne de ehl-i kitabın kuruntuları geçerlidir. Kötülüğü kim yaparsa cezasını görür. Böylesi kendine Allah’ın yakınından ne bir dost ve ne de yardımcı bulacaktır.

İster erkek, ister kadın olsun, kim mümin olarak iyi işler yaparsa onlar da cennete gireceklerdir. Onlara kıl kadar haksızlık yapılmayacaktır.” (Nisâ, 4/123-124)

“Allah müminlerin kendilerini ve mallarını Cennete karşılık satın almıştır. Allah yolunda çarpışırlar; öldürürler ve ölürler. Bu Allah’ın Tevrat’ta, İncil’de ve Kur’an’da verdiği gerçek sözdür.  Sözünü Allah’tan daha iyi tutan kimdir? Öyleyse yaptığınız bu satıştan dolayı sevinin. Bu, büyük bir kurtuluştur.” (Tevbe, 9/111)

Kısacası önemli olan, neye sahip olduğumuzdan çok, sahip olduklarımızı, imkânlarımızı nasıl kullandığımızdır. Allah Teala şöyle buyurmuştur:

“İnsanın çalıştığından başkası kendinin değildir. Çalışmasına bakılacak; sonra karşılığı tastamam verilecektir.” (Necm, 53/39–41)

Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş
Kategorideki Diğer Fetvalar:
Sıra     Fetvaya ait soru Tarih    Okunma    
1 Kur’an-ı Kerim okuyup sevabını ölmüş yakınlarımıza bağışlamanın hükmü nedir? Bununla ilgili ayet ve hadis-i şerifler nelerdir? 2009.08.19 89492
2 Ahirette günahkar mü'minlerin durumu ne olacak? Mutlaka cehennemde yanacaklar mı? Kimler sonsuz azap görecek? Meryem suresi 71.ayette: "Herkes cehenneme uğrayacak" deniyor, bu durumu açıklar mısınız? 2009.08.12 24452
3 Mu'minun suresi 112. ayette kıyamet günü "yeryüzünde ne kadar kaldın?" diye sorulduğunda; "bir gün ya da daha az" diyenler cennete gidecek olanlar mı? Yoksa bu her insan için geçerli midir? 2009.08.05 12030
4 Bazı insanlar ayetlerde geçen "huld" ve "ebed" kelimelerinin etimolojik kökenleri ve Hz. Ebubekir ve Abdullah İbn Mesud'dan alıntıladıklarını iddia ettikleri sözlere dayanarak, cennet ve cehennemin anladığımız anlamda sonsuzluğu konusunda şüphe ortaya atıyorlar. Bu konudaki açıklamanız nedir? Yani kısaca Cehennem ebedi midir, değil midir? 2009.08.05 13017
5 Taha Suresinin 124. ayetinde Kur'ân'dan yüz çeviren kimselerin kıyamet günü kör olarak haşredilecekleri ifade ediliyor. Kaf Suresi 21. ve 22. ayetlerde ise şöyle deniyor: "O gün herkes maiyetinde bir sevk edici (mahşer yerine) ve şahit olduğu halde gelir. Denir ki muhakkak ki sen bundan habersizdin fakat biz senden örtünü, kapağını kaldırdık ve artık gözlerin keskindir" deniyor. Yani bırakın kör olarak haşir olunmayı gözlerin her zamankinden daha keskin bir şekilde göreceğinden bahsediliyor. Bu ayetleri nasıl anlayabiliriz? 2009.08.05 8391
6 Son günlerde ölümden çok korkmaya başladım. Ölümden korkmak günah mı? Ölüm korkusunu bir türlü yenemiyorum. Ölümden korkmamak için ne yapmak gerekir? 2010.07.21 50727
7 Hocam ölüm esnasında şeytan, kişinin imanını almak için gelir mi? Ölen kişi ölüm sarhoşluğuyla ve zorluklarıyla boğuşurken bir de şeytanla mı uğraşacak? Yoksa bu inanış tarikatların ortaya attığı bir hurafe midir? 2011.01.25 20804
8 Aklımızdan geçen kötü düşünceler günah sayılır mı? Ahirette bunlardan da hesaba çekilecek miyiz? 2011.02.11 22097
9 Ölülerin adına hayır hasenat yaparsak veya sadaka verirsek sevabı onlara ulaşır mı? Bu konu hakkında Peygamberimizin şu hadisini nasıl anlamamız gerekir: Âişe radıyallahu anhâ’dan rivayet edildiğine göre, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e bir adam: “Annem ansızın öldü. Öyle sanıyorum ki, şayet konuşabilseydi, sadaka verilmesini vasiyet ederdi. Şimdi ben onun adına sadaka versem, sevabı ona ulaşır mı? diye sordu. Nebî sallallahu aleyhi ve sellem de: “Evet” buyurdu. (Buhârî, Cenâiz 95, Vasâyâ 19; Müslim, Zekât 51) 2011.04.25 33359
10 İnsan ölüm esnasında bedenen şiddetli acı hisseder mi? 2012.02.27 25812
11 Ölülerin arkasından Kur’an okunmaz. Zira ölü olan kişiye bir faydası yoktur dedik. Peki, “Ölülerinizin arkasından Yasin suresini okuyun.” hadisi bunun tersi yönünde delil olamaz mı? Yani Yasin suresini okumalı mıyız? Bu hadisi ne yapacağız? 2012.05.14 38673
12 Birkaç yıl önce bir TV programında yaptığınız bir yayını izlerken bir soru dikkatimi çekti. Sorulan şey, öbür dünyada karı-koca durumunun ve anne-evlat ilişkisinin aynı kişilerle devam edip etmeyeceği idi ve siz devam edeceğini belirttiniz. Ayrıca eşlerden Cennette olanın Cehennemde olanı (şayet şirk koşmadı ise) yanına alabileceğinden bahsettiniz. Bu durum beni şöyle rahatsız etti ki bu dünyada eşini iyi seçen yani kısmeti iyi olan öbür dünyada da ciddi bir avantaj yakalıyor. Bu durumu kendime mutlak adalet perspektifinde açıklamakta zorlanıyorum hatta beceremedim. Aydınlatabilir misiniz? 2012.06.27 80962
13 Cennete girme açısından zenginler fakirlere göre bir adım önde midirler? Yani zenginler paraları ile cenneti satın alabilirler mi? 2013.01.16 7819
14 Son anda kelime-i şehâdeti söyleyemeden ölürsek Müslüman olarak ölmüş sayılır mıyız? 2016.06.20 2100
15 Cennette Allah'ın görülmesi doğru mudur? Eğer öyleyse bu görme nasıl olabilir? Yani bire bir ve direk mi, perdesiz, aracısız vs? 2009.11.19 38905
16 Üç aylarda vefat edenler ahirette sorguya çekilmez diye daima söylenir. Doğru mudur? 2010.01.07 17636
17 Bildiğiniz gibi kıyamet günü Kur’an’da adalet terazilerinin kurulup hesabın görüleceği, hükmün verileceği gün olarak ifade edilmektedir. Saat ise sarsıntının (zelzele) vuku bulacağı vakittir. (Hacc, 22/1) Ancak el-yevmü’l-ahir (son gün) tabiri de Kur’an’da geçmektedir ve Allah’a ve son güne inanmak ifadesi ile imanın esasları arasında yer almaktadır. Bu “son gün” hakkında tefsirlere baktığımızda kıyamet günü ile alakalandırılmış yorumlar yapılmaktadır. “Son gün odur, ondan sonra gün yoktur” gibi yorumların senedi var mıdır? Bu “son gün” dünyanın son günü mü, yoksa ahiret hayatının ilk günü mü? Eğer tefsirlerde denildiği gibi bu son gün, ahiret hayatının ilk günü (diriliş günü) ise Kur’an-ı Kerim’de ayrıca “kıyamet (diriliş) günü” diye günü dirilişe izafe etmekteki hikmet nedir? Kısaca “kıyamet günü” ile “son gün” aynı mıdır? Fark var mıdır? Varsa bu fark(lar) ne(ler) dir? 2010.04.09 11192