Allah nerededir?
Süleymaniye Vakfı > İman > Yazılı Fetvalar Tarih: 28 Eylül 2009  
Soru: Allah nerededir? Birçok ayet ve hadis Allah'ın semada olduğunu gösteriyor ve 4 mezhep imamları da bunun böyle olduğunu söylüyorlar. Delil olarak getirdikleri ayetlerden birkaçı şunlar: "Yoksa semada olanın üzerinize taş yağdıran bir rüzgâr göndermesinden emin mi oldunuz?" (Mülk, 16) "Üstlerindeki Rablerinden korkarlar..." (Nahl, 50) "Allah İsa'yı kendi katına çıkardı." (Nisa, 158) Konuyla ilgili iki hadis de şöyledir: Peygamberimiz bir cariyeye: "Allah nerede" diye sormuş, o: "Semadadır" diye cevap vermiş. Bu sefer: "Ben kimim?" diye sormuş, cariye: "Sen Allah'ın Resulüsün" deyince, Peygamberimiz cariyenin efendisine: "Sen bunu azad et, çünkü o mü'min birisidir" demiştir. (Müslim, Ebu Davud, Nesai) Allah'ın semada olduğunu söyleyen cariyenin Allah Resulü (sav) tarafından mü'min ilan edilmesi, kişinin mü'min olabilmesi için Allah'ın semada olduğunu bilmesinin gerektiğini teşkil eder. Yine Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: "Semada bulunan Allah'ın emini olduğum halde bana güvenmez misiniz?" (Buhari ve Müslim) Evet hocam okuduklarıma göre Allah semadadır. Bunu Kur'an'dan, hadisten, sahabeden görebiliriz ve 4 imamın itikadı da öyle... Peki, hocam siz bu konuda ne dersiniz?
Cevap: 

Semâ deyince akla gelen göktür. Gök, yuvarlak dünyanın tamamını sarar. Önümüz, arkamız, üstümüz ve altımız semâ ile sarılmıştır. Semâ, yükseklik anlamını taşır. Araplar tavana, atın sırtına hatta yerden yükselen ota bile semâ derler. (Mekâyisü’l-Luğa)


Yukarıdaki resim dünyanın fotoğrafıdır[1]. Onun üstü, altı, önü, arkası semâdır.

Allah’ı benzeteceğimiz hiçbir şey yoktur. (Şura 42/11) “Gökteki ilah odur, yerdeki ilah da o. Bütün kararları doğru olan ve her şeyi bilen odur.” (Zuhruf 43/84)

“Gökleri ve yeri altı günde yaratan odur. Sonra Arş’ı hâkimiyeti altına almıştır. Yere ne girer, ondan ne çıkarsa, gökten ne iner ve gökte ne yükselirse onu o bilir. Nerede olursanız olun, o sizinle beraberdir. Allah, yaptığınız her şeyi görür. Göklerde ve yerde hâkim olan yalnız odur. Bütün işler ona yönlendirilir.” (Hadîd 57/4-5)

“İnsanı biz yarattık, ona şah damarından daha yakın olduğumuzdan içinin ona ne fısıldadığını biliriz.” (Kaf 50/16)

Allah, kudreti ve ilmi ile her yerde olduğu gibi zatıyla da her yerdedir. O, zatıyla bize, şahdamarımızdan daha yakındır. Bu sebeple içimizin bize ne fısıldadığını bilir. Üzerimizde görevli melekler de bize yakındır. Ama onların yakınlığı, içimizde olanı bilecek kadar değildir. Onlar ancak ağzımızdan çıkan sözü ve yaptığımız işi bilebilirler. Allah Teâlâ şöyle buyurur:

“Oturmuş iki görevli, kaydederken sağından ve solundan kaydederler. Ağzından ne söz çıksa onu gözeten biri mutlaka yanında hazır olur.” (Kaf 50/1718)

Üzerinizde korumaların olduğu bir gerçektir. Değerli yazıcılardır onlar. Yaptığınız her şeyi bilirler.” (İnfitar 82/10-12)

Öyleyse “Allah semâdadır” sözü, ona bir yer belirlemek için değil yüceliğini ifade içindir.


[1] http://www.resimler.tv/resim4845.htm, sitesinden alınmıştır.
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş
Bu fetva 2865 kez görüntülendi.
Kategorideki Diğer Fetvalar:
Sıra     Fetvaya ait soru Tarih    Okunma    
1 İmanımız akılla mı olmalıdır? Yani kalp ile inanıp dil ile söylüyoruz. İmanımızın tam olması için aklımız ile de bunu tasdik etmeli miyiz? Çünkü aklına yatmamış bir iman ne kadar kuvvetli olur ve zıt fikirlere karşı nasıl ayakta durabilir? 2009.10.05 1207
2 Allah nerededir? Birçok ayet ve hadis Allah'ın semada olduğunu gösteriyor ve 4 mezhep imamları da bunun böyle olduğunu söylüyorlar. Delil olarak getirdikleri ayetlerden birkaçı şunlar: "Yoksa semada olanın üzerinize taş yağdıran bir rüzgâr göndermesinden emin mi oldunuz?" (Mülk, 16) "Üstlerindeki Rablerinden korkarlar..." (Nahl, 50) "Allah İsa'yı kendi katına çıkardı." (Nisa, 158) Konuyla ilgili iki hadis de şöyledir: Peygamberimiz bir cariyeye: "Allah nerede" diye sormuş, o: "Semadadır" diye cevap vermiş. Bu sefer: "Ben kimim?" diye sormuş, cariye: "Sen Allah'ın Resulüsün" deyince, Peygamberimiz cariyenin efendisine: "Sen bunu azad et, çünkü o mü'min birisidir" demiştir. (Müslim, Ebu Davud, Nesai) Allah'ın semada olduğunu söyleyen cariyenin Allah Resulü (sav) tarafından mü'min ilan edilmesi, kişinin mü'min olabilmesi için Allah'ın semada olduğunu bilmesinin gerektiğini teşkil eder. Yine Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: "Semada bulunan Allah'ın emini olduğum halde bana güvenmez misiniz?" (Buhari ve Müslim) Evet hocam okuduklarıma göre Allah semadadır. Bunu Kur'an'dan, hadisten, sahabeden görebiliriz ve 4 imamın itikadı da öyle... Peki, hocam siz bu konuda ne dersiniz? 2009.09.28 2865
3 Yaşadıklarımız bir imtihandır muhakkak. Ama benim içinden çıkamadığım bu sınav, acaba bir günahın bedeli midir? "Başınıza gelen kendi yüzünüzdendir." Böyle mi düşünelim? Yoksa "Biz onları seçip ayırmak için sınarız" gibi mi anlayalım? Yani başımıza gelen olayları, hastalıkları, musibetleri nasıl ayırabiliriz? Bu konuda pratik ve sağlıklı bir muhakeme yeteneği nasıl kazanırız? 2009.08.20 1478
4 Şeytan akılsız bir varlık mıydı da gitti Allah’a isyan etti? Âdem ile İblis kıssasını bu açıdan nasıl anlamamız gerekir? 2009.08.19 2420
5 Allah Teala'nın arşa istiva etmesi ne demektir? 2009.08.19 1337
6 Bir insan günlük ibadetlerini yapıyor ve günahlardan da sakınıyorsa ölüm anında imanını kaybetme olasılığı var mıdır? 2009.08.14 1992
7 Büyük günahlar nelerdir? Büyük günah işleyenler kafir mi olur? 2011.01.29 3470
8 Şeytan’a kâfir deniliyor, fakat o Allah’ın var olduğunu biliyor. Kâfir olması ona başkaldırmasından mı geliyor? 2009.12.18 1548
9 Şirke düşmüş bir kişinin samimi tevbe yaptığı takdirde affedileceğine dair Kur’an’dan, hadislerden, mezheplerden örnek verebilir misiniz? Allah şirki asla affetmeyeceğini söylüyor ayetlerde. Öyleyse şirke düşmüş birinin tevbe etme şansı da yok demektir. 2009.12.02 2328
10 73 fırka hadisinde kurtuluşa ereceği bildiren meşhur Fırka-i Naciye kimlerdir, hangi gruptur? Özellikleri nelerdir? 2010.02.03 2698
11 Bakara Suresi 3. ayette bahsi geçen ve 'kulların idrakini zorlayan her türlü olgu' olarak tarif edilen "gayba imanın" önemi nedir? Neden idrakimizi zorlayan veya tam olarak kavrayamayacağımız bir şeye iman etmemiz isteniyor? Cenab-ı Allahın bu isteğinden muradı nedir? Bu ayeti nasıl anlamalıyız? 2010.11.24 1950
12 Hocam ölüm esnasında şeytan, kişinin imanını almak için gelir mi? Ölen kişi ölüm sarhoşluğuyla ve zorluklarıyla boğuşurken bir de şeytanla mı uğraşacak? Yoksa bu inanış tarikatların ortaya attığı bir hurafe midir? 2011.01.25 3619
13 Müslüman olmayan herkes müşrikse Müslümanların durumu da şefaat veya benzeri şirk alametlerinden dolayı bu kadar vahimse kim kurtulacak? Bugün dünya nüfusu 6,5 milyar. Ama bu kriterleri uyguladığımızda iyimser bir tahminle 10 milyon dışında herkes ebedi cehennem cezası ile karşı karşıya! Çünkü ehl-i sünnetin tamamı şefaate inanıyor. Şiileri saymıyorum bile… Kafam bu konuda biraz karışmış gibi. Çünkü durumu kabullenmek gerçekten zor. Durum gerçekten böyle mi, yoksa ben mi mübalağa ediyorum? 2011.02.08 963
14 Fatiha Suresinde, “bizi kendilerini doğru yola ulaştırdıklarının (hidayet) yoluna ulaştır” diye her namazda Allah’a dua ediyoruz. Bakara Suresinin 3-5. ayetlerinde hidayet üzerinde olanların kimler olduğu açıklanıyor. Namaz kılanlar hidayet yolu üzerinde olduklarına göre bir yerlerde eksik mi kalıyoruz ki her namazda “bizi doğru yola eriştir” diye dua ediyoruz? Allah’a, peygamberlerine, ahiret gününe, kitaplarına vb inanan, namaz kılan ve malından hayra harcayanlar için Allah Teâlâ “onlar hidayet üzeredir” dediği halde niye hala “bizi doğru yola eriştir” diye dua ediyoruz? 2011.02.25 1102
15 Ben birçok insan gibi Allah’a iman etmiş, 5 vakit namazını kılmaya çalışan biriyim. Ancak son zamanlarda kendi kendime hayatımdaki her şeyi sorgulamaya başladım. Bu nedendir, niçindir ne yapıyorum vs? Hemen arkasından da kendi kendime cevaplarını veriyorum. Yani sorguluyorum bazı şeyleri. Mesela evren tesadüfen olamaz mı diyorum. Hemen akabinde big bang olayı, daha sonra milyarlarca yıldızın yörüngelerine girmesi, dünyanın 3 mm daha güneşe yakın olması ya da uzak olması durumunda yanması veya donması gibi durumları düşünüp “bunlar resmen planlanmış ve programlanmış yani yaratılmış” diyerek o soruma da cevabını veriyorum. Bunları yaparken şüpheye mi düşmüş oluyorum..Yani sorumun aslı böyle düşünerek kafir mi oluyorum? Bu beni çok korkutuyor ama bu tür sorular aklıma ister istemez geliyor. 2011.03.10 1195
16 Geçen gün internette Abdülaziz Bayındır Beyin bir konuşmasını dinledim. Meallerde çelişki olduğuna örnek vermek için iki ayet gösterdi. Nisa suresi 26. ayetinin mealinin İbrahim suresi (14) 4. ayet ile çeliştiğini açıkladı. Çelişkinin sebebini ise Arapça "şey" kelimesinin "irade" ile aynı anlamda olmamasına ve bundan dolayı Türkçe'ye yanlış çevrilmesine bağladı. Peki, bu durumda Hud (11) suresi 34. ayeti nasıl anlayacağız? “Eğer Allah sizi azdırmak istiyorsa, ben size öğüt vermek istesem de, öğüdüm size fayda vermez…” Ayetin metninden de göreceğiniz gibi burada “irade” kelimesi kullanılmış. Bu ayet Nisa 26 ile çelişmiyor mu? Lütfen açıklar mısınız? 2011.07.01 1116
17 Şeytan, bir-iki ayette “ben, Allah’tan korkarım.” diyor. Bizler, Allah’tan korkmayı, “onun emirlerini yapıp yasakladıklarından kaçınmak” olarak biliyoruz; fakat şeytan da aynı kelimeyi kullanıyor. O halde şeytanın Allah’tan korkmasını nasıl anlamamız gerekiyor? 2011.09.20 1037
18 Hocam, ben din kültürü öğretmeniyim. Öğrencilerim bana Allah’ın neyden yaratıldığını soruyor. Cevaplıyorum; ama sizden, daha güzel bilgiler almak istiyorum. Bununla ilgili kitabınız var mı? Veya hangi kitabı okumamı tavsiye edersiniz? 2011.10.13 1287
19 Doğru Bildiğimiz Yanlışlar kitabında “Kalbin Mühürlenmesi” meselesi açıklanmıştı. Ancak oradaki iki ayet biraz aklımı karıştırdı. Tevbe suresinin 55 ve 85. ayetleri... Birbirinin aynısı gibi... Allah’ın münafık bir grubu malları ve evlatlarıyla cezalandırmayı dilediği ve en önemlisi onların kâfir olarak ölmelerini istediği yazılıyor. Allah’ın kâfir olarak ölmesini istediği kişinin işi zaten bitmiş değil midir? Kalbine kilit tamamen vurulmuş! Yani o kişinin yaşarken hükmü verilmiş ve artık iman etmeyecek veya etmesine izin verilmeyecek... Ayetlerin anlatmak istediği şey bu mu? 2011.12.22 1016
20 “Ahir zamanda kocakarı imanına sığının, kocakarı gibi itikat edin.” şeklinde bir hadis var mıdır? Varsa sahihlik derecesi nedir? Bununla ne kastedilmiştir? Cehalet propagandası gibi geldiği için hadisin sahih olması ihtimaline inanmakta zorlanıyorum. Bunun karşıtı olarak, dinde bilginin önemi nedir? İmanda ölçü ne olmalıdır? İnanmakta aklın payı nedir? Körü körüne teslim olarak yapılan iman mı daha hayırlıdır, yoksa sorgulayarak öğrenerek iman etmek mi? Ben, çevrem tarafından her şeyi araştırdığım için çok eleştiriliyorum. Teslimiyetçi olmadığım düşünülüyor. Sürekli bana bilginin önemsiz olduğunu asil önemli olanın sorgusuz iman etmek olduğu söyleniyor. Ölçü ne olmalıdır? Kur’an’ın bu konudaki öğretisi nedir? 2011.12.23 1251
21 Ateistler, şu soru ile Allah’ın varlığına itiraz etmektedirler: “Allah her şeye kadirse kaldıramayacağı bir taş yaratabilir mi?” “Yaratabilir” derseniz, “Allah taşı kaldıramaz, demek ki her şeye kadir değildir. Bu durum Allah’ın kadir sıfatı ile çeliştiği için Allah yoktur.” diye cevap verirler. “Yaratamaz” deseniz o zaman da “Demek ki, Allah her şeye kadir değildir; bu durum da Allah’ın temel sıfatı ile çeliştiği için Allah yoktur.” derler. Bu gibilere ne diyebiliriz? 2012.01.05 1064