Ahirette günahkar mü’minlerin durumu ne olacak?
Süleymaniye Vakfı > Ölüm ve Ötesi > Yazılı Fetvalar Tarih: 12 Ağustos 2009  
Soru: Ahirette günahkar mü'minlerin durumu ne olacak? Mutlaka cehennemde yanacaklar mı? Kimler sonsuz azap görecek? Meryem suresi 71.ayette: "Herkes cehenneme uğrayacak" deniyor, bu durumu açıklar mısınız?
Cevap: 

Cenab-ı Allah Kur’an-ı Kerimde şöyle buyuruyor:

“Allah kendisine şirk koşulmasını asla bağışlamaz. Ondan başka günahları istediği kimse için bağışlar. Kim Allah’a ortak koşarsa büsbütün sapıtmıştır.” (Nisa, 4/116)

Kur’an-ı Kerime baktığımızda Cehennemde ebedi kalacak olanların, Allah’a şirk koşan kafirler ve münafıklar olduğunu görmekteyiz. Bunlar için Allah, cehennemin ebedi olacağını ve onların ordan asla çıkamayacağını bildirmiştir. Peki günahkar olan mü’minlerin durumu ne olacaktır? Bir insan her ne kadar günahkar olursa olsun kalbinde iman taşıyorsa yani mü’min ise ahiretteki yeri eninde sonunda Cennet olacaktır. Çünkü cehennemde ebedi kalacak olanlar, dünyada iken Allah’a şirk koşan kimselerdir.

Dikkat ederseniz ayette Allah, sadece şirki bağışlamayacağını, onun dışında kalan günahları “dilediği kimseler” için bağışlayacağını söylüyor. İşte o bağışlamayı dilemediği kimseler günahkar müslümanlardır ki onlar suçlarının cezalarını göreceklerdir. Bu, Allah’ın adaletinin bir gereğidir. Peygamber Efendimiz bir çok hadisinde, günahkar olup Allahın suçlarını bağışlamadığı müminlerin cehennemde azap göreceğini, fakat cezalarını çektikten sonra temizlenmiş olarak Cennete gireceklerini bildirmiştir.

Allah’ın rahmeti son derece geniştir ve Allah zalim değildir. Her ne kadar günahkar da olsa bir mümin ile kafiri aynı seviyede tutup ikisini de ebedi olarak cehennemde azaplandırmaz.

“ De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.” (Zümer, 39/53)

Meryem suresinin 71. ayetine gelince; orada Allah Teala şöyle buyurmaktadır:

“İçinizden oraya uğramayacak hiçbir kimse yoktur. Bu, Rabbiniz için kesinleşmiş bir hükümdür.”

Dikkat edilirse bu ayetteki ifade “cehenneme girmek” değil, “oraya uğramak” tır. Bundan kastedilen de cehennemde yanacak olanların oraya girmesi, cennete girecek mü’minlerin de cehennemin önünden geçerek orayı ve içindekileri görmesidir. Böylelikle oraya uğramayan hiçbir kimse olmayacaktır.

Lütfen aşağıdaki linki de tıklayınız:

http://www.fetva.net/goruntulu-fetvalar/bakara-suresi-24-ayete-gore-cehenneme-sadece-kafirler-mi-gidecek.html

Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş
Kategorideki Diğer Fetvalar:
Sıra     Fetvaya ait soru Tarih    Okunma    
1 Kur’an-ı Kerim okuyup sevabını ölmüş yakınlarımıza bağışlamanın hükmü nedir? Bununla ilgili ayet ve hadis-i şerifler nelerdir? 2009.08.19 10446
2 Ahirette günahkar mü'minlerin durumu ne olacak? Mutlaka cehennemde yanacaklar mı? Kimler sonsuz azap görecek? Meryem suresi 71.ayette: "Herkes cehenneme uğrayacak" deniyor, bu durumu açıklar mısınız? 2009.08.12 4324
3 Mu'minun suresi 112. ayette kıyamet günü "yeryüzünde ne kadar kaldın?" diye sorulduğunda; "bir gün ya da daha az" diyenler cennete gidecek olanlar mı? Yoksa bu her insan için geçerli midir? 2009.08.05 1862
4 Bazı insanlar ayetlerde geçen "huld" ve "ebed" kelimelerinin etimolojik kökenleri ve Hz. Ebubekir ve Abdullah İbn Mesud'dan alıntıladıklarını iddia ettikleri sözlere dayanarak, cennet ve cehennemin anladığımız anlamda sonsuzluğu konusunda şüphe ortaya atıyorlar. Bu konudaki açıklamanız nedir? Yani kısaca Cehennem ebedi midir, değil midir? 2009.08.05 3045
5 Taha Suresinin 124. ayetinde Kur'ân'dan yüz çeviren kimselerin kıyamet günü kör olarak haşredilecekleri ifade ediliyor. Kaf Suresi 21. ve 22. ayetlerde ise şöyle deniyor: "O gün herkes maiyetinde bir sevk edici (mahşer yerine) ve şahit olduğu halde gelir. Denir ki muhakkak ki sen bundan habersizdin fakat biz senden örtünü, kapağını kaldırdık ve artık gözlerin keskindir" deniyor. Yani bırakın kör olarak haşir olunmayı gözlerin her zamankinden daha keskin bir şekilde göreceğinden bahsediliyor. Bu ayetleri nasıl anlayabiliriz? 2009.08.05 1619
6 Cennette Allahın görülmesi doğru mudur? Eğer öyleyse bu görme nasıl olabilir? Yani birebir ve direk mi, perdesiz, aracısız vs? 2009.11.19 5297
7 Üç aylarda vefat edenler ahirette sorguya çekilmez diye daima söylenir. Doğru mudur? 2010.01.07 3279
8 Bildiğiniz gibi kıyamet günü Kur’an’da adalet terazilerinin kurulup hesabın görüleceği, hükmün verileceği gün olarak ifade edilmektedir. Saat ise sarsıntının (zelzele) vuku bulacağı vakittir. (Hacc, 22/1) Ancak el-yevmü’l-ahir (son gün) tabiri de Kur’an’da geçmektedir ve Allah’a ve son güne inanmak ifadesi ile imanın esasları arasında yer almaktadır. Bu “son gün” hakkında tefsirlere baktığımızda kıyamet günü ile alakalandırılmış yorumlar yapılmaktadır. “Son gün odur, ondan sonra gün yoktur” gibi yorumların senedi var mıdır? Bu “son gün” dünyanın son günü mü, yoksa ahiret hayatının ilk günü mü? Eğer tefsirlerde denildiği gibi bu son gün, ahiret hayatının ilk günü (diriliş günü) ise Kur’an-ı Kerim’de ayrıca “kıyamet (diriliş) günü” diye günü dirilişe izafe etmekteki hikmet nedir? Kısaca “kıyamet günü” ile “son gün” aynı mıdır? Fark var mıdır? Varsa bu fark(lar) ne(ler) dir? 2010.04.09 2565
9 Son günlerde ölümden çok korkmaya başladım. Ölümden korkmak günah mı? Ölüm korkusunu bir türlü yenemiyorum. Ölümden korkmamak için ne yapmak gerekir? 2010.07.21 4543
10 Hocam ölüm esnasında şeytan, kişinin imanını almak için gelir mi? Ölen kişi ölüm sarhoşluğuyla ve zorluklarıyla boğuşurken bir de şeytanla mı uğraşacak? Yoksa bu inanış tarikatların ortaya attığı bir hurafe midir? 2011.01.25 3683
11 Aklımızdan geçen kötü düşünceler günah sayılır mı? Ahirette bunlardan da hesaba çekilecek miyiz? 2011.02.11 2642
12 Ölülerin adına hayır hasenat yaparsak veya sadaka verirsek sevabı onlara ulaşır mı? Bu konu hakkında Peygamberimizin şu hadisini nasıl anlamamız gerekir: Âişe radıyallahu anhâ’dan rivayet edildiğine göre, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e bir adam: “Annem ansızın öldü. Öyle sanıyorum ki, şayet konuşabilseydi, sadaka verilmesini vasiyet ederdi. Şimdi ben onun adına sadaka versem, sevabı ona ulaşır mı? diye sordu. Nebî sallallahu aleyhi ve sellem de: “Evet” buyurdu. (Buhârî, Cenâiz 95, Vasâyâ 19; Müslim, Zekât 51) 2011.04.25 2709