<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Fetva &#187; Cenaze</title>
	<atom:link href="http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/cenaze/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.fetva.net</link>
	<description>Süleymaniye Vakfı Fetva Sitesi &#124; Dini sorulara Süleymaniye Vakfı tarafından verilmiş cevaplar yer almaktadır.</description>
	<lastBuildDate>Sat, 11 Feb 2012 07:15:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.3</generator>
		<item>
		<title>Kaybettiğimiz yakınlarımızın ardından üzülmek, ağlamak ne kadar caiz?</title>
		<link>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/kaybettigimiz-yakinlarimizin-ardindan-uzulmek-aglamak-ne-kadar-caiz.html</link>
		<comments>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/kaybettigimiz-yakinlarimizin-ardindan-uzulmek-aglamak-ne-kadar-caiz.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Dec 2010 07:12:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cenaze]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılı Fetvalar]]></category>
		<category><![CDATA[ağlamak caizdir]]></category>
		<category><![CDATA[başa gelenlere sabretmek]]></category>
		<category><![CDATA[göz yaşı dökmekte bir sakınca var mı]]></category>
		<category><![CDATA[imtihan için başa gelenler]]></category>
		<category><![CDATA[mümin kulun başına gelenler]]></category>
		<category><![CDATA[musibetlere sabretmek]]></category>
		<category><![CDATA[ölmüşlerimize ağlamak]]></category>
		<category><![CDATA[ölülerin ardından ağlamak]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimiz ağladı mı]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimizin ağlaması]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimizin kızı Ümmü Gülsüm]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimizin kızı Zeynep]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimizin oğlu İbrahim]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimizin oğlu İbrahim'in cenazesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ümmü Gülsüm'ün cenazesi]]></category>
		<category><![CDATA[üzülmek caizdir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fetva.net/?p=4571</guid>
		<description><![CDATA[Başınıza gelen, Allah Teala’nın bu dünya için koyduğu imtihan kuralı gereğidir.  O şöyle buyurmuştur: “Sizi biraz korku, biraz açlık; mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltme ile yıpratıcı bir imtihandan geçireceğiz; bundan kaçış olmaz. Sen sabır gösterenlere müjde ver. Onlar, başlarına bir sıkıntı gelince şöyle derler: &#8220;Biz, Allah&#8217;a aidiz. Zaten, ona döneceğiz&#8221;.  Onların üzerinde Rablerinin verdiği olgunluklar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Başınıza gelen, Allah Teala’nın bu dünya için koyduğu imtihan kuralı gereğidir.  O şöyle buyurmuştur:</p>
<p><strong>“Sizi biraz korku, biraz açlık; mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltme ile yıpratıcı bir imtihandan geçireceğiz; bundan kaçış olmaz. Sen sabır gösterenlere müjde ver. Onlar, başlarına bir sıkıntı gelince şöyle derler: &#8220;Biz, Allah&#8217;a aidiz. Zaten, ona döneceğiz&#8221;.  Onların üzerinde Rablerinin verdiği olgunluklar ve bereket bulunur. Yola gelenler işte onlardır.”</strong> (Bakara 2/155-157)</p>
<p>Peygamberimizin de şöyle dediği rivayet edilmiştir:</p>
<p><em>&#8220;Şu iman ehlinin işine şaşmamak mümkün değil; bütün işleri hayırlı &#8211; bu da yalnız mü&#8217;mine mahsustur-, başına sevinecek bir iş gelse şükreder ve hakkında hayır olur; başına bir zarar gelse sabreder bu da onun için hayır olur.&#8221;</em> (Müslim, Zühd,  64)</p>
<p>Başa gelen bu gibi musibetlerden sonra Allah’a isyan etmemek ve O’nun emrine teslim olmak kaydıyla üzülmekte, ağlamakta bir sakınca yoktur. Nitekim Peygamberimiz sallalahu aleyhi ve sellemin kendi çocukları ve torunlarının ölümü üzerinde ağladığı rivayet edilmiştir.</p>
<p>Enes b. Malik radıyallahu anhtan:  Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: <em>“Bu gece bir oğlum oldu. Ona babam İbrahim&#8217;in ismini verdim.”</em> buyurdu. (Daha sonra Enes) hadisi (n geri kalan kısmını da) riva­yet etti. (Enes, devamla şöyle) dedi: “Ben (bir süre sonra) o çocuğu Resûlullah’ın huzurunda can verirken gördüm. (O sırada) Resûlullah’ın gözlerinden yaşlar boşandı da (şöyle) buyurdu:</p>
<p><em>“Göz yaşarır, kalp üzülür, fakat biz Rabbimizin razı olacağı söz­lerden başkasını söylemeyiz. Ey İbrahim biz senin (ölümün)le gerçek­ten üzgünüz.”</em> (Buhari, Cenaiz, 43; Müslim, Fedail, 62; Ebû Dâvûd, Cenâiz, 23-24; İbn Mâce, Cenâiz, 53)</p>
<p>Yine Enes b. Malik radıyallahu anhtan: Bizler Resûlullah’­ın bir kızının (Ümmü Gülsüm&#8217;ün) cenazesinde hazır bulunduk. Resûlullah kabrin bir tarafına oturmuştu. Ben Resûlullah&#8217;ın iki gözünün yaş akıtmakta olduğunu gördüm&#8230;.&#8221; (Buhari, Cenâiz, 32).</p>
<p>Üsâme b. Zeyd radıyallahu anhtan: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin kızı (Zeyneb) Peygambere: Oğlum (başka bir rivayete göre ise: “kızım”) ölüyor, bana geliniz, diye haber gönderdi. Hz. Peygamber de kızına selâm yollayarak:</p>
<p><em>“Allah&#8217;ın aldığı ve verdiği her şey Allah’a aittir. Her şey Allah katında belirlenmiş bir müddet, bir ömür iledir. Binâenaleyh ey kızım, sabr et ve bu sabrın Allah yanında sevabı olduğunu hatırla”</em> diye cevap yolladı.</p>
<p>Bu defa Zeynep, Peygambere yemin vererek: “Muhakkak geliniz”, diye haber gönderdi.</p>
<p>Bu haber üzerine Peygamber kalktı. Beraberinde sahabeden Sa’d b. Ubâde, Muâz b. Cebel, Übeyy b. Ka’b, Zeyd b. Sabit ve bir takım insanlar olduğu halde Zeyneb’in evine geldi. Çocuk Resûlullah’ın ku­cağına verildi. Çocuğun canı gidip gelmekte ve hareket hâlinde idi. Resûlullah’ın gözlerinden yaşlar boşandı. Sa’d b. Ubâde:</p>
<p>“Yâ Resûlallah, bu yaş, bu ağlayış nedir?” diye sordu. Resûlullah da şöyle cevap verdi:</p>
<p><em>“Bu gözyaşı, bir rahmettir ki, Allah onu kullarının gönülleri içine koymuştur. Allah ancak kullarından merhametli olanlara mer­hamet ihsan eder.”</em> (Buhârî, Cenaiz 32, 43, Merzâ, 9, Eymân, 9, Tevhid, 2; Müslim Cenaiz, 11; Ebu Davud, Cenaiz, 23-24; Nesâî, Cenaiz, 13, 22; İbn Mace, Cenaiz 53; Ahmed b. Hanbel 1/268, 273)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/kaybettigimiz-yakinlarimizin-ardindan-uzulmek-aglamak-ne-kadar-caiz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cenaze ile ilgili uygulamalar ilk olarak ne zaman başladı?</title>
		<link>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/cenaze-ile-ilgili-uygulamalar-ilk-olarak-ne-zaman-basladi.html</link>
		<comments>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/cenaze-ile-ilgili-uygulamalar-ilk-olarak-ne-zaman-basladi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Aug 2009 08:30:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yamahe</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cenaze]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılı Fetvalar]]></category>
		<category><![CDATA[cenaze namazı]]></category>
		<category><![CDATA[cenaze uygulamaları]]></category>
		<category><![CDATA[cenazenin gömülmesi]]></category>
		<category><![CDATA[cenazenin kefenlenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[cenazenin yıkanması]]></category>
		<category><![CDATA[Habil ile Kabil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fetva.net/yeni/?p=273</guid>
		<description><![CDATA[Maide suresinin 31. ayetinde Âdem&#8217;in iki oğlundan Kabil&#8217;in, öldürdüğü kardeşi Habil&#8217;in cesedini gömmesi için Allah&#8217;ın ona bir karga gönderdiği şöyle anlatılmaktadır: &#8220;İçinden bir dürtü onu, kardeşini öldürmeye itti ve öldürdü. Böylece kaybedenlere karıştı gitti. Derken Allah, kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini göstermesi için, yeri eşeleyen bir karga gönderdi. &#8220;Yazık bana, ne kadar da aciz kaldım?! Şu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Maide suresinin 31. ayetinde Âdem&#8217;in iki oğlundan Kabil&#8217;in, öldürdüğü kardeşi Habil&#8217;in cesedini gömmesi için Allah&#8217;ın ona bir karga gönderdiği şöyle anlatılmaktadır:</p>
<p><strong>&#8220;</strong><strong>İçinden bir dürtü onu, kardeşini öldürmeye itti ve öldürdü. Böylece kaybedenlere karıştı gitti.</strong></p>
<p><strong>Derken Allah</strong><strong>, kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini göstermesi için, yeri eşeleyen bir karga gönderdi. &#8220;Yazık bana, ne kadar da aciz kaldım?! Şu karga kadar olup kardeşimin cesedini gömemedim?&#8221; dedi. Sonra ettiğine </strong><strong>pişman oldu.&#8221;</strong><em> </em>(Maide, 5/30-31)</p>
<p>Görüldüğü gibi ilk insanlardan beri cenazelerin gömüldüğü net bir şekilde anlaşılmaktadır. Bunun dışında cenazenin yıkanması, üzerine namaz kılınması gibi hususların da ilk peygamberlerden -özellikle de- Nuh aleyhisselamdan beri var olduğu söylenebilir. Zira Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:</p>
<p><strong>&#8220;Allah, Nuh&#8217;a buyurduğunu sizin için bu dinin şeriatı yapmıştır. Sana vahyettiğimiz, İbrahim&#8217;e, Musa&#8217;ya ve İsa&#8217;ya emrettiğimiz şudur: Dini ayakta tutun, o konuda ayrılığa düşmeyin&#8230;&#8221;</strong> (Şûrâ, 42/13)</p>
<p>Peygamberimizin sünnetinde de cenazeler yıkanır, kefenlenir, namazı kılınır ve gömülür. Yukarıdaki ayete göre Peygamberimizin bu sünneti ta ilk peygambere dayanmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/cenaze-ile-ilgili-uygulamalar-ilk-olarak-ne-zaman-basladi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Her şeyin öğretildiği insan cenaze defnetmeyi kargadan mı öğrendi?!</title>
		<link>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/her-seyin-ogretildigi-insan-cenaze-defnetmeyi-kargadan-mi-ogrendi.html</link>
		<comments>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/her-seyin-ogretildigi-insan-cenaze-defnetmeyi-kargadan-mi-ogrendi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 29 Apr 2011 09:10:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cenaze]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılı Fetvalar]]></category>
		<category><![CDATA[cenazeyi defnetmek]]></category>
		<category><![CDATA[cenazeyi gömmek]]></category>
		<category><![CDATA[cesetleri gömmek]]></category>
		<category><![CDATA[kargadan bilgi edinmek]]></category>
		<category><![CDATA[kargadan bir şeyler öğrenmek]]></category>
		<category><![CDATA[karganın ceset gömmesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fetva.net/?p=5035</guid>
		<description><![CDATA[Aslında cevap, sorunuzun içinde gizlidir. Allah Teâlâ her şeyin ismini Âdem aleyhisselama öğretti, oğullarına değil! Eğer bu olay Âdem aleyhisselamın başına gelmiş olsaydı, o, cesedi ne yapması gerektiğini bilirdi. Ayetlerden anlaşıldığına göre Kabil, Habil&#8217;i öldürdüğünde yanında hiç kimse bulunmuyordu. Dolayısıyla babasından ve o anda hayatta olan diğer insanlardan gizli bir şekilde kardeşini öldürmüş ama şimdiye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aslında cevap, sorunuzun içinde gizlidir. Allah Teâlâ her şeyin ismini Âdem aleyhisselama öğretti, oğullarına değil! Eğer bu olay Âdem aleyhisselamın başına gelmiş olsaydı, o, cesedi ne yapması gerektiğini bilirdi.</p>
<p>Ayetlerden anlaşıldığına göre Kabil, Habil&#8217;i öldürdüğünde yanında hiç kimse bulunmuyordu. Dolayısıyla babasından ve o anda hayatta olan diğer insanlardan gizli bir şekilde kardeşini öldürmüş ama şimdiye kadar böyle bir durumla karşılaşmadığı için kardeşinin cesedini ne yapacağını bilememişti. Allah Teâlâ da Maide Suresinin 31. ayetinde buyurduğu gibi bir karga göndermek suretiyle cesedin gömülmesi gerektiğini ona göstermiştir.</p>
<p>Konuyla ilgili ayetler şöyledir:</p>
<p><strong>“Onlara Âdem’in iki oğluna ait şu gerçek olayı anlat. Bir gün Allah’a birer sunuda bulunmuşlardı da birininki kabul edilmiş, diğerininki edilmemişti. (Sunusu kabul edilmeyen) “Seni kesinkes öldüreceğim” dedi. Öteki “Allah sadece kendinden çekinenlerinkini kabul eder.” dedi.</strong></p>
<p><strong>Beni öldürmek için el kaldırsan; seni öldürmek için ben el kaldırmam. Ben varlıkların sahibi Allah’tan korkarım.</strong></p>
<p><strong>Dilerim ki benim günahımı kendi günahınla birlikte sırtlanasın da cehennemi boylayasın. Zalimlerin cezası işte budur.</strong></p>
<p><strong>İçinden bir dürtü onu, kardeşini öldürmeye itti ve öldürdü. Böylece kaybedenlere karıştı gitti.</strong></p>
<p><strong>Derken Allah</strong><strong>, kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini göstermesi için, yeri eşeleyen bir karga gönderdi. &#8220;Yazık bana, ne kadar aciz kaldım?! Şu karga kadar olup kardeşimin cesedini gömemedim?&#8221; dedi. Sonra ettiğine pişman oldu.”</strong><strong> </strong>(Maide, 5/27-31)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/her-seyin-ogretildigi-insan-cenaze-defnetmeyi-kargadan-mi-ogrendi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İslam&#8217;da ceset yakmanın hükmü nedir?</title>
		<link>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/islamda-ceset-yakmanin-hukmu-nedir.html</link>
		<comments>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/islamda-ceset-yakmanin-hukmu-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Aug 2009 08:42:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yamahe</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cenaze]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılı Fetvalar]]></category>
		<category><![CDATA[cenazenin gömülmesi]]></category>
		<category><![CDATA[cenazenin yakılması]]></category>
		<category><![CDATA[cenazenin yıkanması]]></category>
		<category><![CDATA[cesedin yakılması]]></category>
		<category><![CDATA[ceset yakmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fetva.net/yeni/?p=282</guid>
		<description><![CDATA[Dinimize göre cenazelerin yıkanıp kefenlenmesi ve toprağa gömülmesi gerekir. &#8220;Kur&#8217;ân-ı Kerim&#8217;de bu işlemin insanoğluna Allah tarafından öğ­retildiği, kardeşinin cesedini ne yapaca­ğını, bir karga­nın hareketlerinden öğrenen Hz. Âdem&#8217;in oğlunun, &#8220;Yazıklar olsun bana, şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini göm­mekten de mi aciz kaldım!&#8221; dediği an­latılır. (Maide, 5/31) Başka ayetlerde de ölünün gömülmesi gereğine dolaylı olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="MARGIN-LEFT: 10px; MARGIN-RIGHT: 10px" align="justify">Dinimize göre cenazelerin yıkanıp kefenlenmesi ve toprağa gömülmesi gerekir. &#8220;Kur&#8217;ân-ı Kerim&#8217;de bu işlemin insanoğluna Allah tarafından öğ­retildiği, kardeşinin cesedini ne yapaca­ğını, bir karga­nın hareketlerinden öğrenen Hz. Âdem&#8217;in oğlunun, <strong>&#8220;Yazıklar olsun bana, şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini göm­mekten de mi aciz kaldım!&#8221;</strong> dediği an­latılır. (Maide, 5/31) Başka ayetlerde de ölünün gömülmesi gereğine dolaylı olarak işaret edilmiştir (Tâhâ 20/ 55, Mürselât 77/25-26; Abese 80/21-22) Ölünün toprağa tevdi edilmesi çevre temizliği, sağlık, insanın saygınlığının ko­runması ve ölümü hatırlatma türünden birçok hikmetler taşımaktadır.&#8221; (Mustafa Uzunpostalcı, &#8220;Defin&#8221;, <strong>Diyanet İslam Ansiklopedisi,</strong> c: 9, s: 86)<br />
 <br />
Bunun yanı sıra insan cesedi ile ilgili olarak Peygamberimizden şöyle bir hadis rivayet edilmiştir:  <br />
 <br />
Aişe radıyallahu anhâ&#8217;dan rivayet edildiğine göre Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:  <br />
 <br />
<strong>&#8220;Ölünün kemiğini kırmak, onu diri iken kırmak gibidir.&#8221;</strong> (Muvatta, Cenâiz 15; Ebu Davud, Cenâiz 58-60; İbn Mâce, Cenâiz, 63) <br />
 <br />
Yani diri iken bir kimsenin kemiğini kırmak nasıl caiz değilse ölünün kemiğini kırmak da caiz değildir. Cesedi yakmak da bu kapsamda değerlendirilebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/islamda-ceset-yakmanin-hukmu-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bazı insanların cesetleri çürümüyor? Neden?</title>
		<link>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/bazi-insanlarin-cesetleri-curumuyor-neden.html</link>
		<comments>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/bazi-insanlarin-cesetleri-curumuyor-neden.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Aug 2009 08:40:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yamahe</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cenaze]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılı Fetvalar]]></category>
		<category><![CDATA[cesetlerin çürümesi]]></category>
		<category><![CDATA[cesetlerin toprak olması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fetva.net/yeni/?p=280</guid>
		<description><![CDATA[Allah Teala şöyle buyuruyor: &#8220;Sizi topraktan yarattık, yine ona döndüreceğiz ve sizi bir kere daha topraktan çıkaracağız.&#8221; (Taha 20/55) Ayete göre bütün insanlar eninde sonunda toprak olacaklardır. Cesedin çürümesi, çeşitli fiziki şartlara bağlıdır. Yeniden yaratılışa kadar çürüyüp toprak olma işlemi tamamlanacaktır. Cesedin çürümesi ile kişinin iyiliği veya kötülüğü arasında bağlantı yoktur. Nitekim firavunların cesetleri mumyalandığı için çürümemiştir. Ama [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Allah Teala şöyle buyuruyor:</p>
<p><strong>&#8220;Sizi topraktan yarattık, yine ona döndüreceğiz ve sizi bir kere daha topraktan çıkaracağız.&#8221;</strong> (Taha 20/55)</p>
<p>Ayete göre bütün insanlar eninde sonunda toprak olacaklardır. Cesedin çürümesi, çeşitli fiziki şartlara bağlıdır. Yeniden yaratılışa kadar çürüyüp toprak olma işlemi tamamlanacaktır. Cesedin çürümesi ile kişinin iyiliği veya kötülüğü arasında bağlantı yoktur. Nitekim firavunların cesetleri mumyalandığı için çürümemiştir. Ama kıyamet öncesi şartlar gerçekleşince onlar da çürüyeceklerdir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/bazi-insanlarin-cesetleri-curumuyor-neden.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Düşük veya ölü olarak doğan çocuklarla ilgili hükümler nelerdir?</title>
		<link>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/dusuk-veya-olu-olarak-dogan-cocuklarla-ilgili-hukumler-nelerdir.html</link>
		<comments>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/dusuk-veya-olu-olarak-dogan-cocuklarla-ilgili-hukumler-nelerdir.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Aug 2009 08:35:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yamahe</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cenaze]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılı Fetvalar]]></category>
		<category><![CDATA[bebeklerin cenazesi]]></category>
		<category><![CDATA[ceninin insan adını alması]]></category>
		<category><![CDATA[insanın yaratılışı]]></category>
		<category><![CDATA[ölü doğan bebekler]]></category>
		<category><![CDATA[ruh üflenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[ruhun üflenme zamanı]]></category>
		<category><![CDATA[toplam hamilelik süresi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fetva.net/yeni/?p=276</guid>
		<description><![CDATA[Dört aydan önce düşük olması durumunda bebek yıkanmaz, namazı kılınmaz. Bir beze sarılır ve defnedilir. Bu konuda ihtilaf yoktur. Fakat dört ay ve sonrasında düşük olması durumunda iki farklı görüş vardır:   1. Eğer çocuk canlı doğmuşsa hem yıkanır hem de cenaze namazı kılınır. Bu konuda ittifak vardır. Fakat doğarken herhangi bir canlılık alameti görülmemişse [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="MARGIN-LEFT: 10px; MARGIN-RIGHT: 10px" align="justify">Dört aydan önce düşük olması durumunda bebek yıkanmaz, namazı kılınmaz. Bir beze sarılır ve defnedilir. Bu konuda ihtilaf yoktur. Fakat dört ay ve sonrasında düşük olması durumunda iki farklı görüş vardır:<br />
 <br />
1. Eğer çocuk canlı doğmuşsa hem yıkanır hem de cenaze namazı kılınır. Bu konuda ittifak vardır. Fakat doğarken herhangi bir canlılık alameti görülmemişse Hanefiler, İmam Malik, el-Evzâî ve Hasan-ı Basrî’ye göre bu bebeğin cenazesi yıkanır ama namazı kılınmaz. Bu görüşte olanlar şu hadisi delil getirmişlerdir:<br />
 <br />
<strong>“Eğer çocuk doğduğu zaman ağlar (yani bir canlılık alameti gösterir) de sonra ölürse onun namazı kılınır ve ona varis olunur.”</strong> (Ebu Davud, Cenâiz, 44-45; Nesâî, Cenâiz, 26; Dârimî, Ferâiz, 47.)<br />
 <br />
Görüldüğü gibi hadiste bu çocuğun namazının kılınması için ağlaması / canlılık alameti göstermesi şart koşulmuştur. (Seyyid Sâbık, <strong>Fıkhu’s-Sünne</strong>, 12. Bs., Müessesetu’r-Risâle, Beyrut, 1996, cilt: 1, sayfa: 277)<br />
 <br />
2. Çocuğun ölü doğması ile canlı doğması arasında fark yoktur; her iki durumda da namazı kılınır. Ahmed b. Hanbel, Saîd b. Cübeyr, İbn Sîrîn ve İshâk b. Râheveyh bu görüştedirler. Onlar bu konuda anne karnındaki çocuğa dördüncü ayda ruh üflenmesini esas alırlar. Çünkü cenîn ruh üflendikten sonra artık tam bir insan haline gelir ve canlı olarak doğup sonra ölen bebek gibi bunun da cenaze namazı kılınır. Bu görüşte olanlar ayrıca yukarıdaki hadisin muzdarip[1] olduğunu ve kendisinden daha kuvvetli olan ruh üflenme hadisine muârız olduğunu dolayısıyla bunun delil olarak kabul edilemeyeceğini söylerler. (Bkz.: Seyyid Sâbık, <strong>Fıkhu’s-Sünne</strong>, c: 1, s: 277)<br />
 <br />
Bu son görüş, Kur’an’a uygundur. Çünkü çocuğun vücut yapısı tamamlanınca ona ruh üflendiği, o andan itibaren tam insan olduğu Kur’an’ın hükmüdür. Allah Teâlâ şöyle buyurur:<br />
 <br />
<strong>“Yarattığı her şeyi güzel yaratan odur. İnsanı yaratmaya sulanmış topraktan (tîn) başlamıştır. </strong><br />
<strong></strong><br />
<strong>Sonra onun soyunu süzülmüş bir özden, dayanıksız bir sudan yaratmıştır. </strong><br />
<strong></strong><br />
<strong>Sonra onu düzenli bir şekle sokmuş ve içine ruhundan üflemiştir. Sizin için kulaklar, gözler ve gönüller var etmiştir. Ne kadar az şükrediyorsunuz!”</strong> (Secde 32/7-9)<br />
 <br />
Ayetler arası karşılaştırma yapıldığında ruhun 16. haftada üflendiği ortaya çıkmaktadır. Allah Teala şöyle buyurmaktadır:<br />
 <br />
<strong>“Biz insana, ana babasına karşı tavsiyede bulunduk. Anası onu zar zor taşıdı, sütten kesimi de iki sene içinde oldu.”</strong> (Lokman 31/14)<br />
 <br />
<strong>“Biz insana, ana babasına karşı iyilikte bulunmasını tavsiye ettik. Anası onu zahmetle taşıdı ve zahmetle doğurdu, taşıması ve sütten kesimi otuz ay sürer.”</strong> (Ahkâf 46/15)<br />
 <br />
Süt emzirme süresi 24 ay, ananın cenini bir insan olarak taşıdığı süreyle birlikte bu süre 30 ay olduğu için burada sözü edilen sürenin 6 ay olduğu ortaya çıkar.<br />
 <br />
Toplam hamilelik 40 haftadan biraz fazla yani 282 gün kabul edilir. Altı ay, kameri ay olacağı için yarısının 29 gün çektiğini düşünürsek toplam 177 gün eder. Bunu 282’den çıkarınca geriye 105 gün kalır. Onu da 7’ye bölersek toplam 15 hafta eder. Bundan sonra 16. hafta gelir. İşte altı aylık sürenin başlangıcı olan 16. hafta çocuğa ruhun üflendiği haftadır.<br />
 <br />
Kur&#8217;an bu haftadan itibaren cenine <strong>insan</strong> adı vermektedir. Dolayısıyla ikinci görüşte belirtildiği gibi bu aydan sonra çocuk ölü olarak da doğsa diğer insanlar gibi cenazesinin yıkanması ve namazının kılınması gerekir.</p>
<p style="MARGIN-LEFT: 10px; MARGIN-RIGHT: 10px" align="justify">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;<br />
[1] Birbirine metin veya sened itibariyla bir ya da daha fazla ravi tarafından, aralarını cem ve telif etme imkanı olmayacak şekilde farklı biçimde rivayet edilen hadis.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/dusuk-veya-olu-olarak-dogan-cocuklarla-ilgili-hukumler-nelerdir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir koca, ölen karısının cenazesini yıkayabilir mi?</title>
		<link>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/bir-koca-olen-karisinin-cenazesini-yikayabilir-mi.html</link>
		<comments>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/bir-koca-olen-karisinin-cenazesini-yikayabilir-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Dec 2011 08:10:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cenaze]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılı Fetvalar]]></category>
		<category><![CDATA[Fatıma validemizin cenazesi]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Fatıma'yı kim yıkamış]]></category>
		<category><![CDATA[kadın nikahın konusu mu]]></category>
		<category><![CDATA[kadının cenazesini kim yıkar]]></category>
		<category><![CDATA[kadının kocasını yıkaması]]></category>
		<category><![CDATA[karı kocalık cennette de devam eder]]></category>
		<category><![CDATA[koca karısını yıkayabilir mi]]></category>
		<category><![CDATA[koca karısının cenazesini yıkayabilir mi]]></category>
		<category><![CDATA[kocanın karısını yıkaması]]></category>
		<category><![CDATA[ölümle birlikte nikah düşer mi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fetva.net/?p=5555</guid>
		<description><![CDATA[Kur’an’a göre eşlerden birinin ölmesi ile karı-kocalık bitmemektedir. Çünkü kadın kocasına, koca da karısına mirasçı olabilmektedir. Ayrıca bu ilişkinin cennette de devam edeceğini ayetlerden öğreniyoruz. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: “(Rablerinden çekinmiş olanlar) Kalıcı bahçelere girerler; babalarından, eşlerinden ve evlatlarından uygun olanlar da girer. Melekler her kapıdan yanlarına girince “Sabrınızın karşılığı olarak huzur ve güvendesiniz. O [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kur’an’a göre eşlerden birinin ölmesi ile karı-kocalık bitmemektedir. Çünkü kadın kocasına, koca da karısına mirasçı olabilmektedir. Ayrıca bu ilişkinin cennette de devam edeceğini ayetlerden öğreniyoruz. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:</p>
<p><strong>“</strong>(Rablerinden çekinmiş olanlar) <strong>Kalıcı bahçelere girerler; babalarından, <span style="text-decoration: underline;">eşlerinden</span> ve evlatlarından uygun olanlar da girer. Melekler her kapıdan yanlarına girince “Sabrınızın karşılığı olarak huzur ve güvendesiniz. O dünyanın sonu ne güzelmiş!” derler.”</strong> (Ra’d, 13/23-24)</p>
<p>Peygamberimiz bir defasında Âişe validemize şöyle demiştir:</p>
<p><em>“Sen benden önce ölürsen seni yıkar, sonra da kefenlerim&#8230;”</em> (Ahmed b. Hanbel, 6/228; İbn Mâce, “Cenâiz”, 9)</p>
<p>Ayrıca Fâtıma radıyallâhu anhâ vefât ettiğinde kocası Ali b.  Ebî Tâlib’in onu yıkadığı ve sahabeden herhangi bir itirazın olmadığı da rivayetler arasındadır. (Hâkim, <strong>el-Müstedrek,</strong> c: 3, s: 179, hadis no: 4769)</p>
<p>Sonuç olarak bir kadın kocasının cenazesini yıkayabileceği gibi koca da karısının cenazesini yıkayabilir.</p>
<p>Mezhep imamlarından İmâm Şâfiî, Mâlik ve Ahmed b. Hanbel’e göre koca, ölmüş karısını yıkayabilir.</p>
<p>Hanefilere göre ise kadın öldüğü zaman nikâh düşer ve zevciyet kalkar. Bu yüzden koca, ölen karısının cenazesini yıkayamaz. Fakat ölüm iddeti beklediğinden henüz eşlik ilişkisi bitmediği için kadın, ölmüş kocasını yıkayabilir.</p>
<p>Hanefiler, Hz. Ali’nin Fatıma’yı yıkamasını onlara özel bir durum olarak nitelemiş, Peygamberimizin Aişe validemizi yıkayacağını söylemesini de bir başkasına yıkattıracağı şeklinde yorumlamışlardır. (Bkz.: Serahsî, <strong>el-Mebsût,</strong> c: 2, s. 71 vd.).</p>
<p>Bununla ilgili görüntülü cevabımızı aşağıdaki linkten izlemenizi tavsiye ederiz:</p>
<p><a href="http://www.fetva.net/goruntulu-fetvalar/bir-erkek-olen-karisinin-yuzune-bakabilir-veya-cenazesini-yikayabilir-mi.html" target="_blank">http://www.fetva.net/goruntulu-fetvalar/bir-erkek-olen-karisinin-yuzune-bakabilir-veya-cenazesini-yikayabilir-mi.html</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/bir-koca-olen-karisinin-cenazesini-yikayabilir-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ölen bebeğin arkasından ne yapmamız gerekir?</title>
		<link>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/olen-bebegin-arkasindan-ne-yapmamiz-gerekir.html</link>
		<comments>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/olen-bebegin-arkasindan-ne-yapmamiz-gerekir.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Mar 2011 07:54:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cenaze]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılı Fetvalar]]></category>
		<category><![CDATA[bebek cenazesi]]></category>
		<category><![CDATA[bebeklerin cenaze namazı]]></category>
		<category><![CDATA[Buluğ çağına ermeden ölen çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar cennetlik midir]]></category>
		<category><![CDATA[çocukların cenaze namazı]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan-ı Basri]]></category>
		<category><![CDATA[küçük yaşta ölen çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[ölen bebek için dua etmek]]></category>
		<category><![CDATA[ölen bebekler]]></category>
		<category><![CDATA[ölen çocuk için dua etmek]]></category>
		<category><![CDATA[ölülerin ardından Kur'an okumak]]></category>
		<category><![CDATA[ölülerin ruhuna Kur'an okumak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fetva.net/?p=4840</guid>
		<description><![CDATA[Buluğ çağına ermeden ölen çocuklar günahsızdır ve cennetliktirler. Dolayısıyla onların bağışlanmaları için dua etmek gerekmez. Fakat İmam Buharî, tabiin âlimlerinin ileri gelenlerinden Hasan-ı Basrî&#8217;nin ölen küçük çocuklar hakkında şöyle dediğini nakleder: &#8220;Çocuk üzerine cenaze namazı kıldıracak olan kimse Fatiha’yı okur. Sonra da şöyle dua eder: &#8220;Yâ Rabbi, bu çocuğu -cennette- bizim için karşılayıcı, teşrîfâtçı ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Buluğ çağına ermeden ölen çocuklar günahsızdır ve cennetliktirler. Dolayısıyla onların bağışlanmaları için dua etmek gerekmez.</p>
<p>Fakat İmam Buharî, tabiin âlimlerinin ileri gelenlerinden Hasan-ı Basrî&#8217;nin ölen küçük çocuklar hakkında şöyle dediğini nakleder:</p>
<p>&#8220;Çocuk üzerine cenaze namazı kıldıracak olan kimse Fatiha’yı okur. Sonra da şöyle dua eder:</p>
<p><strong>&#8220;Yâ Rabbi, bu çocuğu -cennette- bizim için karşılayıcı, teşrîfâtçı ve âhiret armağanı kıl: </strong></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: medium;"><strong>اَللًّهُمَّ اجْعَلْهُ لَنا فَرَطاً وسَلَفاً وأَجْراً</strong></span></p>
<p><strong>Allahummec’alhu lenâ faratan ve selefen ve ecran.&#8221; </strong>(Buhari, Cenâiz, 65)</p>
<p>Bu, çocukların cenaze namazında yapılagelen bir dua olmuştur. Bu dua her zaman yapılabilir. Bunun dışında bir şey yapılmasına gerek yoktur.</p>
<p>Ölmüşlerin ardından Kur’an-ı Kerim okunması ile ilgili cevap için de lütfen aşağıdaki linki tıklayınız:</p>
<p><a href="http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/olulerin-ruhlarina-kuran-okunur-mu.html" target="_blank">http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/olulerin-ruhlarina-kuran-okunur-mu.html</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/olen-bebegin-arkasindan-ne-yapmamiz-gerekir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cenazeyi defnettikten sonra cenaze namazı kılmak mümkün müdür?</title>
		<link>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/cenazeyi-defnettikten-sonra-cenaze-namazi-kilmak-mumkun-mudur.html</link>
		<comments>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/cenazeyi-defnettikten-sonra-cenaze-namazi-kilmak-mumkun-mudur.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 13 Jan 2011 08:06:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yahya</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cenaze]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılı Fetvalar]]></category>
		<category><![CDATA[ayakkabılarla cenaze namazı]]></category>
		<category><![CDATA[ayakkabılarla namaz kılmak]]></category>
		<category><![CDATA[cenaze defnedildikten sonra namaz]]></category>
		<category><![CDATA[definden sonra cenaze namazı]]></category>
		<category><![CDATA[definden sonra namaz]]></category>
		<category><![CDATA[kabir başında cenaze namazı]]></category>
		<category><![CDATA[kabir üzerine cenaze namazı]]></category>
		<category><![CDATA[kabristanda cenaze namazı]]></category>
		<category><![CDATA[mezar başında cenaze namazı]]></category>
		<category><![CDATA[mezar üzerine cenaze namazı]]></category>
		<category><![CDATA[Şafii mezhebinde ayakkabı ile cenaze namazı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fetva.net/?p=4626</guid>
		<description><![CDATA[Herhangi bir sebepten ötürü bir cenaze, namazı kılınmadan defnedilirse daha sonra kabri başına namazı kılınabilir. Bunun delili aşağıdaki hadislerdir: Ebû Hureyre’den rivayet edilmiştir: Bir zenci adam ya­hut zenci kadın mescidi süpürürdü. Günün birinde vefat etti. Fa­kat Peygamberimiz onun ölümünden haberdar olamadı. Bir gün Peygamberimiz o zatı andı da: “Bu insan ne yaptı?” diye sordu. Sahâbîler: [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Herhangi bir sebepten ötürü bir cenaze, namazı kılınmadan defnedilirse daha sonra kabri başına namazı kılınabilir. Bunun delili aşağıdaki hadislerdir:</p>
<p>Ebû Hureyre’den rivayet edilmiştir: Bir zenci adam ya­hut zenci kadın mescidi süpürürdü. Günün birinde vefat etti. Fa­kat Peygamberimiz onun ölümünden haberdar olamadı. Bir gün Peygamberimiz o zatı andı da: <strong>“Bu insan ne yaptı?”</strong> diye sordu. Sahâbîler: “O öldü ya Resûlallah, dediler. Resûlullah: <strong>“Bana (vefatını) haber vermeli değil miy­diniz?”</strong> buyurdu. Sahâbîler: O şöyle şöyle oldu diye, onun kıssasını zikrettiler. Râvî dedi ki: Sahâbîler bu sözleriyle o kişiyi küçük ve ehemmiyetsiz gördüler. Resûlullah: <strong>“Haydi, onun kabrini bana gösteriniz”</strong> buyurdu. Akabinde onun kabrine vardı ve üzerine namaz kıldı. (Buhârî, Cenaiz, 66; Müslim, Cenaiz, 71 (956)</p>
<p>Saîd b. Müseyyeb’den rivayet edilmiştir. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Medine’de yok iken Sa’d’ın annesi ölmüştü. Hz. Peygamber Medine’ye gelince ona cenaze namazını kıldırdı. Aradan bir ay zaman geçmişti. (Tirmizi, Cenaiz, 47)</p>
<p>Diğer sorunuza gelince: Halil Günenç’in <strong>Büyük Şafi İlmihali</strong>’nde ayakkabı ile cenaze namazı kılınması konusunda şu bilgiler yer almaktadır:</p>
<p>“Ayakkabıyla cenaze namazını kılmak caiz değildir. Meğer ki yeni alınmış ve henüz müteneccis olmamışsa (pislenmemişse) cenaze namazını iade etmek sünnet değildir. Fakat tekrar edilmesi, yani ayrı ayrı ferd ve cemaatlar tarafından kılınması sünnettir.”(Halil Günenç, <strong>Büyük Şafii İlmihali,</strong> Hilal Yayınları, İlaveli 2. Baskı, s: 177)</p>
<p>Fakat Peygamberimiz ayakkabıları ile namaz kılmıştır. Çünkü o dönemde Mescid-i Nebi&#8217;nin tabanı şu an olduğu gibi halılarla kaplı değildi; zemin taş ve topraktandı. Bu yüzden toprak bir zeminde namaz kılarken ayakkabıların çıkarılması şart değildir. Temiz olup olmadıkları kontrol edilir, namaza engel herhangi bir pislik varsa bunlar giderilir ve ayakkabılarla namaz kılınabilir.</p>
<p><a href="http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/peygamberimiz-ayakkabiyla-namaz-kilmis-midir.html" target="_blank">http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/peygamberimiz-ayakkabiyla-namaz-kilmis-midir.html</a></p>
<p><a href="http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/ben-askerim-namazi-botlari-cikarmadan-kiliyorum-oluyor-mu.html" target="_blank">http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/ben-askerim-namazi-botlari-cikarmadan-kiliyorum-oluyor-mu.html</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/cenazeyi-defnettikten-sonra-cenaze-namazi-kilmak-mumkun-mudur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadınlar cenaze namazı kılarlar mı?</title>
		<link>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/kadinlar-cenaze-namazi-kilarlar-mi.html</link>
		<comments>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/kadinlar-cenaze-namazi-kilarlar-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Aug 2009 08:36:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yamahe</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cenaze]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılı Fetvalar]]></category>
		<category><![CDATA[cenaze namazı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fetva.net/yeni/?p=278</guid>
		<description><![CDATA[Kadınlar cenaze namazı kılabilirler. Kılmamaları gerektiğine dair herhangi bir delil bulunmamaktadır. Aksine, kıldıklarına dair deliller bulunmaktadır. Siyer kaynaklarında kadınların Peygamber Efendimizin cenaze namazını kıldıkları belirtilmektedir. Fıkıh kitaplarında da kadınların cenaze namazını kılabilecekleri belirtilmiş ve bu görüş üzerine hükümler bina edilmiştir. Buna göre kadınlar cenaze namazını erkeklerle beraber kılarlarsa yine en arka safta olmaları gerekir. Bu, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kadınlar cenaze namazı kılabilirler. <strong>Kılmamaları gerektiğine dair herhangi bir delil bulunmamaktadır.</strong> Aksine, kıldıklarına dair deliller bulunmaktadır. Siyer kaynaklarında kadınların Peygamber Efendimizin cenaze namazını kıldıkları belirtilmektedir.</p>
<p>Fıkıh kitaplarında da kadınların cenaze namazını kılabilecekleri belirtilmiş ve bu görüş üzerine hükümler bina edilmiştir. Buna göre kadınlar cenaze namazını erkeklerle beraber kılarlarsa yine en arka safta olmaları gerekir. Bu, sünnete uygundur. Fakat cenaze namazı mutlak bir namaz olmadığı için kadınlar erkeklerle beraber aynı safta veya önde kılarlarsa namazları olur, erkeklerin namazı da bozulmaz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/kadinlar-cenaze-namazi-kilarlar-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

