Allah Teâlâ imtihan edilmek isteyip istemediğini insana niçin sormadı?
Süleymaniye Vakfı > İman > Yazılı Fetvalar Tarih: 08 Şubat 2017  
Soru: Allah bizi dünyaya getirirken bize mi sordu ki “Kur’an’a göre yaşayın” diyor? Yaşamazsak da Cehennem ile cezalandırıyor? Dünyaya gelip imtihan edilmeyi biz istemedik, buna biz karar vermedik. Bu konuda ne dersiniz?
Cevap: 

Allah, bizi yaratan ve her şeyimizi verendir. Susadığımızda bir bardak su veren kişiye saygı duymak ve teşekkür etmek gerekir de suyu, o kişiyi ve bizi yaratana teşekkür etmek ve saygı duymak gerekmez mi? Allah’ın bizden istediği, teşekkürden başka bir şey değildir. Teşekkür de lafla olmaz, gereğini yapmakla olur. Susadığımızda su veren kişinin bize yapabileceğimiz bir işi düşünce yapmazsak kendimizi sorumlu tutmaz mıyız?

Allah’ın bizden istediği şeylerin tamamı, doğal yapımıza uygun olan, bizi rahatlatacak ve mutlu edecek olan şeylerdir. İmtihan için yarattığından bize sıkıntı verecek yanlış davranışlar da güzel gösterilmiştir. İmtihan, evrensel doğrularla kişisel doğrular arasındaki tercihten ibarettir. Allah’ın bütün emir ve yasakları evrensel doğrulardır. Günahlar da kişisel tercihlerden ve evrensel yanlışlardan kaynaklanır.

Diğer canlılardan farklı yaratılan insandan doğru davranışlar istenmesi kadar iyi bir şey olur mu?

Sonra Allah bizim dengimiz mi ki, onunla oturup sözleşme yapalım!  İlgili ayetler şunlardır:

“Göklerde ve yerde kim varsa hepsi O’nundur. O’nun katındakiler O’na kulluğu büyütmezler. Kulluktan usanmazlar da.

Gece gündüz, aralıksız O’na ibadet ederler.

Yoksa yerden ilahlar edindiler de ölüleri onlar mı diriltecek?

Göklerde ve yerde Allah’tan başka ilahlar olsaydı, ikisi de bozulurdu. Bütün yönetimin (arşın) Sahibi olan Allah, onların nitelemelerinden uzaktır.

Allah, yaptığı bir şeyden dolayı sorgulanamaz, ama onlar sorgulanacaklardır.

Yine de Allah’tan önce bir takım ilahlara mı tutundular? De ki ‘Delilinizi getirin.  Benimle birlikte olanların Kitabı budur. Bu, benden öncekilerin de kitabıdır.’ Onların çoğu, bu gerçeği bilmez de onun için yüz çevirirler.

Senden önce gönderdiğimiz her elçiye mutlaka şunu bildirmişizdir: Benden başka ilah yoktur, kulluğu bana yapın.” (Enbiyâ, 21/19-25)

Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş
Kategorideki Diğer Fetvalar:
Sıra     Fetvaya ait soru Tarih    Okunma    
1 İmanımız akılla mı olmalıdır? Yani kalp ile inanıp dil ile söylüyoruz. İmanımızın tam olması için aklımız ile de bunu tasdik etmeli miyiz? Çünkü aklına yatmamış bir iman ne kadar kuvvetli olur ve zıt fikirlere karşı nasıl ayakta durabilir? 2009.10.05 6717
2 Allah nerededir? Birçok ayet ve hadis Allah'ın semada olduğunu gösteriyor ve 4 mezhep imamları da bunun böyle olduğunu söylüyorlar. Delil olarak getirdikleri ayetlerden birkaçı şunlar: "Yoksa semada olanın üzerinize taş yağdıran bir rüzgâr göndermesinden emin mi oldunuz?" (Mülk, 17) "Üstlerindeki Rablerinden korkarlar..." (Nahl, 50) "Allah İsa'yı kendi katına çıkardı." (Nisâ, 158) Konuyla ilgili iki hadis de şöyledir: Peygamberimiz bir cariyeye: "Allah nerede" diye sormuş, o: "Semadadır" diye cevap vermiş. Bu sefer: "Ben kimim?" diye sormuş, cariye: "Sen Allah'ın Resulüsün" deyince, Peygamberimiz cariyenin efendisine: "Sen bunu azad et, çünkü o mü'min birisidir" demiştir. (Müslim, Ebû Dâvûd, Nesâî) Allah'ın semada olduğunu söyleyen cariyenin Allah Resulü (sav) tarafından mü'min ilan edilmesi, kişinin mü'min olabilmesi için Allah'ın semada olduğunu bilmesinin gerektiğini teşkil eder. Yine Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: "Semada bulunan Allah'ın emini olduğum halde bana güvenmez misiniz?" (Buhârî ve Müslim) Evet hocam okuduklarıma göre Allah semadadır. Bunu Kur'an'dan, hadisten, sahabeden görebiliriz ve 4 imamın itikadı da öyle... Peki, hocam siz bu konuda ne dersiniz? 2009.09.28 19021
3 Yaşadıklarımız muhakkak bir imtihandır. Acaba bu imtihan günahlarımızın bedeli de olabilir mi? Yani başımıza gelen olayları, hastalıkları, musibetleri nasıl ayırt edebiliriz? 2009.08.20 8604
4 Şeytan akılsız bir varlık mıydı da gitti Allah’a isyan etti? Âdem ile İblis kıssasını bu açıdan nasıl anlamamız gerekir? 2009.08.19 15789
5 Allah Teâlâ'nın arşa istiva etmesi ne demektir? 2009.08.19 14934
6 Hocam, ben din kültürü öğretmeniyim. Öğrencilerim bana Allah’ın neyden yaratıldığını soruyor. Cevaplıyorum; ama sizden, daha güzel bilgiler almak istiyorum. Bununla ilgili kitabınız var mı? Veya hangi kitabı okumamı tavsiye edersiniz? 2011.10.13 5371
7 Bir insan günlük ibadetlerini yapıyor ve günahlardan da sakınıyorsa ölüm anında imanını kaybetme olasılığı var mıdır? 2009.08.14 11492
8 Büyük günahlar nelerdir? Büyük günah işleyenler kâfir mi olur? 2011.01.29 34470
9 Doğru Bildiğimiz Yanlışlar kitabında “Kalbin Mühürlenmesi” meselesi açıklanmıştı. Ancak oradaki iki ayet biraz aklımı karıştırdı. Tevbe sûresinin 55 ve 85. ayetleri... Birbirinin aynısı gibi... Allah’ın münafık bir grubu malları ve evlatlarıyla cezalandırmayı dilediği ve en önemlisi onların kâfir olarak ölmelerini istediği yazılıyor. Allah’ın kâfir olarak ölmesini istediği kişinin işi zaten bitmiş değil midir? Kalbine kilit tamamen vurulmuş! Yani o kişinin yaşarken hükmü verilmiş ve artık iman etmeyecek veya etmesine izin verilmeyecek. Ayetlerin anlatmak istediği şey bu mu? 2011.12.22 4838
10 Şeytan’a kâfir deniliyor, fakat o Allah’ın var olduğunu biliyor. Kâfir olması ona başkaldırmasından mı geliyor? 2009.12.18 9827
11 “Ahir zamanda kocakarı imanına sığının, kocakarı gibi itikat edin.” şeklinde bir hadis var mıdır? Varsa sahihlik derecesi nedir? Bununla ne kastedilmiştir? Cehalet propagandası gibi geldiği için hadisin sahih olması ihtimaline inanmakta zorlanıyorum. Bunun karşıtı olarak, dinde bilginin önemi nedir? İmanda ölçü ne olmalıdır? İnanmakta aklın payı nedir? Körü körüne teslim olarak yapılan iman mı daha hayırlıdır, yoksa sorgulayarak öğrenerek iman etmek mi? Ben, çevrem tarafından her şeyi araştırdığım için çok eleştiriliyorum. Teslimiyetçi olmadığım düşünülüyor. Sürekli bana bilginin önemsiz olduğunu, asıl önemli olanın sorgusuz iman etmek olduğu söyleniyor. Ölçü ne olmalıdır? Kur’an’ın bu konudaki öğretisi nedir? 2011.12.23 6603
12 Şirke düşmüş bir kişinin samimi tevbe yaptığı takdirde affedileceğine dair Kur’an’dan, hadislerden, mezheplerden örnek verebilir misiniz? Allah şirki asla affetmeyeceğini söylüyor ayetlerde. Öyleyse şirke düşmüş birinin tevbe etme şansı da yok demektir. 2009.12.02 15100
13 Ateistler, şu soru ile Allah’ın varlığına itiraz etmektedirler: “Allah her şeye kadirse kaldıramayacağı bir taş yaratabilir mi?” “Yaratabilir” derseniz “Allah taşı kaldıramaz, demek ki her şeye kadir değildir. Bu durum Allah’ın kadir sıfatı ile çeliştiği için Allah yoktur.” diye cevap verirler. “Yaratamaz” deseniz o zaman da “Demek ki, Allah her şeye kadir değildir; bu durum da Allah’ın temel sıfatı ile çeliştiği için Allah yoktur.” derler. Bu gibilere ne diyebiliriz? 2012.01.05 5530
14 Ehl-i kıbleyi tekfir ne demektir? 2012.02.28 5996
15 İbrahim sûresinin 4. ayetine siz diğer meallerden farklı bir meal veriyorsunuz. Acaba eski alimlerden bu ayeti şimdiye kadar sizin gibi anlayan hiç kimse çıkmamış mı? 2013.02.08 9427
16 Yüce Allah Bakara sûresi 28. Ayette “Allah’ı nasıl inkâr edersiniz ki, ölü idiniz sizleri diriltti. Sonra sizleri yine öldürecek, sonra yine diriltecek, sonra da döndürülüp ona götürüleceksiniz .” diye buyuruyor. Siz zaman zaman sohbetlerinizde dünyada hiçbir insanın Allah’ın varlığını inkâr etmediğini söylüyorsunuz. Peki, bu ayetteki inkâr, Allah’ın varlığına mı, yoksa yarattıklarına mı? 2013.05.13 5469
17 73 fırka hadisinde kurtuluşa ereceği bildiren meşhur fırka-i nâciye kimlerdir, hangi gruptur? Özellikleri nelerdir? 2010.02.03 17136
18 Rab, Allah Teâlâ’nın isimlerinden olduğu halde Esmâ-i Hüsnâ’da niçin yer almıyor? 2013.05.20 11119
19 Bakara sûresi 3. ayette bahsi geçen ve 'kulların idrakini zorlayan her türlü olgu' olarak tarif edilen "gayba imanın" önemi nedir? Neden idrakimizi zorlayan veya tam olarak kavrayamayacağımız bir şeye iman etmemiz isteniyor? Cenâb-ı Allah'ın bu isteğinden muradı nedir? Bu ayeti nasıl anlamalıyız? 2010.11.24 12636
20 Yusuf sûresi 50. ayette Yusuf Peygamber: "Efendine dön de ona sor" hitabında bir insan için "Rab" sıfatını kullanıyor. Yine birçok ayette insanlar için "Mevlâ" sıfatı kullanılıyor. Fakat bazı hocalar bu sıfatların insanlar için kullanılmasının yanlış olduğunu söylüyorlar. Bu ayetler ortadayken insanlara Rab, Mevlâ (Mevlana) veya Efendi gibi sıfatlarla hitap etmek yanlış olabilir mi? 2016.01.07 3295
21 Hocam ölüm esnasında şeytan, kişinin imanını almak için gelir mi? Ölen kişi ölüm sarhoşluğuyla ve zorluklarıyla boğuşurken bir de şeytanla mı uğraşacak? Yoksa bu inanış tarikatların ortaya attığı bir hurafe midir? 2011.01.25 20843
22 Allah bizi dünyaya getirirken bize mi sordu ki “Kur’an’a göre yaşayın” diyor? Yaşamazsak da Cehennem ile cezalandırıyor? Dünyaya gelip imtihan edilmeyi biz istemedik, buna biz karar vermedik. Bu konuda ne dersiniz? 2017.02.08 1181
23 Müslüman olmayan herkes müşrikse Müslümanların durumu da şefaat veya benzeri şirk alametlerinden dolayı bu kadar vahimse kim kurtulacak? Bugün dünya nüfusu 6,5 milyar. Ama bu kriterleri uyguladığımızda iyimser bir tahminle 10 milyon dışında herkes ebedi cehennem cezası ile karşı karşıya! Çünkü ehl-i sünnetin tamamı şefaate inanıyor. Şiileri saymıyorum bile… Kafam bu konuda biraz karışmış gibi. Çünkü durumu kabullenmek gerçekten zor. Durum gerçekten böyle mi, yoksa ben mi mübalağa ediyorum? 2011.02.08 3931
24 Fatiha sûresinde, “Bizi kendilerini doğru yola ulaştırdıklarının (hidayet) yoluna ulaştır” diye her namazda Allah’a dua ediyoruz. Bakara sûresinin 3-5. ayetlerinde hidayet üzerinde olanların kimler olduğu açıklanıyor. Namaz kılanlar hidayet yolu üzerinde olduklarına göre bir yerlerde eksik mi kalıyoruz ki her namazda “bizi doğru yola eriştir” diye dua ediyoruz? Allah’a, peygamberlerine, ahiret gününe, kitaplarına inanan, namaz kılan ve malından hayra harcayanlar için Allah Teâlâ “onlar hidayet üzeredir” dediği halde niye hâlâ “bizi doğru yola eriştir” diye dua ediyoruz? 2011.02.25 5909
25 Ben birçok insan gibi Allah’a iman etmiş, 5 vakit namazını kılmaya çalışan biriyim. Ancak son zamanlarda kendi kendime hayatımdaki her şeyi sorgulamaya başladım. Bu nedendir, niçindir ne yapıyorum? Hemen arkasından da kendi kendime cevaplarını veriyorum. Yani sorguluyorum bazı şeyleri. Mesela evren tesadüfen olamaz mı diyorum? Hemen akabinde big bang olayı, daha sonra milyarlarca yıldızın yörüngelerine girmesi, dünyanın 3 mm daha güneşe yakın olması ya da uzak olması durumunda yanması veya donması gibi durumları düşünüp “bunlar resmen planlanmış ve programlanmış yani yaratılmış” diyerek o soruma da cevabını veriyorum. Bunları yaparken şüpheye mi düşmüş oluyorum? Yani sorumun aslı, böyle düşünerek kâfir mi oluyorum? 2011.03.10 23115
26 Geçen gün internette Abdülaziz Bayındır Bey'in bir konuşmasını dinledim. Meallerde çelişki olduğuna örnek vermek için iki ayet gösterdi. Nisâ sûresi 26. ayetinin mealinin İbrahim sûresi (14) 4. ayet ile çeliştiğini açıkladı. Çelişkinin sebebini ise Arapça "şey" kelimesinin "irade" ile aynı anlamda olmamasına ve bundan dolayı Türkçeye yanlış çevrilmesine bağladı. Peki, bu durumda Hûd (11) sûresi 34. ayeti nasıl anlayacağız? “Eğer Allah sizi azdırmak istiyorsa ben size öğüt vermek istesem de öğüdüm size fayda vermez…” Ayetin metninden de göreceğiniz gibi burada “irade” kelimesi kullanılmış. Bu ayet Nisâ 26 ile çelişmiyor mu? 2011.07.01 6781
27 Şeytan, bir-iki ayette “ben, Allah’tan korkarım.” diyor. Bizler, Allah’tan korkmayı, “onun emirlerini yapıp yasakladıklarından kaçınmak” olarak biliyoruz; fakat şeytan da aynı kelimeyi kullanıyor. O halde şeytanın Allah’tan korkmasını nasıl anlamamız gerekiyor? 2011.09.20 5680