FETVALAR

SORU:

Âl-i İmrân sûresi 45. ayete şu meali vermişsiniz: “Yine bir gün melekler Meryem’e dedi ki: Meryem! Allah sana kendisinden bir söz müjdeliyor. Adı Meryem oğlu İsa Mesih’tir. O, dünyada da ahirette de itibarlı ve Allah'a yakın olacak yapıdadır.” Verdiğiniz mealden Hz. İsa'nın önceden cennetlik veya cehennemlik olduğunun belli olmadığını, sadece bu yapıda yaratıldığını anlıyorum. Baktığım diğer meallerde ise Hz. İsa'nın dünyada ve ahirette itibarlı olduğunu Rabbimizin onu henüz imtihana tabi tutmadan bildiğini görüyorum. Sorum ise şu: Siz bu meali neye göre verdiniz? Veya diğer meallerde niye böyle bir şey yok acaba? Cevaplarsanız sevinirim.

Tarih: 22 Temmuz 2019

CEVAP:

Geleneksel yapıda bu ayete “dünyada ve Ahirette itibarlı ve Allah’a yakınlaştırılmış kişilerdendir” şeklinde meal verilir. Çünkü gelenek, Allah’ın nebîlerine “ismet” yani günahtan korunmuşluk sıfatını yakıştırır. Halbuki Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:

“(Ey Muhammed) Sana da senden ön­ceki nebilere de şu kesin olarak bildiril­miştir: Eğer şirke düşersen yaptığın yanar gider ve sen de kaybeden­lerden olursun.  Sakın ha! Yalnız Allah’a kulluk et ve görevlerini yerine getiren­ler­den ol.” (Zümer, 39/65-66)

En’âm Suresi 84. ayetten itibaren aralarında İsa Aleyhisselamın da olduğu 18 nebî zikredildikten, kendileri gibi nebî olan atalarına, soylarından gelenlere ve kardeşlerine işaret edildikten sonra şöyle buyurulur:

“İşte bu, Allah’ın yoludur. O, gerekeni yapan kullarını bu yola sokar. Eğer onlar da (nebîler de) ortak koşsalardı bütün yaptıkları boşa giderdi.” (En’âm, 6/88)

Allah Teâlâ, İsa Aleyhisselamı ve kendine yakınlaştırdığı melekleri zikrettiği bir ayette şöyle buyurur:

“Mesih, Allah’a kulluktan geri durmuş değildir. Mukarreb melekler de öyledir. Kim büyüklenerek O’na kulluktan geri durursa (bilsin ki) Allah, onların hepsini huzuruna toplayacaktır.

İnanıp güvenen ve iyi işler yapanlara hem ücretlerini tastamam verecek hem de ikramda bulunacaktır. Büyüklenerek O’na kulluktan geri duranları da acıklı bir azaba çarptıracaktır. Onlar, kendileri için Allah ile aralarına girecek ne bir dost (veli) ne de yardımcı bulacaklardır.” (Nisâ, 4/172-173)

Bu ayetler, nebîlerin şirkten korunmadıklarını yani kendilerinde ismet sıfatının olmadığını kesin olarak ifade ettiği için onlarla ilgili ayetlere, ismet sıfatını çağrıştıracak mealler vermek yanlış olur. Bizim mealimizin diğer meallerden farklı oluşunun sebebi budur.


Etiketler: