Ayette sözü edilen pislik, manevi pisliktir. Kan, idrar veya büyük abdest gibi yıkanmakla çıkan pislik değildir. Adet veya lohusalık kanaması gören bir kadının temizlenmesi için kanın kesilmesini beklemek gerekir. Abdestli bir kişiye bu pislikler sürülürse abdesti kaçmaz. Sadece idrarını yapar, yellenir veya büyük abdestini yaparsa abdesti kaçar. Böyle bir durumda abdest organlarının hiçbirinde bir kirlilik olmamasına rağmen Maide 6. ayete göre namaz kılmak için abdest almak gerekir.
Bir ayette Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
“İyiliklerimizi tamamlayalım diye içinizden size bir de elçi gönderdik. O size ayetlerimizi okur, sizi arındırır, size o Kitabı ve hikmeti öğretir ve size bilmediğinizi öğretir.” (Bakara 2/151)
Kitap, Kur’an’dır. Hikmet de Kur’an’dan çıkarılan hükümlerdir. Biz bu hükümleri peygamberimizin hadislerinden öğreniyoruz. Bu sebeple hadisler, asla ihmal edilecek şeyler değildir. İnsanlar nedense bir çorba pişirmek için bile uzmanlık ararlar ama din konusunda kendilerini Peygamberimizden bile uzman kabul ederler. Bunun kabul edilebilecek bir yanı olmadığı açıktır. Bölük pörçük birkaç bilgi ile hadisleri tenkit etmek, çok ciddi bir hatadır.
http://www.suleymaniyevakfi.org/arastirmalar/adetli-kadinin-orucu-ile-ilgili-supheler.html