Ebu Davud’da geçen “Allah, hayız gören bir kadının namazını ancak başörtüsü ile kabul eder” hadisi biri mevsûl (senedinde herhangi bir kopukluk olmayan hadis), diğeri ise mürsel (tâbiîn’den olan ravinin sahabî’yi zikretmeden rivayet ettiği hadis) olmak üzere iki yolla rivayet edilmiştir. (Bkz: Halil Ahmed es-Sehârenfûrî, Bezlu’l-Mechûd fî Halli Ebî Dâvûd, Beyrut, trs, c: 4, s. 305, Bâbu’l-Mer’eti Tusallî bi gayr-i Hımârin)
Hadiste “hayız gören kadın” ifadesi ile “hayız görme çağına ulaşmış kadın” kastedilmiştir. Hadisten “adetli kadınların namaz kılabileceği” şeklinde bir sonuç çıkarılabilmesi için ibarede “hayız gördüğü günlerde” (fî eyyâmi hayzihâ) cümlesinin olması gerekirdi. (Bkz: Hattâbî, Meâlimu’s-Sünen (Sünen-i Ebî Davud ile Birlikte), Salât 85, 641. hadisin şerhi) Hâlbuki hadiste öyle bir ifade yoktur. Dolayısıyla ifadenin “hayız çağına gelmiş bir kadın” şeklinde anlaşılması gerekir.
Adetli kadınların namaz kılamaması ile ilgili olarak aşağıdaki linkte bir cevabımız bulunmaktadır. Okumanızı tavsiye ederiz:
http://www.fetva.net/yazili-fetvalar/adetli-kadin-namaz-kilip-orucunu-tutabilir-mi.html
NOT: Soruda adı geçen Başörtüsü ve Örtünme başlıklı yazıya aşağıdaki linkten ulaşılabilir:
http://www.suleymaniyevakfi.org/arastirmalar/basortusu-ve-ortunme.html